Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

FOX ana haber sunucusu Fatih Portakal’ın ayrıldığı haberi pazar gecesi geç saatlerde gündeme bomba gibi düştü.

Türkiye işinde başarılı, kariyeri yükselen ivmeyle çıkışta olan bir tanınmış insanın böyle işini, şöhreti getiren koşulları bırakıp gitmesine alışık olmadığından şaşırıp kaldı.

*

Umarım işin içinde görünenin dışında başka bir neden yoktur.

Örneğin insanın ilk aklına gelen devletten gelen bir baskı söz konusu değildir.

Veya bu istifa umarım Türk solu içinde bir süredir süren sert görüş ayrıklıkları ile de ilgili değildir.

Bu da olmaz diyenler için şunları da düşünün derim;

- Yılmaz Özdil her izne ayrıldığında yazdığı kısa izine çıkıyorum yazısının bile neden yüzbinlerce paylaşıldığını hiç düşündünüz mü? Onu sevenler başına başka bir şey gelmediği haberini paylaşıyorlar aslında.

Peki her yıl Fatih Portakal ile aynı gün izne ayrılan İsmail Küçükkaya neden bu yıl izne çıkmasını bir hafta sonraya erteledi. Bunda o dönemde onun aleyhine sürdürülmekte olan bir kampanyanın rolü de olabilir mi bunu da düşünün.

Bazı şeyleri biliyorum ama şimdi konuyu açmanın zamanı değil.

Umarım Fatih kardeşim gerçekten de çevresine söylediği gibi bir hayat tarzı değişimi sürecine girmiştir.

Bunu gerçekten umuyorum ve eğer Fatih Portakal bu yola gerçekten girmişse onu yürekten alkışlıyorum.

*

Bu hayat tarzı değişimi düşüncesi toplumun özellikle laik, demokrat, Atatürkçü kesimindeki insanlar tarafından son günlerde sıkça dile getirilmeye başlandı. Bu tabii ki bir yenilme ve mücadeleden vazgeçme duygusunu da maalesef içeriyor.

Büyük şehirlerin koşuşturmasından çıkıp bir köye gidip yerleşme ve hayata yeniden başlama hayali olarak ortaya çıkan bu yeni duygu ortamı üzerine sadece bu tür gerçek hikayelere adanmış bir televizyon programı bile var. Bunun seyircileri de keşke ben de yapabilsem duygusuyla seyrediyorlar programı.

*

Gerçi eskiden şehirden çıkıp Bodrum'a yerleşmek olarak ortaya çıkmış olan ve bir ara benim de yapmış olduğum bu trend yaşamımızda hep vardı ama son zamanlarda bu duygumuz siyasi yenilmişlik ve Türkiye’nin geleceğinden umut kesme duyguları ile de güçlendi.

*

Fatih Portakal uzun zamandır Sözcü gazetesindeki Yılmaz Özdil gibi belirli kesime yönelik ve onların duygularını yansıtan türde yayın yapmaktaydı. Bunu da güzel yapıyordu.

Ama bu tür yayıncılığın yapanı da çok yıpratabileceğini görmeniz gerekiyor. Bir defa karşınıza gerek devletten gerekse kendi yandaş bildiklerinizin klik tartışmalarından kaynaklanan büyük engeller çıkabilir.

Ayrıca ne kadar doğruları söyleseniz de, doğru tavırlar alsanız da Türkiye’de hiçbir şeyin değişmediğini, aksine sizin arzu ettiğiniz yolun tersine gidildiğini görmenizin sizde sürekli yarattığı tahribat da olacaktır.

Ayrılma kararından sonra Fatih Portakal ile konuşmadım. Bu yorumları sadece kendi, onunla benzer olduğuna inandığım, duygularım doğrultusunda yapmaya çalışıyorum.

*

Ben yenilgiyi, hayal ettiğim ülkeye hiçbir zaman kavuşamayacağımı da kabul edip birçok kez bir köye gidip yerleşeyim ve büyük şehirden kalıcı olarak çekileyim düşüncesini taşıdım.

Ama bendeki zorunlu koşullar nedeniyle sadece bir fantezi olarak kalmaya mahkum olan adımı şimdi Fatih Portakal galiba atmaya hazırlanıyor gibi görünüyor. Bunu yapabiliyor ne kadar güzel.

Kıskanıyorum onu ama bu güzel duygularla dolu bir kıskanma inşallah başarır bu yolda diye coşkuluyum.

Denizlere çıksa da tarımla uğraşsa da yeni hayatında ona mutluluklar diliyorum.

Türkiye demokrasi, özgürlükler için büyük bir mücadele insanından artık mahrum olacak ama şuna da eminim Fatih Portakal’ın yeni hayatında daha uzun ömürlü ve mutlu olacağına inanıyorum.

Bundan sonra hayatını nerede sürdürürse sürdürsün bir de haberleri hiç açmazsa hayatının daha güzel olacağına eminim ben.

Yolun açık olsun Fatih Portakal güzel duygularım seninle.

İnşallah dediklerini yapabilirsin.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00