Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Adalete güvenin bu kadar fazla darbe almış olduğu bir ülkede, tam da işler daha da kötüye gidemez herhalde diye düşünmeye başlamışken, başımıza bir de ’Twitter jürisi’ denilen bir berbat olguyu, bir acuzeyi çıkardılar.

Neymiş efendim bir gelişme yaşandığında otoriteler tweet atan ahalinin duygularını tatmin edecek kararlar almalıymış.

Herhalde bu öneriyi bu ülkede ortaya atabilenler bu ahalinin şu anda ülkede ifade ettiği duygulara, verdiği tepkilere en az güvenilebilecek insanlardan ibaret olduğunun farkında olmamalılar.

*

Çünkü bunun farkında olsalar, hayatlarını tweet aleminde harcayanların çoğunluğunun başka insanları kötülemekle, onları duygusal açıdan yaralamakla tatmin olabilen, ruhsal açıdan deforme olmuş ve bir dakikalık şöhret için en olmayacak, en uçta, en acayip tavırları almaya hazır insanlardan oluştuğunu bilip bu öneriyi ağızlarına bile almazlardı.

*

Üstelik bu ülkede bir linç kültürü de güçlü biçimde vardır.

Örneğin askeri darbeler döneminde 7 bin insan hakkında idam istemeye yönelik dosyalar hazırlamış olması da bunun bir göstergesidir. Ayrıca böyle resmi verilere de ihtiyaç yok ülkenin herhangi bir bölgesinde gündelik konuşmaların yapıldığı kahvelere gidip sadece konuşmalara kulak verseniz insanların ele aldıkları her olayda "Hızla idam edeceksin bunları ki ibret olsun" diye hızlı sonuçlara varabildiğini duyabilirsiniz.

İnsan hayatlarının bu kadar rahat harcanabildiği bir ülkede bir de bütün abartılı duyguların ipini koparıp azgın bir şekilde ortaya çıkabildiği sosyal medya dünyasına jürilik görevini yüklemek bu ülkeye verilebilecek en büyük zarar olmalı.

Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli ve sosyal medyaya yüklenmek istenen halk jürisi görevinin ülkeye verebileceği ağır tahribat hemen önlenmeli.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00