Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


Ticaret Bakanlığı LGBT işareti ve sembollerinin bulunduğu ürünlerin satışında +18 ibaresi bulundurulmasına karar verdi.

Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü (LGBTİ açılımı lezbiyen, gay, biseksüel transseksüel, interseks) bir açıklama yaparak Ticaret Bakanlığı'nın bu kararına tepki gösterdi.

Kulüp tarafından yapılan açıklamanın başlığında ‘LGBTİ+ (olan) çocuklar vardır’ denilmiş.

Ve "Buradan (Bu karardan) anlıyoruz ki içinde bulunduğumuz devletin bir kurumu LGBTİ+ olmayı 18 yaş sonrasında ortaya çıkan bir varoluş olarak görmektedir. LGBTİ+ların varlığını, çocukların görmemesi, duymaması ve üzerine konuşmaması gereken bir pratikler bütünü olarak ele almaktadır" denilen açıklama yayınlandıktan sonra üzerinde bayağı tartışma koptu.

ÖNEMLİ VE HASSAS BİR KONU

LGBTİ ve çocuklar konulu bir yazı uzun süredir kaleme almak istiyordum ama buna gündemimiz izin vermiyordu. Bu son gelişmenin olmasını bir vesile sayarak bu önem verdiğim konuya bugün girmek istiyorum.

*

Bu tür konular önyargıların açığa çıktığı veya sıkça karşılıklı suçlamaların yapılabildiği türde konular oluğundan asıl konuya girmeden önce bu konudaki kendi tavrımı baştan net otaya koymamın daha sonra olabilecek bazı yanlış anlamaları engellemek açısından doğru olabileceğini düşündüm. Dolayısıyla ilk önce konu hakkındaki kendi genel tavımı açıklayacağım.

TAVRIM ŞÖYLE:

1- İlk önce Boğaziçi gibi iyi bir üniversite bünyesinde LGBT+ çalışmaları kulübünün bulunmasını sevinçle karşıladım. Yaptığım inceleme gösteriyor ki bu kulüp daha önce de birçok tartışmayı yol açan tavırlar da almış. Dolayısıyla bugüne kadar varlıklarından haberdar olmayışım da sadece benim ihmalimden kaynaklanıyor. Var olduklarını geç öğrenmiş de olsam varlıklarından dolayı mutlu olduğumu söylemeliyim.

2- İnsanın cinselliğinin bir tercih olmadığını ve bunun doğuştan olduğunu düşünüyorum. Yani direkt söylersem eşcinsel olmanın bir tercih konusu olmadığını ve bunun insanın doğuşundan belirlenmiş bir fiziksel gerçek olduğunu düşünürüm. Eşcinsellik dışında her tür cinsellik için de bunu söyleyebiliriz. Ve bunun gen üzerine yapılmış çalışmalarla da desteklendiğini okudum.

3- Dolayısıyla çocuklarda eşcinsellik olabileceği önerisine karşı değilim, olamam da.

RAHATSIZ OLDUĞUM KONU

Ancak tavrım böyle de olsa New York’ta bulunduğum uzun yıllarım boyunca, eşcinsel bireylere yönelik son derece demokrat tavırları olan bu ülkede alınan bir başka tavrı da son derece rahatsız edici bulmuştum.

Boğaziçi LGBT+ Çalışma Grubu'nun yaptığı açıklamayla birlikte bu meselenin de tartışmaya açılması gerektiğini düşündüm.

Amerika’da son yıllarda bir trend ortaya çıktı. Bazı liberal düşünceli aileler erkek olan çocuklarını kız çocuğu gibi giydirip süslemeye ve kız çocukları olan aileler ise çocuklarını erkek çocuk gibi giydirip ona uygun tavırlara teşvik etmeye başladılar.

Aileler bu davranışlarını çocuklarının aslında doğuştan görünürde var olan cinsellikte değil karşı cinse eğilimleri olduklarını söyleyip kendilerinin de buna göre destekleyici tavır aldıklarını söylediler.

Bu sürece ayrıca çocuğun 'geçiş dönemi' diye bir kavram da oluşturdular yani çocuk erkek ise kızlığa kız ise erkek olmaya geçiş yapıyordu o dönemde onlara göre. Birçok yayında bu konuda çıkan haberleri okudukça ve izledikçe bu tavra pek katılamadığımı fark etmiştim.

Şimdi diyeceksiniz ki "Eğer senin bu konudaki tavrın başta dediğin gibiyse yani cinselliğin bir sonradan tercih olmadığını bunun doğumla gelen bir şey olduğunu düşünüyorsan ailelerin aldığı tavır da doğru olamaz mı" diye düşüneceksiniz.

Haklı da olabilirsiniz ama çözemediğim bir konu da var ortada.

ZOR BİR KONU BU

Tabii ki erkek çocuğunuzun kız çocuk gibi tavırları olabilir, eşcinsel eğilimleri de bulunabilir ama acaba küçük yaşta onun bu konuda ailesi tarafından desteklenmek yerine onun kendisini kendi başına daha fazla keşfetmesi için zaman sağlanması, çocuğun kendi başına keşfi için tavır alınmadan uygun ortam sağlanması daha doğru bir tavır olmaz mıydı diye düşünüyorum.

Tabi i buna kaşı LGBTİ arkadaşlar bana eşcinsel olan bir erkek veya kız çocuğun kendi doğasını unutmaya zorlanması daha berbat değil mi diye soracak olsalar onlara da katılırım

Ama insanın kendi cinselliğini keşfetmesi için makul bir zamana ihtiyacı olduğunu ve ona keşfetmiş olduğu cinselliği ile hitap edip davranmak için 18 yaşını beklemenin de doğru olabileceğini düşünüyorum.

Bu konu tabii ki üzerinde tartışılması ve düşünülmesi gereken önemli bir konu çünkü her ailenin yaşayabileceği bir mesele.

Konuyu düşünürken tartışırken sakin ve sağduyulu olmak gerekir ve hiçbir bireyin özgürlüğüne ve haklarına zarar gelmemesi için özen de göstermeliyiz.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00