Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


66 milyon yıl önce dünyamızdaki canlı yaşamını sona erdiren doğa felaketi yaşandı.

Popüler kültürde dinozorların yok olduğu gün olarak bilinen bu olayın nasıl gerçekleşmiş olduğuna dair hipotezler var. Bunların arasında en iyi bilineni baba-oğul bilim insanı ikilisi olan Louis ve Walter Alvarez tarafından 1980 yılında öne sürülen ve soyadları nedeniyle o tarihten bu yana Alvarez Hipotezi olarak bilineniydi. Buna göre 66 milyon yıl önce dağ büyüklüğünde olan bir meteor dünyaya çarpmış ve atmosferi gaz, toz ve atık parçaları ile kaplamış ve bu da ani bir iklim değişikliğine yol açarak dünyadaki canlı yaşamının neredeyse tümünü öldürmüştü.

DÜNYÜYÜ ÇARPAN O KİTLE UZAYIN NERESİNDEN GELDİ

Yıllardır hem bu tezin hem de aynı olayı açıklama iddiasında olan rakip tezlerin temelinde dünyaya çarpıp tüm canlı yaşamını sona erdiren bu gök cisminin dünyaya doğru seyahatinin Mars ve Jüpiter arasındaki kuşaktan başladığı ve onun dünyaya doğru seyahatine başlamadan bulunduğu yerin bu olduğu düşünülmekteydi.

Fakat Harvard Üniversitesi'nden bilim dünyasında çok tartışmaya yol açan yeni bir teori otaya atıldı. 66 milyon yıl önce dünyaya çarpıp canlı yaşamını sona erdiren o kitlenin sanıldığı gibi Mars ve Jüpiter arasından kuşaktan değil çok daha uzaklardan geldiği öne sürüldü. Bu yeni teoriye göre felakete yol açan kitlenin dünyaya doğru seyahatinin başlangıç noktası Mars ve Jüpiter arası gibi nispeten ‘yakın’ denilebilecek bir yer değil çok daha uzaklardaydı. Bu büyük cisim seyahatinin başlangıcında güneş sisteminin ucunda Oort Bulutu denilen bölgedeydi.

Harvard Üniversite’sinden profesör Avi Loeb ve öğrencisi Amir Siraj tarafından ortak yapılan çalışmaya göre olayın şöyle gerçekleşmiş olduğu tezi ortaya atıldı:

KUYRUKLU YILDIZIN SEYAHATİ

Başta dediğim gibi güneş sisteminin kıyısı denilebilecek Oort Bulutu bölgesinde bulunan bu kuyruklu yıldız ilk önce Jüpiter gezegeninin yerçekimi ile güneş sisteminin içine çekiliyor. Kuyruklu yıldız güneş sisteminin içine çekilince onu yerçekimiyle içeriye çeken Jüpiter daha sonra, iki bilim insanının sözleriyle 'Kuyruklu yıldız üzerinde bir tür langırt makinesi etkisi yapıyor’. kuyruklu yıldızı ilk önce içeriye doğru çeken Jüpiter daha sonra aynı langırtta olduğu gibi bu yıldızı fırlatıp güneşe yakın bir yörüngeye oturtturuyor.

DÜNYAYA ÇARPAN CİSİM BASTON ŞEHRİ KADAR BÜYÜKTÜ

Güneşin gel-git güçlerinin etkisiyle kuyruklu yıldız parçalanıyor ve bu parçalardan 80 kilometre boyunda olan, yani Boston şehri kadar büyük olanı dünyaya doğru harekete geçiyor.

İşte bu parça Meksika sahiline yakın bir yerde dünyaya çarpıp dinozorlar da dahil bilinen tüm canlıları öldüren olayları başlatıyor.

Dediğim gibi bu yeni tez bilim dünyasında heyecanla karşılandı ve tartışılıyor. Tezi şık bulanlar da var. Bunun çok orijinal bir tez olmadığını söyleyenler de bulunuyor.

MÜTHİŞ BİR KARİYER BAŞLANGICI

Hangi tezin sonunda kabul göreceğini benim bilebilmem tabii ki mümkün değil ama şu anda bildiğim tek bir şey varsa da o şu: Teze profesör hocasıyla birlikte imza atmış olan o öğrenci daha mezun bile olmadan meslek hayatına müthiş bir başlangıç yaptı, bu kesin. Buna öğrencinin meslek yaşamına bir 'Big Bang' ile başlaması denilebilir herhalde.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00