Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


18 yaşımda ve tamamen deneyimsiz biri olarak Amerika’ya doğru yola çıkarken kafamda annemin sandığı gibi okuyup büyük adam olma düşüncesi yoktu. O gün kafamdaki ilk ve büyük ihtimalle tek düşünce mümkün olduğunca hızlı bir kız arkadaş bulmaktı.

O günlerin Türkiye'sinin sosyal koşullarında birçok başarısız girişimden sonra bunun olabilmesinin ancak kıta değiştirmekle gerçekleşebileceğine karar vermiştim.

POPÜLER YANILGI

Filmlerden dizilerden, dergilerden anladığım kadarıyla bunun Amerika’da çok daha kolay, rahat olması gerektiğini düşünüyordum.

Gerçi o günlerde sadece ben değil Amerikalılar dahil tüm dünya böyle sanmaktaydı.

Cinsel özgürlükler, feminizm, rahat tavırlar, cinselliğe karşı daha anlayışlı ortamlar falan filan hepsi bir arada olmasına rağmen, Amerikalılar anlaşabilecekleri arkadaş bulabilmenin popüler kültür araçlarında kendilerine anlatıldığı kadar kolay ve sancısız olmadığını pratikte acı bir biçimde anlamaktaydılar.

MASAL ANLATILIYOR AMA...

Gerçi dizilere bakarsanız gece kulüplerinde, barlarda son derece özgür ve açık fikirli bir cinsel yaşamlar sürmekteydi. Popüler kültür araçları bu masalı anlatıyordu ama ancak güçlü, bağlantılı insanların girebildiği özel kulüpler dışında bu hayatın nerede yaşandığı pek belli değildi.

O günlerde Amerika’nın en liberal düşünceli, en rahat tavırlı kenti olan New York’ta bile ilişkiler konusunda büyük bir düş kırıklığı ortamı oluşmaktaydı.

‘Dressed to Kill’ ve ‘Cruising’ gibi dönemin filmleri kendilerine uygun bir arkadaş bulmak için gece arayışlarına çıkan insanların başına gelebilecek korku hikayelerini anlatıyordu.

FLÖRTTEN DE KORKULUYOR

İş ortamlarında ise insanlar acaba yanlış mı yaptım, acaba karşı taraftakini kırar mıyım düşüncesiyle flörtten korkmaya başlamışlardı.

İşte bu baskı altına alınan arzular ve düş kırıklıkları sonucunda 1970’lerin ortasından itibaren Amerikan toplumunda büyük bir porno ve paralı seks furyası yaşandı.

Tabii her şey seksten ibaret değil, insanlar uzun sürecek ilişkiler için uygun arkadaş bulmakta da çok zorlanıyorlardı.

Bunun sonucunda da o günlerdeki tek imkan olan yazılı basında eş arama ilanları devreye girdi. Daha sonra Craiglist gibi uygulamaların devraldığı bu ilanla eş arama furyası uzun süre devam etti..

Ancak insanların gittikçe asosyalleşmesi ve iş yerlerinde flörtün neredeyse yasaklanması ve 'MeToo Hareketi'nin ürkütmeleri ile insanlar uyumlu eş bulma imkanlarının iyice tıkanmaya başladığını hissetmeye başladılar.

ÇÖPÇATAN SİTELERİ DEVREYE GİRDİ

İşte bu ortam eş bulma veya çöpçatan sitelerinin bir patlama ve büyüme yaşamasına uygundu ve bu da oldu.

Bumble, Tinder, Hinge, Match, OKCupid, BLK, Chispa, Plenty of Fish ve Badoo gibi sitelerde size uygun olduğu sanılan potansiyel arkadaşınızı bulmanız belki kolaydı ama bu uygun eşleşme olmasından sonra fiziksel buluşma olduğu zaman yaşanacak sorunları ortadan gayet tabii ki kaldırmıyordu.

Bu eşleşme sitelerini kullanarak kendilerine arkadaş bulan kadın ve erkekler, daha sonra en basitinden hayal kırıklıkları ve bazen de korku dolu ve sonu kötü biten olaylar bile yaşadı.

Bütün bu saydığım siteler eşleşmelerin daha güvenli ve daha kontrollü olması için sürekli kendilerini geliştirdiler, teknik tedbirleri aldılar.

Başta birbirine tamamen yabancı olan iki insanın birlikte yaşamaları için buluşmaları hiçbir zaman tamamen sıfır riskli olamaz tabii ki ama bu bahsettiğim siteler olabilecek riskleri mümkün olduğunca azaltmaya daima çalıştılar.

VİRÜS VE AŞI GÜNLERİ

Ama daha sona virüs salgını başladı.

Eşleşme siteleri bu ortamda büyük darbeler yediler ama bazıları konsept değiştirerek örneğin online flört, gelecekteki fiziksel buluşma gününe kadar geçecek sürede anlaşmak için konuşma imkanlarını geliştirerek krizi atlatmaya çalıştılar.

Ve şimdi de aşı günleri geldi.

Ve benim yazının başlığında söylediğim acaba aşı sizi daha cazibeli, daha çekici yapar mı sorusunun sorulmasına yol açacak gelişme de yaşandı.

BENİM İÇİN MAALESEF ÇOK GEÇ

Bu soruya verilen "Evet aşı siz daha çekici yapabilir ve eş bulmanızı kolaylaştırır" cevabı hayatında hiçbir zaman cazibeli, çekici olmamış benim gibi bir insan için ne yazık ki çok geç gelmiş bir cevaptı.

18 yaşımda bu sonucu duymuş olsaydım ihtiyacım olan ve olmayan tüm aşıları hemen yaptırabilirdim şimdi ise artık çok geç.

Neyin olup bittiğini anlatmak için başta OkCupid sitesi ve diğerlerinin yaptığı araştırmaya göre kendilerine eş bulmak için sitelerine giren erkek ve kadınların kendilerine eş bulma şansları eğer aşılıysalar diğerlerine göre yüzde 14 daha artıyormuş.

Toplam 50 milyondan fazla insana hizmet veren bu sitelerden gelen bu aşının eş bulmayı kolaylaştırdığı haberi çarpıcı tabii ki.

Bu da acaba aşı olmayanlar neler yapıyorlar sorusunu da beraberinde getiriyor.

Tüm bu siteler aşı olmayanların da bir an önce aşıyı bulup yaptırmaları için sitelerine ilave hizmetler koymaya başlamışlar. Eş bulma şansını yüzde 14 daha arttırmak için insanların aşıyı olacakları tahmin ediliyor, bu da gerçekleşiyor. Amerika'nın aşıyı hızla gerçekleştirmesinin asıl nedeni bu bile olabilir.

Yani eşleşme siteleri insanlara eş bulmak yanında aşı yaptırmak gibi bir sosyal hizmeti de istemeden olsa da yerine getiriyorlar. Aralarında aşı merkezleri oluşturmaya başlayanlar bile var.

Bu siteler şimdi eş arayan kişilerden istediği profil bilgilerinde bir de 'aşılanmıştır' belgesi de istemeye başladılar.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00