Emlak balonu patlayabilir
BİLMEM dikkat ediyor musunuz ama reklamlarda emlakin ve cep telefonu operatörlerinin belirgin bir ağırlığı var. Cep telefonunda bunun anlamı ne bilemiyorum, herhalde rekabetin şiddetidir; ama emlak reklamlarında fazlalığın bu kadar masum bir gerekçesi olmadığı kesin. Bu tehlikeli bir gidişata işaret ediyor olabilir.
O kadar fazla işadamı inşaat işine girdi ki, elinde biraz sermaye fazlalığı bulunan hemen apartmanlar dikti ki, ortaya bir arz fazlası çıkmaya başladığı sadece etrafa dikkatle bakmakla bile görülebiliyor. Daha önce satın alınmış olan arazilerde bir gün birdenbire inşaat yükselmeye başlıyor. Çoğu da minimum on-on beş katlı oluyor. Daha ikinci kat bitmeden satış ofisleri açılıyor, maketler üzerinden satışlar başlıyor. İlk şartlar öylesine kolaylaştırıldı ki daha ortada olmayan konutların çoğu satılıyor inşaat sonra devam ediyor.
Belirli miktar parayı bastır, hemen tapunu al, sonra bir süresi ödemesiz şu kadar vadeyle borcunu öde, deniliyor. Bankalar devreye giriyor ve krediler sağlanıyor. İnsan çıkarları söz konusu olduğunda bazen fazla düşünmeden risk alabilir, nitekim bizde risk alan bayağı fazla. Sonuçta saadet zincirlerine benzeyen bir sistem kurulmuş, adım başı apartmanlar dikiliyor, insanlar ev sahibi oluyor, borçlanılıyor, riskler hızla artıyor.
ŞARTLAR ASLINDA O KADAR UYGUN DEĞİL
Veriler bu kadar fazla sayıda insanın aynı anda konut sahibi olmak için risk altına girmesine uygun ekonomik şartların olmadığını gösteriyor. Bu da bazılarının koşullarını zorlayarak risk altına girdiği anlamına geliyor.
Bu arada konut arzı hiç durmadan büyüyor. Bazı prestijli yatırımlar hariç diğerlerinde satışlar o kadar kolay olmuyor. Bu yüzden reklam sektöründe canlılık yaşanıyor.
Bu elbirliğiyle pompalanan şişirilen bir balondur ve her an patlayabilir.
BİZDEKİ SAĞLIKLI BÜYÜME DEĞİL
Hepimiz durmadan tekrar ediyoruz; ekonomimiz çok iyi durumda, dünyanın gözü üzerimizde, büyüyor hatta rekorlar kırıyoruz... Bunlar kâğıt üzerinde doğru ama derinde bulunan bazı yapısal sorunları göz ardı etmemek gerekiyor. Bugün Türkiye'de temel endüstri yatırımları durgun, üretimi de aksak gidiyor. Emlak sektöründe bu kadar büyüme, ancak ekonomisinde sağlıklı gelişme olan ülkelerde güzel sonuçlar doğurabilir.
Örneğin Amerika bizden çok daha fazla üretim kapasitesine sahip, temel sanayilerinde de üretimi iyi gidiyordu ancak emlak sektöründe bir kriz onun ekonomisini bile az daha çökertiyordu.
Ben Türkiye'deki koşullarda yani sıcak paranın belirleyici olduğu ve temel sanayi büyümesiyle desteklenmediği bir büyüme ortamında, emlakte oluştuğu görülen balonun çok da tehlikeli olduğunu düşünüyorum.
SUB-PRİME TÜRKİYE'DE
Bu birçok konut kredisinin sub-prime kategorisine düşme riskinin artması anlamına geliyor. ABD'deki kriz sub-prime krediler nedeniyle çıkmıştı. Şimdi İspanya'da da aynı süreç yaşanıyor.
Türkiye dikkatli olmalı. Geri dönüşü olmayan noktayı aştığımız zaman konutta çıkacak kriz bizi mahvedebilir. Arzı düzen altında tutmak gerekiyor. Kredileri iyi kontrol etmek kaçınılmaz.
TRUMP ÖRNEĞİ
Bir de kâğıt üzerinde yapılan asılsız vaatleri çok sıkı kontrol etmek lazım.
İnsanları gereksiz risk almaya iten, bu asılsız vaatler zira.
New York'ta emlak kralı Donald Trump'ın başına gelenler bu açıdan iyi incelenmeli. Soho Trump Tower'da satışların, insanlara konutlarla ilgili asılsız ve abartılı bilgiler verilerek yapıldığı tespit edilince hemen denetleme organı devreye girdi. Şimdi insanlara kaparolarının bir bölümü geri veriliyor. Amerika'da insanların ağzı bir önceki emlak balonunda hayli yandığından onlar şimdi çok temkinliler. Bizim de ağzımızın yanmasını beklememiz gerekiyor.
ÖN UYARIYI YAPTIM
İşleyen bir saadet zincirine çomak sokmak istemiyorum.
Kimsenin ev sahibi olma hayalini bozmak gibi bir niyetim de tabii ki yok.
Emlakten büyük paralar kazananların paralarında gözüm hiç yok. Düzgün çalışsınlar da hayırlı bir şekilde harcasınlar paralarını.
Burada amacım sadece görülen ve yaklaşan bir tehlikeye ön uyarı sistemini devreye sokmaktan ibaret.
ETRAFINIZA İYİ BAKIN
Bu uyarıya neden gerek gördüğümü merak edenlerin sadece İstanbul'da arabayla giderken etraflarında gördükleri konut inşaatlarını saymaları yetecektir konuyu anlamaları için.
Geç kalmaktan ziyade üzülmek daha iyidir. Bu erken uyarıyı yaptım diye üzülüp kızanlara uzun dönemde hepimizi öldürebilecek olan bir krizi birlikte önleyelim çağrısı yapıyorum. Hükümet de TOKİ'yi kullanarak piyasa düzenleyicisi olabilir diye düşünüyorum.
İSTANBUL EMLAK KONGRESİ TOPLANSIN
Bir an önce bir emlak zirvesi toplanmalı, isteyen buna "İstanbul Emlak Kongresi" de
diyebilir. Burada kapsamlı düzenleme kararları gönüllü bir şekilde alındıktan sonra oluşmaya başlayan balonu söndürmeye başlayabiliriz sanıyorum.
Wikileaks'in İsrail boyutu
HEPİMİZ sızdırılan belgelerde Türkiye ile ilgili bölümlere konsantre olduk. Bu çok normal ama Wikileaks'in bu kadar direkt olmasa bile Türkiye'yi endirekt olarak ilgilendiren bir başka önemli bölümü daha var. Bunlar da dikkatle analiz edilmeli. Bu bölümde Amerikan yönetiminin İsrail ile ilgili düşünce biçimi yansıtılıyor. Ve bunların İsrail'in hiç hoşuna gitmeyecek boyutlar içerdiği de belirtiliyor. Hatırlarsanız, "Yeni dünya düzeni" başlıklı yazımda ABD'nin İsrail ile ilişkilerini yeniden düzenleme sürecinde olduğunu ve bunun da bölgedeki rolü açısından Türkiye için hayati önemde olduğunu yazmıştım. Wikileaks ile birlikte gelen ifşaatların o yorumu doğrular nitelikte olduğunu hep birlikte göreceğiz.
Ayrıca İsrail lehine casusluk yaptığından şüphelenilen Yahudilere son zamanlarda Washington'da özel hassasiyet gösterilmeye başlanması ve Yahudilerin en büyük İsrail lobicisi olan AlPAC'da son yaşanan skandallarla birlikte örgütün çökme aşamasına gelmesi de tespit ettiğim eğilimin bir başka yönüdür.
Yakında maalesef o da mümkün
AMERİKA her terör girişiminden sonra böyle bir yöntemin bir daha kullanılmaması için yeni uçak güvenliği sistemi oluşturuyor.
Ayakkabısına bomba monte eden adamdan sonra hepimiz güvenlik aramasında ayakkabılarımızı çıkarmaya başladık.
Bir tanesi çıktı sıvı kullanarak uçakta bomba yapmaya girişti. Artık hiçbirimiz ne suyumuzu, losyonumuzu ne de sıvı ilacımızı uçağa sokabiliyoruz.
-İnşallah delinin bir tanesi ürettiği bombayı poposuna sokarak uçağa binerken filan yakalanmaz.
-Çünkü bu da olursa uçağa binmeden önce hepimize kolonoskopi de uygulayacakları kesindir.
- Haydi o bir şey değil buna bile razı oluruz diyelim, ama bugünlerde Amerika'da yetkililer elle muayeneye takmış durumdalar. Kolonoskopi imkânlarının olmadığı havalimanlarına da o durumda neler olacaktır düşünebiliyor musunuz. İnsanı uçmaktan vazgeçirecek bir gelişme olurdu bu herhalde.
Post-it: Takipteki konular
TAKİP edilip zenginleştirilecek ve ilerde bir toptan teori içinde birleştirilip yazılacak olan konular listesi:
- Vatikan'da radikal İslam üzerine tartışma başlatılmış. İslam'da var olduğunu iddia ettikleri yapısal hoşgörüsüzlüğü konuşacaklarmış.
- Beyrut ve Gazze açıklarında var olduğu bilinen zengin doğalgaz rezervlerinin yanı sıra Kıbrıs ve Girit arasındaki hatta da doğalgaz rezervleri olduğu tespit edilmiş.
- İsrail Başbakanı Netanyahu'nun bundan sonra ilk Beyaz Saray ziyareti Türk gazeteciler tarafından da yakından takip edilmeli, çünkü o görüşmede ana konu Türkiye olacak. Sonrasında basın toplantısında soru sorarak konuyu açarız, zira Amerikan basını Türkiye konusuna girmeyi düşünemez ve konu karanlıkta kalır.
- İran'ın kontrolündeki enerji kaynaklarını yeni keşfedilen doğalgaz rezervleriyle birlikte ele alıp, Amerika'nın İran pozisyonunu ve ilerdeki muhtemel bir İran-Türkiye-ABD işbirliğinin adımlarını bu bağlamda inceleyebiliriz.