GELECEĞİMİZİ ilgilendiren bir başlıkta AKP ve ATATÜRK'ün bir arada kullanılması belki çoğunuza tuhaf gelecektir ama gelmesin.
İkisinin arasında böylesine bir tarihi çalışma var ve üstelik bu, bugün Ortadoğu'da birçok ülkede yaşanan olayları da açıklama gücüne sahip.
Her şey uzun zamandır TBMM'nin bir kabul odasında halifeliğin yeniden resmen aktive olacağı günün bekletilmesiyle alakalı.

HALİFELİK KALDIRILMADI Kİ!
Birçoğumuz Türkiye'de Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle birlikte halifeliğin kaldırıldığını sanırız. Ama halifelik hiçbir zaman kaldırılmadı. Sadece aktif bir kurum olarak çalışmaları askıya alındı. Bununla ilgili belgeler, yapılan açıklamalar var. Bunları değerli araştırmacı Aytunç Altındal geçtiğimiz hafta "Öteki Gündem" programımızda açıkladı. Atatürk'ün de bu konuda net açıklamaları bulunuyor.
Yani, "AKP iktidarı halifeliği tekrar getirecek" deniliyor ya, aslında hiçbir şey yapmasına gerek yok. Halifelik zaten var, sadece aktive edilmesi yetecek.
Peki ben, halifeliğin bekleme odası olarak neden TBMM'yi özellikle işaret ediyorum.

ATATÜRK'ÜN VASİYETİ
Çünkü Atatürk böyle olmasını istemişti de ondan.
Halifeliği kaldırmayan Atatürk, bu kuruma ileride modern Cumhuriyet geliştikten sonra çok ihtiyaç duyulacağını düşünüyordu.
O günlerde sadece 3 Müslüman ülkesinin var olduğuna dikkat çeken Atatürk, ileride bu sayının 30 ya da 40 olabileceğini ve bütün bunların ortak bir amaç doğrultusunda koordine edilebilmeleri için bir halifeliğin olması gerekeceğini düşünüyordu.

NEDEN GİZLENİYOR?
Atatürk'ün bu düşüncelerini, şimdiye kadar gizlenen 400 sayfalık vasiyetinde de açtığı düşünülüyor. Bu vasiyeti okuduğunu söyleyen Kenan Evren, eski bir tartışma programında Aytunç Altındal'a "Vasiyette Atatürk'ün yabancı bir kadın gazeteciyle olan ilişkisinin anlatıldığını, onun için gizli tutulduğunu" söylemiş. Bunun üzerine Aytuç Altındal, böyle bir gerekçenin olamayacağını, bir kadınla ilişkinin 400 sayfa anlatılamayacağını, Kama Sutra'nın bile sadece 90 sayfa olduğunu söylemiş. Bence de halifelik hakkındaki kritik görüş ve gelecek planları var o gizlenen vasiyette.
Peki Atatürk, halifeliğe modern Cumhuriyet'in geleceğinde nasıl bir rol düşünüyordu?

SEKÜLER HALİFELİK
Atatürk'ün hayal ettiği halifelik, modern dünyada seküler bir kurum olacaktı ve Arap ülkeleri üzerinde seküler bir ideolojiyle otorite sağlayacaktı.
Bu da bizi, bugün Arap ülkelerinde yaşanmakta olan olayların temelindeki nedene getiriyor.
Amerika, Türkiye'nin elinde bulunan bu gizli halifelik silahının farkında ve bunu Türkiye ile birlikte ortak hareket edip Müslüman ülkelere yön vermekte kullanabileceğini düşünüyor.

ASIL BOP BU
Bu bir büyük plan ve asıl büyük Ortadoğu planı da bundan ibaret. Dünyada ABD'nin kendisine rakip olabilecek Türkiye gibi bir ortak yaratmasını da içeren bu planın gerçekleştirilmesi, Türkiye'de bekletilen halifeliğin tekrar aktive edilmesi ve Türkiye'nin buna tam işlev verebilmesi için laik bir düzenden bir seküler düzene geçmesi ve Ortadoğu ülkelerinin de seküler olmaları gerekiyor. Dikkat edin, bugün devrilen diktatörlerin hepsi laik diktatörlerdi; bunun yerine seküler anlayışların gelmesi kuvvetle muhtemel ve bunlar ileride Türkiye merkezli bir seküler halifenin otoritesini daha rahat kabul edebilecekler.
Amerika'nın da planı bu yönde ve bugün Müslüman ülkelerde çıkan olayların temelinde, bu süreci hızlandırmak için uğraşan ABD'nin olduğu ortaya çıkarsa hiç şaşırmayın.

2023'TE EMPERYAL TÜRKİYE
Benim tahminim, bu ülke 2023 yılına denk gelecek şekilde halifeliği tekrar aktif hale getirir. Bu AKP'nin üzerinde fazla düşünmeden üstlendiği bir tarihi misyon; yani bir anlamda AKP, akmakta olan büyük tarih ırmağına sadece sağlam bir gemiyle binmiş durumda. Bu komplike planın detayları AKP tarafından düşünülmedi, bu plan AKP'nin kucağına bırakıldı bir anlamda. AKP tarihi misyonun bir becerikli taşıyıcısı sadece.
Türkiye bir din devleti olmuyor, olamaz da; çünkü ona seküler bir emperyal ülke olmak misyonunu tarih yüklemiş durumda. Ortadoğu ülkeleri de şimdiki karışıklıklardan çıkınca bu gerçeği görecekler. Canlanan Osmanlı İmparatorluğu değil ama bir seküler emperyal fikrin canlanmasına şahit olmaktayız.

GÜLEN HALİFE OLUR
Yazıyı okuyanların, benim aklıma gelen konuyu düşünmemeleri imkânsız, dolayısıyla ben de açık söyleyeyim dedim bunu. AKP ile Fethullah Gülen arasındaki ilişkilerin tarihine ve Gülen ile ABD arasındaki ilişkilere baktığımızda; Fethullah Gülen'in çeşitli düşüncelerini okuduğumuzda veya dinlediğimizde, ileride yeniden aktive edilecek bir halifenin o olması ihtimalinin büyük olduğu görülüyor. Gülen'in Atatürk ve Cumhuriyet ile ilgili söylemleri de bu olasılığa işaret ediyor. Bu gerçeği zamanında Bülent Ecevit de görmüştü ve Gülen ile ilişkileri o nedenle çok iyiydi. Cemaatin her ülkede açılan okulları da, o ülkelerdeki halifeliği kabul sürecini kolaylaştırmaya yönelik adımların zorunlu bir temeli sayılabilir.


10 dilli seks canavarı

BÖYLE bir başlıkla heyecanlanmamak mümkün değil tabii ki. Size kötü bir haberim olacak, heyecanınızı burada gideremeyeceğim. Çünkü bu konu ister istemez doğal bir terbiyesizlik içeriyor.
Oysa ben artık terbiyeli bir çocuğum. Sadece burada terbiyeliyim ama. Hep terbiyeli kalmaya zorlandığım takdirde tamamen çıldıracağımı haklı olarak düşünen yöneticilerim, bana istediğim kadar edepsizleşme imkânını veren başka bir yazı bölümü açtılar. www.haberturk.com' daki "kırmızı nokta" yazım, şu anda bu konuyla ilgili. Kadınları olduğu kadar erkekleri de ilgilendiriyor bu konu; çünkü seks için erkeğe ihtiyacı kadın açısından tamamen ortadan kaldırabilecek bir yenilik bu.
Yazıma bakıp görün de siz kendiniz karar verin bu konuda.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!