Adınızdan çok bahsettirmenin en iyi 10 yolu
ÖNEMLİ konularda iyi yazılar yazarak çok konuşulur olmak mümkün değil. Adından bahsedilmesi için yazı yazmak da bir sanattır. Bunun dışında da bazı popüler olma yöntemleri var. İşte adından bahsettirmenin en iyi 10 yolu:
10- Çoğunluğun sevdiği, inandığı ve onunla heyecanlandığı herhangi bir şeye ana avrat dümdüz gidin. Ertesi gün hemen herkes adınızı bir şekilde anacaktır. Hele bir de ölümle tehdit edilirseniz yaşadınız demektir.
9- Eşinize boşanma davası açın. Hatta onu dövdüğünüz söylentisini çıkarın. Herkes sizden bahsedecektir.
8- Dokuz numaradaki söylentiyi yaydıktan sonra feminist kadınlar birliğinin kongresine katılın ve salona girerken salondaki kadınları çoklu biçimde ve gülümseyerek selamlayın. Ayrıca omuz üzerinde taşınmak istediğinizi söyleyin, bunda ısrarlı olun. Bütün bunlar sonuç itibarıyla çok konuşulmanıza neden olacak gelişmelere muhakkak yol açacaktır.
7- Bir penis yazısı yazın.
6- Sizden beklenilenlerin listesini çıkarın. Sonra listedeki her maddede yazılı olanın tam tersini yapın ve yazın. Tartışılmaya başlanıncaya kadar sürdürün bunu.
5- Ergenekon'dan gözaltına alının.
4- Tedavisi mümkün olmayan bir illete yakalanın.
3- Canlı bomba olarak gazetenin binasına girin ve doğruca müdürler katına çıkarken yarı yolda yakalanın. Ertesi gün tüm medya siteleri sizden bahsedecektir.
2- Karınızı sadece öldüreceğinizi yazmayın, bunu gerçekten de yapın. Bu da hakkınızda çok konuşulmanıza kesin neden olacaktır
1- Ölebilirsiniz. Bu insanı, hakkında en çok konuşturan opsiyondur. Hatta uzun dönemli bir yatırımdır da. İleride her yıl aynı günde, arada geçen zamanda kayda değer hiçbir şey yapmamış da olsanız sizden yine de bahsedecekleri kesindir.
Rüyama giren reklam
REKLAMLARDA güzel ve sarışın kadınlar, günün her saatinde erkeklere hiç usanmadan iyi davranıyorlar. Karı-koca rollerinin olduğu reklamlarda kadınlar, kocalarına pek bir cilveliler. Adamlar da özellikle çok sabırlılar, yapılan her cilveden hoşlanıyorlar.
Hele bir margarin reklamı var ki, bunu her kazayla seyrettiğimde içim bir tuhaf oluyor. Reklamda sarışın güzel kadın, kahvaltı sofrasında kocasıyla oturuyor. İkisi de duş alıp akşamüstü içkilerini içmişler gibi diri ve zindeler.
İddia ediyorum, dünyada hiçbir insan sabah vakti o kadar diri ve neşeli olamaz. Fiziksel olarak hazır olsa bile bu dünyada sabah vakti insanı o kadar neşelendirecek hiçbir şey yok. Bence sabah kahvaltı masasında bu kadar fazla şirinlik ve cilve yapmak, aptallığın kesin bir göstergesidir.
O reklamda kadın, yağ sürdüğü ekmeği adama gösteriyor, adam ekmeği istediği zaman çok cilvelenmeye başlıyor ve verir gibi yapıp vermiyor, bu uzun süre devam ediyor. Her seyrettiğimde kendimi o masadaki adamın yerine koyuyorum ve sonra şöyle bir şey hayal ediyorum:
Karşımdaki kadın, bana ekmeği uzatıp geri çekiyor, bu birkaç defa tekrarlanıyor ve ardından ekmeği ağzına götürürken bana gülümsüyor. Tam ekmeği ısıracakken ben sakin bir şekilde ayağa kalkıp kadının boğazını kesiveriyorum. Ve sonra o karşımda ölürken, ben yine sakin biçimde tadını çıkararak ekmeği yiyorum. Hayalimdeki bu reklam çok neşeli bir müzik çalarak bitiyor.
HAYAT SITCOM'UMDAN HABERLER
YAZI konusu bulma amacı dışında okuduğum hiçbir kitabı okuyunca anlamıyorum. Adeta zevk için okumam söz konusu olduğunda bir tür disleksiya başlıyor bende. Harfleri tanıyorum ve bir şekilde kendimi zorlayarak da olsa bunları bir araya getirip okuyorum ama okuduğumdan hiçbir şey anlamıyorum.
Aynı kitabı yazı konusu bulmak amacıyla okuyor olsaydım büyük bir hızla bitireceğim de kesindi. Adeta hayat, kitap okumaktan bile zevk almamı istemiyor gibi davranıyor. Önceki akşam normal zamanlarımda, yani disleksiya hastalığımdan önce büyük zevkle okuyacağım bir kitaba başladım.
John Le Carre'nin "A Perfect Spy" romanı, en zevk aldığım roman türüydü. Ama zevk için okuyacağım ya, okuduğum hiçbir cümleyi anlayamadım. Bu illet benim başıma neden geldi bilmiyorum. Artık zevk için okumalarım, hadım bir adamın seks yapmaya çalışmasına benzemeye başladı ne yazık ki.
Önceden okuduğum bir kitapla da denedim
okumayı, yine aynı şey oldu. En son olarak yazı konusu için okumaya başladım, hiç keyif almadım ama doya doya okudum.