Grinin daha kaç tonu var?
2012 yılında "Grinin 50 Tonu" ile başlayan kitaplar global fenomen oldu. Türkiye de dahil her yerde çok sattı, okuyucular ağırlıkla kadındı.
E.L. James'in yazdığı kitabın edebi önemi yok, ancak 2013'ten çok sonralara sarkacak biçimde ilişkileri etkiledi.
2012 yılına kadar cinsel fanteziler erkeğin kontrolü altındaydı. Fantezi sınırlarını erkek çiziyor, onun istedikleri yapılıyor, kadın ise kendi fantezisini ancak erkeğe karşılık verebildiği zaman yaşayabiliyordu.
Grinin Tonu kitapları, sado mazoşist seks içermelerine, kadının erkeğe cinsel baş eğmesini anlatmasına rağmen ilk kez kadının başlattığı, kontrol ettiği ve kurallarını koyduğu cinsel fantezi ilişkisini anlattığı için önemliydi.
Kadının kendi arzusuyla, özgür iradesiyle ilişkide boyun eğmesinin anlatıldığı bu romanlar aslında kadının özgür irade gücünü gösteriyordu. (Bu türde öncü kitap "O'nun Hikayesi"dir.)
Grinin 50 Tonu ile "cinsel fantezi dünyasına kontrol eden erkek, boyun eğen kadın" kalıbı kırıldı. Kadın kendi boyun eğiş kurallarını koyarak cinsel fanteziyi kendi arzu ettiği şekilde yönlendirdi.
Bu ilişkide erkek, ancak kadının isteklerine karşılık verebildiği takdirde, hâkimiyet kurma performansını iyi oynayabildiği ölçüde vardı. Bu kitap, ilişkiler dünyasındaki güç diyalektiğini ilginç bir şekilde yeniden yapılandırdı.
UMBERTO ECO
"Eternal Fascism, 14 Ways of Looking at a Blackshirt" adlı makalesinde usta, faşistik hâkimiyet arzularının seksüel ilişkilere yansıtılmasını analiz etmektedir.
Eco bu tür seksüel faşistlere "ur faşist" adını veriyor. Ur faşistin en önemli özelliği, hâkimiyet/iktidar arzusunu seksüel alana yansıtmasıdır.
"Seks çok zor bir oyundur" diyen Eco'ya göre, ur faşist bu oyunu silahla oynar. Silahla oynan seks oyunu sado-mazoşistik sekstir.
Bu oyunun silahları ise Grinin Tonu kitaplarının kapağında fotoğrafını gördüğümüz kelepçeler, kırbaçlar ve benzeri aletlerdir.
Bu kitaplar hâkim paradigmayı değiştirene kadar, fetiş oyunları dünyasında oyun kurallarını koyucu durumda olan erkekler, oyunda "ur faşist" rolünü kadına veriyorlardı. Grinin 50 Tonu'nda oyunun kuralını kadın koyuyor ve "ur faşist" rolünü erkeğe veriyor.
Kimin boyun eğdiğinin, kimin kuralları koyduğunun iyice karıştığı, gücü ele geçirenin boyun eğmeyi tercih ettiği bir dünya yaratılmış durumda.
Ben bu trendin 2013 ve sonrasında süreceğini düşünüyorum. Feminist teori de değişecek; çünkü her türlü seksüel ilişkiyi kadının sömürülmesi olarak tanımlayan bazı feministler Grinin Tonu kitapları karşısında şaşırdılar.
Bizde ise türbanlı kadınların Grinin 50 Tonu dünyasına el atmalarını ve İslami moda dergilerinde bu konseptte kapaklar bekleyebiliriz.