Dağınık yatak
SON zamanlarda bir uykusuzluk durumu başladı. Çocukluğumdan bu yana uyku düzenimin harika olduğu söylenemez, ama son durum daha vahim. 2-3 saatlik uykudan sonra sabaha karşı en sevimsiz saatlerde uyanıp oturuyorum.
Son günlerde beynimde çok fazla koşuşturma var. Beynimdeki koşuşturma bu yüzden 4x100 bayraklı yarışa benziyor. Koşu yapan olaylar hiç yorulmuyor, çeşitli kulvarlardaki koşucular hep zindeler. Yani gelişmeler, yapılacak işler hiç durulmuyor.
Beynim direniyor ve yorulmayı reddediyor; olayları, koşuşturmayı yakalamaya çalışıyor. Başarılı oluyor mu bakıp göreceğim, ama şimdi beni uyutmadığı kesin.
Loş ışıkta otururken insanın biraz önce kalktığı dağınık yatağını seyretmesi tuhaf düşüncelere yol açabiliyor. Leonard Cohen, "Chelsea Hotel No. 2" adlı şarkısında Janis Joplin olması gereken bir kadınla dağınık yatağında oral seks yapışını anlatır.
Bu dağınık yatak görüntüsünün hoş tarafı olabilir, ama işin karanlık yönü de var. Dağınık yatak görüntüleri, artık orada olmayan insanı anlatır. Dolayısıyla yapılmış yatak resimleri, ölümü en iyi anlatan fotoğraflar kabul edilir.
Dorothea Lange, fotoğraf üzerine verdiği derste öğrencilerinden içinde insan bulunmayan ama insanı anlatan fotoğraflar çekmelerini istediğinde, eline çok sayıda dağınık yatak fotoğrafı gelmiştir.
Dağınık yatak, artık orada bulunmayan insanı anlattığından, yani kendimi düşündürdüğünden ve daha da kötüsü, yapılmamış, öylece bırakılmış yatak ölümü çağrıştırdığından, uykusuzluğum geçmezse -ki geçecek gibi de görünmüyor- bundan sonra insana ceza gibi gelen bir saatte yine uyandığımda kalkıp masama oturmadan önce yatağımı da toplayacağım.
Dağınık yatağın aksine yapılmış yatağın insanı güzel şeylere çağıran bir yanı da var. Belki de kafamdaki koşuşturmaya bu görünüm biraz huzur verebilir.
Sanatı bitiren sanat
TAŞIDIĞI karanlık alanlar nedeniyle dağınık yatakların sanat olması potansiyeli çok yüksektir. Bu yüzden fotoğraf ve sinema sanatında sıkça dağınık yatak görüntüsüne başvurulur.
Dağınık yatak objesini bir potansiyel sanat olmaktan çıkaran isim ise Tracey Emin'dir.
Tracey Emin kendi dağınık yatağını Tate Müzesi'nde 1998 yılında sergiledi. Görüntü o kadar iticiydi ki bu sergiden sonra dağınık yataklar, fotoğraf sanatçılarının ilgi alanı dışına çıktı diyebiliriz.
Olağanüstü bir kitap
DAHA önce bu köşede defalarca yazdım. Ben Geoff Dyer'ın şu anda en büyük makale deneme yazarı olduğunu düşünüyorum.
Onun "The Ongoing Moment" adlı fotoğraf üzerine kitabı da konuyla ilgili elimizde bulunan en değerli kitap. Heyecanla tavsiye ediyorum.
Sokaktaki kör insanlar
UYANIK olduğum bir sabahın köründe, İstanbul caddelerinde son zamanlarda neden kör insan sayısının arttığını düşündüm.
Eğer köprüyü kullanıyorsanız muhakkak görmüşsünüzdür onları. İki gözlerinin de kör olduğu yazılı kâğıdı göğüslerine yapıştırmışlar, arabaların arasında durarak para istiyorlar. Onlarla çok fazla karşılaşmaya başladım.
Her gördüğümde çok büyük fotoğraf sanatçılarının, kör insanlar üzerine yaptıkları çalışmaları hatırladım.
Hemen her büyük fotoğraf ustasının, bir kör insan portre çalışması vardır. Bunların en ünlüsü, neredeyse bir kör insan çalışması ekolü yaratan Paul Strand'in 1916 yılında çektiği "The Blind Woman" adını verdiği çalışmadır.
Fotoğraf sanatının en büyük sorunu, fotoğrafının çekildiğini gören insanın poz vermesi ve doğallıktan çıkmasıdır. Fotoğraf sanatçıları, insanı hazırlıksız, yani rol yapmaya ve poz vermeye başlamadan çekmeyi arzularlar.
Körler çekildiklerinin farkında olmadıklarından dolayı fotoğraf sanatçıları tarafından sevilirler.
Fotoğraf sanatının dev ismi Walker Evans, 28 yaşındayken fotoğraf dergilerini incelemek için New York kütüphanesine gittiğinde, Paul Strand'in bahsettiğim fotoğrafını gördü ve çok etkilendi.
Bir süre önce hayatını TRT'de yayınlanan bir belgesele anlatmak için New York'a gittiğim Walker Evans da kütüphanede etkilendiği o resimden sonra en az onun kadar meşhur olan kendi kör insan fotoğrafını çekti. Yeraltı treninin içinde akordeon çalarak yürüyen kör adam fotoğrafı çok etkileyici ve okullarda üzerinde çalışılan bir fotoğraftır.
Sabaha karşı bunları hatırlayınca bundan sonra yanıma fotoğraf makinemi de almaya karar verdim. Çünkü artık benim yoluma daima bir kör adam çıkıyor ve onun da sanat olması ihtimali çok yüksek.