Eşçinsellik üzerine...
YILLARDIR büyük keyifle takip ettiğim ve dünyanın en derinlikli fikir dergisi olan New Yorker, son sayısında yine çok ilginç ve hakkında çok konuşulacak bir kapakla çıktı.
Sesame Street programının Muppet Show karakterleri olan Bert ve Ernie kapaktaki karikatürde birlikte koltukta yan yana oturmuşlar televizyon izliyorlar. Ernie, Bert'in omzuna kafasını dayamış öyle oturuyor. Yani tam bir sevgili pozu vermişler. Popüler kültürde bir şehir efsanesi vardır. Sesame Street yapımcılarının sadece çok iyi arkadaşlar diye tanımını yaptığı Bert ve Ernie'nin aslında eşcinsel sevgili olduğunu söyler bu şehir efsanesi.
Dergi kapağındaki karikatür, Amerika'da eşcinsel evliliğin bu kadar yoğun bir şekilde tartışıldığı dönemde bu kapakla muhteşem bir iş yapmış ve herkesin ilgisini kendine çekmeyi başarmış.
Türkiye'de belki eski keskin tavırlar değişim sürecinde olabilir, ama bizde eşcinselliğe yönelik hâlâ daha büyük önyargılar olduğu kesindir.
Sözde ahlakçılığın yükselişte olduğu toplumlarda böylesine önyargılar normaldir. Eşcinselliği ahlak dışılık veya bir hastalık veya cinsellik yanılsaması olarak tanımlayanlar çoğunluktadır.
Eşcinselliği bir seksüel tercih olarak tanımlayan ve bu nedenle kendilerinin ne kadar da liberal, ne kadar da açık fikirli olduklarını gösterdiklerini sananlar da önyargının hâkim ve güçlü olduğu ortama aslında bir katkı yaptıklarını ve yanlışın sürmesine yardımcı olduklarını görmüyorlar.
Cinsellik söz konusu olduğunda hiçbir zaman kolay cevaplar yoktur. Cinsellik konusunda net tavırlar almak imkânsız olabilir. Neyin normal olduğunu neyin olmadığını söylemek de kolay değildir.
Hiçbir insan "Ben şimdi heteroseksüel mi olayım yoksa eşcinel mi?" diye oturup düşünerek seçim yapmaz. Bu tür işlerde ya şundadır ya bunda oyunları yoktur, olamaz da.
Bu seçimi onun için tabiat veya genler yapar. Ne demek istediğimi net kavramanız için çoğunuzun büyük ihtimalle çoktan seyretmiş olduğunuz filmi tekrardan seyretmenizi tavsiye ediyorum.
Youtube'da filmdeki kişilerle alay etmek ve onları aşağılamak için "Yiyişen dayılar" adı altında dolaşan filme tekrar bakın. Filmde tamamen sıradan ve kaba-saba olarak da tanımlayabileceğimiz, orta-üst yaş grubundan 2 erkek, sakin bir şekilde asansöre biniyorlar ve kapının kapanmasını bekliyorlar. Asansör kapısı kapanır kapanmaz da ateşli bir şekilde öpüşmeye birbirlerine dokunmaya başlıyorlar. Her hal ve tavırlarından arzularını artık kontrol altında tutamadıkları belli.
Çoğunuz bunu gülümsemek için seyretmişsinizdir ama ben gülümseyemedim ve cinsellik hakında beynin nasıl da bir karanlık noktadan ibaret olduğunu düşündüm. Bu filmi izledikten sonra, eşcinselliğin hâlâ bir seksüel tercih olduğunu düşünebilen var mıdır?
Benim normalimin başkasının da normali olmasını hiçbir zaman beklemedim. Ben eşcinsel değilim, erkeklere cinsel hayatımda hiç ilgi duymadım. (Benim başka "anormalliklerim" var.)
Ama uzun zamandır eşcinsel olanları kendi normalini net tanımlamış insanlar olarak görüyorum.
Bu yüzden de herkes cinsel arzularını serbestçe istediği gibi yaşarken onlar neden yaşayamayacaklar ve evet, eşcinsel evlilik hakkı da neden olmayacakmış, bunu da anlamıyorum.
Yukarda, "Cinsellik söz konusu olduğunda tanımlar yapmak zor; seks, insan beyninin karanlık noktasıdır" dedim ya... Ama yine de çocukları ve korumasız insanları koruyabilmek için bir tür tanım yapmak durumundayız.
Benim tanımım şu; iki yaşı uygun insan birbirlerine, ne yapacaklarını üzerinde konuşarak, anlaşarak tanımlarlarsa o ilişki türü benim için de normal kabul edilmesi gereken sekstir.
Hemen okuyup geçersiniz ve nüansı görmezsiniz diye tanıma bir daha dikkatinizi çekeyim, çünkü burası çok önemli.
Burada bence önemli olan vurgu, yaşı uygun iki insanın karşılıklı anlaşmasıdır. Bu tanım çocukları kesin dışlayan bir vurgudur. Bu tanımın kırmızı çizgisi budur. Neden hoşlanır olursak olalım hepimizin anormal olanı, sapık olanı tanımlamakta da üzerinde anlaşacağımız tanım budur. Bundan sonra seks partneriniz ile nelerden hoşlandığınızdan bana ne, ne haliniz varsa görün.