Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BAŞLIK bir değer yargısı değil, en azından böyle bir amaçla yazılmadı. Bugün beni yıllar içinde en fazla şaşırtan bir kitabı tanıtacağım. Aslında hiç kimseye, özellikle de yaşı tutmayanlara tavsiye etmiyorum kitabı. Sadece varlığını bilin ve tarihe bir dipnot koyun diye yazıyorum bu konuyu.

        HIZLI SEKS

        SAMUEL Delany, aslında çok meşhur bir bilimkurgu yazarıydı. Okurken beni çok mutlu etmiş, birkaç Hugo ve Nebula bilimkurgu yazı ödülü kazanmış öyküsünü hatırlıyorum. “Einstein Intersection” kitabından çok keyif almıştım bilimkurgu okuma takıntım döneminde. New York Eyaleti içinde taşrada bir üniversitede profesörlük yapıyordu. Eşcinseldi, arada bir şehre gelip eskinin New York Times’ında fantezilerini yaşardı. Fantezisi de sokakta yeni tanıştığı insanlarla spontane ve hızlı seks yapmaktı. O, yazar Erica Jong’un “Fear of Flying” (Uçuş Korkusu) kitabında ortaya attığı “zipless fuck” yapmaktan hoşlanıyordu. Herkesin fantezisi kendine, kimseye eleştiri getirmeye ne niyetim ne de buna gerek var. Bana uysa da uymasa da insanları kendilerini anlattıkları gibi kabul ederim. Samuel Delany ise yaşadığı tüm deneyleri aynen kitabına yazdığı için ve bunu zerre kadar utanma hissi olmadan yaptığından dolayı kendisini olumlu olumsuz her türlü değerlendirmeye gönüllü bir şekilde açmış durumda.

        “Times Square Red, Times Square Blue” adlı kitabını daha da tuhaf kılan yön, yazarının bütün bu utanç verici maceralarını üniversitede hâlâ ders verirken yazmış olmasıdır. İnsan o kitap piyasaya çıktıktan sonra ders verirken öğrencilerinin yüzüne nasıl da utanmadan bakıyor, anlamak biraz zor tabii ki.

        1970’LERDE TIMES SQUARE

        O KİTABIN nasıl oluşabildiğini biraz anlayabilmek için dönemin olayın geçtiği bölgeyi biraz bilmek lazım. New York’a ilk kez 1980’lerin sonuna doğru gidenler bu anlatacaklarımı ya anlayamazlar ya da yalan söylediğimi sanacaklardır. Bugün çocuklarla gidilip eğlenilecek yer haline gelen bölge, o zamanlarda ailelerin hayati tehlikeyi göze alıp geldikleri bir yerdi. Burada bir sinemaya gitmek büyük riskler taşıyordu. Salonlarda sigara ve marihuana içmek serbestti ve sekse de izin veriliyordu. Anlayacağınız salonlarda film seyretmekten başka her şey yapılıyordu. Bölgede eşcinsellerin kendilerine özel salonları vardı. Sadece oynayan filme kanıp içeriye giren sıradan bir insanın başına gelebilecekleri düşünemiyorum. Bence bu kontrolsüz serbest ortam, basit cinsel hastalıkların mutasyona uğrayıp AIDS’e dönüşmesinde büyük rol oynamıştır.

        PROFESÖR SALONLARDA

        SAMUEL Delany, New York’a her geldiğinde bu bölgede dolaşır, ya sokakta anlaştığı ya da iç salonda tanıştığı adamlarla seks yaparmış. Kitabını olağanüstü şaşırtıcı yapan da bütün bu süreçleri, yaşadığı bütün iğrenç aşamaları baştan sona anlatmasıydı. Ve bunu son derce sıradan bir hikâye anlatıyor gibi yapıyordu. İnsanı şaşırtıcı bir özgüveni ve normallik algılayışı olduğu kesin.

        TEMİZLİK NASIL OLDU

        O DÖNEMDE Amerika’nın suç merkezi olmaya başlayan New York, bütün bu duruma Times Square’deki kontrolsüz ortam nedeniyle düşmüştü. Polis, sokakları kontrol almaya konsantre olacağına mafya ile mücadeleye önem vermeye başlamıştı. Polis sokağı zaten kontrol edemiyordu, bir de mafya kontrol işinden çıkartılınca sokaklar iyice çıldırdı. Ben o dönemde sokakta insanın öldürüldüğünü ve cesedinin iki gün kaldırılmadan bırakıldığını bile gördüm. Şimdi gelin o günlerdeki durumu, bugün bir Disney şovuna gitmekte olan bir aileye kolaysa anlatın bakalım.

        Sokaktaki anarşi, şehri ve birlikte tüm Amerika’yı da çökertmek üzereydi. Tam o anda Rudolph Giuliani adında bir eski savcı, belediye başkanı oldu. Onun tek hedefi, şehri temizlemekti ve bunu da mükemmel biçimde pek de demokratik olmayan yöntemlerle yaptı.

        KIRIK CAM TEORİSİ

        GIULIANI’YE göre, eğer bir mahallede bir evde kırık bir cam varsa ve o kırık cam onarılmadan öyle bırakılıyorsa bu, mahallenin tehlikeli insanlar tarafından işgaline davetiye çıkarır. Ona göre suç, sokakta otorite yokluğundan ve sıradan insanların korkudan dolayı sokaktan çekilmeleri nedeniyle artmaktaydı. Giuliani ilk önce sokaktaki polisi artırdı ve onlara en küçük yanlışa dahi ceza vermelerini söyledi. Böylece izin almadan araba silenler bile tutuklanıp hapse atıldılar. Sokakta polisin artık taviz vermediği söylentisi yayıldı. Bu arada halk da sokaklara çıkmaya başladı ve kalabalıkların arttığı, polisin göründüğü sokaklar da suçlulardan geri alındı.

        ŞİMDİ GEZSEYDİ SIKILIRDI

        ARTIK 68 yaşında olduğu için Samuel Delany’nin Times Square’da hâlâ dolaştığını sanmıyorum. İyi ki de dolaşmıyor, çünkü bölgenin eski halini bilenler artık burada sadece sıkılıyorlar.

        İdeolojiyi bugün de görürsünüz

        GIULIANI’nin şehri temizlemedeki başarısının sonuçlarını bugün hâlâ görüyoruz New York’ta. Hâlâ halkın sokağı daha çok kullanmasını teşvik edici tedbirler alınıyor. Sık düzenlenen sokak festivallerinin yanı sıra eskiden bir suç merkezi durumunda olan Bryant gibi parklar, içine iskemleler konularak kullanıma açıldılar. Eskiden esrar satıcılarının dolaştığı parkta bugün Conde Nast şirketinin yazarları ve Vogue Dergisi’nin güzel modellerini görüyorsunuz. Ayrıca Broadway’in en işlek bölümü trafiğe kapatıldı ve buraya da oturma yerleri yapıldı. Amaç halkı dışarıda tutarak suçluları bölgeden kaçırmak, tabii ki polis de daima etraftaydı.

        Diğer Yazılar