Değişen imajının ardından W Hotel
SANIRIM ilk kez 2007 yılında Türkiye’de konuklarını ağırlamaya başlamıştı W Hotel. Hemen akabinde İstanbul’un ardından Bodrum’da da açılacağına dair söylentiler dolanmıştı dillerde. Dolandığıyla da kaldı, zira hâlâ Türkiye’de hizmet veren bir tek W Hotelvar, o da İstanbul Akaretler’de olan.
Starwood Hotels and Resort’un bünyesinde olan W Hotels, zincirin Sheraton, St.Regis, Westin, The Luxury Collection, Le Meridien, Design Hotels, Tribute, Element, Loft ve Four Points gibi hepsi birbirinden farklı konseptteki otelleri arasında, tarzıyla en sıra dışı olanıdır. Dünyada öncüsü olduğu bu sıra dışılık ise otelin lüks konaklamayı, hem teknolojiyle hem de eğlenceyle harmanlamasından gelir.
Ancak W Hotel İstanbul’da bu harmanın eğlence kısmı öylesine ağır basmaya başlamıştı ki otel konaklamasından çok ev sahipliği yaptığı partilerle anılır olmuştu. Bu gidişat oteli olumsuz etkilemişti. Bünyesindeki ünlü restoranlar bile iş yapamamaya ve birbirleri ardına kapılarına kilit vurmaya başlamıştı. Hal böyle olunca otel yönetimi çareyi ana kapının bile yerini değiştirecek kadar köklü bir imaj değişikliğine gitmekte bulmuştu. Bu değişiklikler kapsamında dünyaca ünlü “casual restaurant” zinciri Pizza East’i W Hotel İstanbul’un çatısı altında hizmete sokmaya karar vermişlerdi. Dediklerini yaptılar. Gördüğüm kadarıyla emeklerinin karşılığını alıyorlar.
Oteli ilk açıldığı yıllarda olduğu gibi tekrar yemeğe gidilir bir adres haline getirdiler.
Ben de geçen hafta W Hotel’e yemeğe gidenlerden biriydim. Gerçi açılalı epey oldu ama demek kısmet değilmiş daha önce gitmek Pizza East’e.
LONDRA’DAN İSTANBUL’A
Pizza East, İngiltere’nin başkenti Londra’nın Shoreditch Mahallesi’nde doğan bir marka. Kıta atlamak için ABD’nin Chicago kentini seçen zincirin üçüncü durağı İstanbul. Adına bakıldığında doğal olarak sadece bir pizzacı gibi düşünülse de mönüsünde pizza çeşitlerinin yanı sıra midye hatta somon gibi deniz ürünleri de olan bir İtalyan restoranı aslında.
Şart ise mönüdeki her şeyin taş fırında pişiriliyor olması... Nişantaşı’nın o süslü püslü gidilmesi gereken mekânlarından değil. Her kesimden müşteriyi ağırladığı gayet rahat bir ortamı var. Fiyatları da makulce...
Ancak bana göre oldukça kasvetli bir dekorasyonu ve depresif bir aydınlatması var. Ayrıca mekânın sözde “cool” personelinin sayısı restoranın bahçe, teras ve salondan oluşan bölümlerine yetişmekte yetersiz kalıyor. Ama eminim tüm bu olumsuzluklara rağmen tekrar tekrar gideceğim. Zira ne yediysem hayran kaldım.
Yemekler cidden şahane! Özellikle de kaya tuzlu ekmeğini domatesli midye sotenin suyuna tekrar bandırmak ve pizzalarını mideye indirmek için!
Aklımda kalanlar...
Yeni yıl hediyesi olarak yolladığı ve üzerinde “Yeni yıla girerken istemediğiniz her şey bir çırpıda süpürülsün gitsin” yazan ‘çalı süpürgesi’siyle Big Chefs!
Haremlique & Selamlique markasının sekizinci yılı onuruna verdikleri nezih davette sergiledikleri alakadar ev sahipliğiyle Caroline Koç ve Banu Yentur!
Özel günlerde yollanan çiçek ve çikolata gibi gönül alan hoşluklara alternatif, tasarladığı peynir tepsileriyle Ariste Peynir Dükkânı Beykoz!
El yapımı ayakkabı ve kemer takımlarıyla erkek giyimine kattığı butik yorumlarıyla Tailord Akaretler!
Sosyal medyada izlenme rekorları kıran ve araç kullanırken mesajlaşmamayı salık veren dokunaklı reklam filmiyle ABD’li komünikasyon devi AT&T!
Raffles Hotel İstanbul’da düzenledikleri Winter Wonderland Alışveriş Şenliği adını verdikleri ve yoğun ilgiyle karşılanan organizasyonlarıyla Elif Gönlüm ve Sevda Kaya.
Her online işlem yapan müşterisi adına Marmara Hayvan Hakları Federasyonu’na yaptığı 1 TL’lik örnek alınası bağışıyla TAVport. com seyahat acentesi.
Ünü önceleri Beykoz Konakları ve Acarkent gibi lüks sitelerde, şimdi ise Boğaz şeridinde yayılmaya başlayan tatlılarıyla ‘bi’kutu Macaron’ ve yaratıcısı Eda Seldüz!
Aynı aşka bir tarafından erkek yazar Özgün Özkan’ın gözüyle, diğer tarafından kadın yazar Aslı Gökçe’nin gözüyle bakan; çift taraflı ve çift yazarlı ‘Aşka Düet’ adlı sıra dışı romanıyla Sinopsis Yayınevi!