Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KARAKÖY usul usul yeme-içme ve eğlencenin rotaları arasına girmeye başladığında aklımda ve hayalimde Beyoğlu ve Taksim’inkine benzer bir senaryo üretmiştim kendi kendime.

        En azından ben ve benim gibiler için…

        Zira sayısı az da olsa kendini Beyoğlu ve Taksim civarını sevmeye zorlayan ancak bir türlü bu duyguyu içinde yeşertemeyen kişilerden biriyim.

        Neyse ki tahminlerimin aksini yaşıyorum, yaşıyoruz… Karaköy’e bayılıyorum, bayılıyoruz!

        Bunun arkasında hiç şüphesiz bilinçli işletmecilerin gayet kaliteli mekânları Karaköy’e kazandırıyor olmaları var.

        İlginçtir bir Celal Çapa işletmesi olan ve bundan 20 küsur yıl önce Karaköy’ü ilk kez eğlence dünyasının adresleri arasına sokan Liman Lokantası’nın senelerce bir tek takipçisi bile olmamıştı.

        Liman Lokantası’nın çaptan düştüğü, artık hiç kimsenin Karaköy’ün yolunu tutmadığı bir dönemde duyduk Maya ve Karaköy lokantalarının adlarını.

        Hemen akabinde ise Lal Dedeoğlu’nun Bej’inin, Yücel Özalp’in Colonie’sinin, Levent Özçelik’in Zelda Zonk’unun isimlerini duyar olduk.

        Kısa bir süre zarfında muazzam bir çekim merkezi haline gelen Karaköy, bu yaza damgasını Arda Türkmen’in Mükellef’i, Uğur Güven’in Goya’sı ve Turgay Yıldız’ın Mitte’si ile vurdu.

        Vurmaya da devam ediyor.

        BUTİK KEBAPÇI

        Yıllar önce Maslak’ta hizmete soktukları Köşebaşı express ile yaptıkları büyük çıkışı hâlâ unutamadığım Köşebaşı, Karaköy’ü mesken tutan en son isimlerden biri.

        Adana ve Tarsus yöresinin lezzetlerini İstanbul’un ardından 9 ülkede, toplam 30 restoranda müdavimleriyle buluşturan Köşebaşı’nın Karaköy’deki dükkânı ise bugüne kadar açılmış en küçük Köşebaşı.

        Bu yüzden zincirin yaratıcılarından Ali Akkaş ve Hasan Yeşilyurt bu 50 kişilik mini Köşebaşı’ndan bahsederlerken butik ibaresini kullanıyorlar.

        Aslında küçüklüğünün yanı sıra mutfağında hazır ürün bulundurmama özelliği ile de butik yaftasının hakkını veriyor.

        Dekorasyonu ve aydınlatmasını gayet başarılı bulduğum dükkânın hafif aksayan servisinin sebebini ise yeni açılmış olmasına bağlıyorum zira bu işi çok iyi bilir Köşebaşı.

        Lezzetlere gelecek olursak her zamanki gibi gayet başarılı. Hatta ne hikmetse bu şubenin fındık lahmacunu ekstra başarılı!

        Tom’dan sonra Nopa’da

        DÜNYACA ünlü restoran zinciri Tom’s Kitchen’ın yaratıcısı İngiliz şef Tom Aikens, İstanbul’da açtığı şubesinin mutfağının başına geçmesi için görüştüğü onca Türk şef arasından Deniz Ahmet Köse’yi seçmişti.

        O da bu bayrağı gayet başarıyla taşımıştı.

        Zorlu Center’daki Tom’s Kitchen, Deniz’in cana yakın tavrı sayesinde hem yemeğe gidilen hem de mutlaka gelip geçerken uğranan Zorlu mekânlarından biri olmuştu.

        Derken ani bir kararla Deniz’in Tom’s Kitchen ile yollarını ayırdıklarını duyduk; hemen akabinde de yolunun Nopa Nişantaşı ile kesiştiğini.

        Şimdi sanırım bu ‘geçerken Deniz’e uğrama durumu’ Nopa Nişantaşı’na kayıyor. En azından benim için. İlk açıldığı günlerde “Atiye sokağın bu gizli bahçesi Nopa’ya mutlaka uğrayın” diye yazmıştım. Ancak şimdi bir de “Deniz’in mutfağından çıkan lezzetleri tatmak ve hikâyelerini dinlemek için mutlaka uğrayın” diye yazıyorum.

        Özellikle de lavantalı ve pancarlı karides’in…

        Hatice Teyze’den mesaj var

        “TOPUKLUDAN toprağa, gökdelenden gökyüzü altında çalışmaya adanmış uzun bir yolculuk benimkisi.

        Korkutucu ve yorucu.

        Ama hâlâ devam ediyorsam, korktuğumda sığınabildiğim, tökezlediğimde tutunabildiğim siz dostlarım sayesinde.

        Ayaklarımın sızısına, ellerimin çatlağının acısına, kuruntularımın felcine dayanabiliyorsam sizin sayenizde… İyi ki yanımdasınız.

        Tökezlediğimde düşmeme izin vermeyip her defasında kalkmama da yardım ettiğiniz için teşekkürler...”

        Bu mesajı birkaç yıl önce İstanbul’daki işleri istediği gibi gitmeyince hayatını Bodrum’da tekrar kurmaya karar veren pek çok kişiden biri olan Işıl Tan yollamış.

        Annesinin adını vererek yarattığı Hatice Teyze markasına ait birkaç kurutulmuş mandalina dilimi ve 1 şişe zeytinyağı ile!

        Ne kadar hoşuma gitti anlatamam. Cesaretinin ve azminin en doğru özeti yukardaki satırlar. Ama o da çok doğru yaptı işini.

        Yolun açık olsun Işıl!

        Diğer Yazılar