Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÇOLUĞUN çocuğun ve ailelerinin şehre dönmesiyle hem harı hem de gürü azalan sayfiye yerleri kimileri için daha bi' imrenilesi daha bi' dinlenilesi hale bürünürler. Ve tatil tercihlerini bu dingin döneme denk getirenlerin sayısı da epeyce fazladır.

        Bizde Göcek'in en keyifli aylarından biri olan eylülü 2 günlüğüne de olsa yaşamak için çevirdik rotamızı 12 Ada'ya doğru. Daha Atatürk Havalimanı'nda anladık ki "Yaza doyamamışız". Zira sezonda olduğu gibi her cuma günü Güney'e kanatlanan bir sürü eş-dost ve ünlü, yine aynı hevesle aynı yerdeydi.

        GÖCEK'TE TEPPANYAKİ

        Japon yemeği deyince "lıgh!.. Çiğ balık yiyorlar" diyen peşin hükümlülerden biri olsanız bile, dünyada "sushi"den sonra en bilinen teppanyaki tam size göre olabilir. Yaz başında gittiğimde henüz daha açılmamıştı D-Resort Göcek'in teppanyaki mutfağı. Bu sefer kısmet oldu denemek. Bayağı da başarılı.

        Ne bu teppanyaki derseniz...

        Prensip olarak sebze, et ve balığın, bir sacın üzerinde pişirilip makarna ya da erişteyle karıştırılması esasına dayanıyor. Yani hiç mi hiç çiğ değil. Alttan ısıtılan büyük bir saca "teppan", yüksek ateşte az yağ ile kısa sürede "stir-fry" tekniğiyle pişirilmesine de "yaki" deniliyor. Usulü ise, bu teppanın etrafına oturmak ve aşçının bolca şov katarak pişirdiği set mönüyü mideye indirmek.

        Merkezi yavan ama koyları oldukça lezzetli mekânlara sahip Göcek için iyi bir alternatif olmuş burası...

        TANDIR VE ROMAN HAVASI

        Aslında hiç Göcek'in huzuruyla ve deniz hayatıyla bağdaşmadığının farkındayım. Üstelik benim de pek kalemim değildir bu tür ortamlar. Ama yalan yok! Çok çok eğlendim. Boynuzbükü'ndeki "Ali'nin Yeri"nin çoban salatasının, babaanne patates kızartmasının, köftesinin ve ekmeğinin müptelasıyımdır. Kimi götürsem bayılır.

        Geçen gittiğimizde alışılmışın dışında, teflerin ve kemanların notalarına karışan nağmelerle karşılaştık. Meğerse Arçelik bayileri her sene geleneksel olarak "Mavi Yolculuk"a çıkarlarmış. Onlar nasılsa bu mevsimde sakin olur diye böyle sazlı-sözlü bir eğlence organize etmişler. Bir de kuzu tandır sipariş etmişler önceden.

        Ama ne sakinliği?

        Aksine tıklım tıklım Ali'nin orası. Belki de Göcek ile çok bağdaşmayan bir gürültüyle yedik, içtik, eğlendik ama tam da Ege'ye layık bir şekilde dostça kaynaştık "yerlisi, yabancısı, 7 Benzemez"i! Göcek'te lezzete ilaveten birde "eğlence siparişi" verecekseniz, burası tam yeri!

        Hep çok iyi!

        ESERLERİ arasında Anıtkabir'in de bulunduğu Türkiye'nin en önemli mimarlarından Emin Onat, Gümüşsuyu'ndan Taksim'e çıkarken sol tarafta bulunan Devres Han'ı inşa ederken giriş katının tavanını bile bile oldukça yüksek yapmış. Sebebi ise bu muhteşem Boğaz manzarasına sahip katın belki ilerde galeri, restoran gibi bir mekâna dönüşebilme ihtimalini öngörmüş olması. Öngörüsü çoktan gerçek oldu Emin Onat'ın. Boğaz'a nazır kalesinin bu katı yine kale gibi ayakta durmaya devam eden Topaz Restaurant'ın cidden çok iyi yemeklerine ve çok zengin şarap kavına ev sahipliği yapıyor yıllardır. Çok sık gitmesem de her gittiğimde "Daha sık gideceğim" dediğim akşamlardan birinde öyle bir enginar ve dana yanağı yedim ki... Tavsiye etmemek haksızlık olur; deneyin derim.

        Diğer Yazılar