Bedirhanoğlu: Kürtler oy verirse HDP barajı aşar
Diyarbakır izlenimlerimi hafta başından beri paylaşıyorum, herkesin birbirine sorduğu anahtar soru bugüne kaldı: HDP barajı geçer mi?
Doğu ve Güneydoğu Sanayici İşadamları Dernekleri Federasyonu (DOGÜNSİFED) Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, güven ve huzurun değerini bölgede yaşayan insanların çok iyi bildiğini vurguluyor. HDP’nin yüzde 10 barajına takılması olasılığını dışlamıyor; “Batı’daki Kürtler oy verirse HDP barajı aşar. Demokratik siyaset alanının daralmamasını isterim” diyor.
Abdullah Öcalan PKK’ya silah bırakma çağrısı yapar mı, yapmazsa çözüm süreci nasıl etkilenir sorusuna ise şu yanıtı alıyorum:
“Ortadoğu’da IŞİD’e karşı savaşan PKK silah bırakmaz. Türkiye’den silahlı güçlerini çekeceğini açıklayabilir. Onun da çok fazla önemi yok. Zaten şu anda Türkiye’de tek bir kurşun sıkılmıyor. Hükümetin tutumundan endişe duyuluyor.”
6-7 Ekim olaylarında yaşanan kırılmayı hatırlatan Bedirhanoğlu, çözüm sürecinin 4 başlıktan ibaret olduğunu vurguluyor: Anayasal vatandaşlık - Temsilde adalet - Anadilde eğitim - Yerinden yönetim.
HDP’nin seçimlere parti olarak girmesinin, hükümeti içte ve dışta sıkıştıran bir soruna dönüşebilme potansiyeli olduğunu ifade etse de, cümlesini “Dünyanın sonu değil” diye tamamlıyor.
Madencilik, sağlık, eğitim, hayvancılık ve enerji alanlarında imkânlar olduğunu belirten işadamı, kente dışarıdan yatırımcı gelmeyeceğini iddia ediyor.
İşsizliğin yüzde 20’ye ulaştığı Diyarbakır’da, projelendirilen “Tekstil Kent OSB” yatırımına önümüzdeki aylarda başlanabileceğini söylüyor.
Kentin kaderini etkileyecek 5 milyon yolcu kapasiteli, Diyarbakır Uluslararası Havaalanı Yolcu Terminali inşaatının ise, Eylül 2015’te bitmesi hedefleniyor. Terminal, 257 milyon liraya mal oluyor.
OSB’YE RAİF TÜRK ADI VERİLSİN’
Diyarbakır İş İnsanları Derneği (DİSİAD) Başkanı Burç Baysal’ın, iş dünyasının bölgeye ilgisini diri tutmak için birbiri ardına düzenlediği etkinliklerden sonuncusu; “Yerin Altında Ne Var” konulu paneliydi. Panelde İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kahyaoğlu’nun önerisi dikkat çekiciydi.
Diyarbakır’da 1987 yılında madencilik faaliyetlerini başlatan Raif Türk’ün adının Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) verilmesini teklif ediyordu.
Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makine Üreticileri Birliği Başkanı Türk ile OSB’deki mermer fabrikası DİMER’de bir araya geldiğimizde; buradaki 2 fabrikasının da çatısına kuracağı güneş panelleri için görüşme halindeydi.
Türkiye’de güneş ışınlarının en uzun süre ile etki ettiği il olan Diyarbakır’da, 6. bölge teşvikleri enerji yatırımları cazip hale geliyor.
TÜRK’ÜN HAYATI FİLM GİBİ...
1984 yılında yönetimde olan cunta, Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Türk’ü “sakıncalı” görüp, Bursa’ya sürgün etmişti.
Türk, 1987 yılında Diyarbakır’a Cumhuriyet Gazetesi temsilcisi olarak dönüyor. Aynı yıl “asbest kanserojendir” araştırmasını haberleştiriyor.
Köylülerin dağlardan getirdiği taşları incelemeye alıyorlar; krom, kalker, basalt, mermer ve demir yataklarını tespit ediyorlar.
1988 yılında, Kulp İlçesi’nde ilk mermer ocağını açıyor.
1995’e kadar mesleğini sürdürmeye çalışırken, maden sahalarını da geliştiriyor.
İşadamı halen Bingöl’de demir, Diyarbakır’da mermer, Konya’da krom sahaları işletiyor, ihracat yapıyor.
Bu yıl üretim, dünya piyasalarında fiyatların gerilemesinden dolayı azalmış.
Dağlar sadece madencilerin değil; güvenlik sorunlarını da “göğüslemek” gerekiyor.
Diyarbakır OSB’de 2005 yılında Artedecor markası ile üretim yapan Diyor Orman Ürünleri Fabrikası’nı kuruyor.
2014 yılında maden ihracatının yüzde 7 oranında düşerek 3.8 milyar dolara gerilediğini söyleyen Türk’e son bir soru:
Anayasa referandumunda “Evet” oyu vereceğinizi açıklamıştınız; oyunuzdan memnun musunuz?
“Değilim” diyor ve ekliyor: “Hukukta adaletsizlikler vardı, bunların düzelmesini istiyordum ama paralel yapı oluştu.”
‘Başbakanlık Genelgesi’ kalktı mı?
Türkiye’nin maden ihracatında yüzde 2 paya sahip olan Diyarbakır’da en çok dile getirilen görüş: “Maden Bakanlığı kurulsun.”
18 Nisan 2014 tarihinde çıkan yönetmelikle, maden ruhsat bedellerinin 5-6 kat artmasına itirazlar yükseliyor.
Madenciler, ruhsat onaylarını 16 Haziran 2012’de Başbakanlık’a bağlayan genelgeye karşı yekvücutlar.
18 Şubat 2015’te yürürlüğe giren yeni maden yasasıyla, “ruhsat devir izinleri” bakanlığa bağlandı. Sektör bu durumda, “Başbakanlık Genelgesi”nin akıbetini merak ediyor.
Elin oğlu “derin uzay madenciliği” evresine geçti bile; bizde ise ülke ekonomisine yılda 6.5 milyar dolar katkı sağlayan madencilik sektörü, halen yol haritasını belirleyemedi.