Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Aslanoba Group Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Aslanoba’nın hedefi halka açık milyar dolarlık bir şirket olmak. Yılda en az yüzde 50-60, ama genellikle yüzde 200-500 değerlenme potansiyeli olan internet tabanlı işlere yatırım yapan bir işadamı.

        Özel sermayelerini, kurucularının büyütüğü başlangıç aşamasındaki şirketlere ortalama 5 yıl süreyle yatırım yapan ve bilgi desteği veren varlıklı insanlara “melek yatırımcı” deniyor.

        Kârlılık hisse satışından geliyor. Aslanoba, “Fikir çok var. Fikre değil, ivmelenmiş işe yatırım yaparım” diyor. Melek yatırımcı olması için kapısını çalan her 200 kişiden 1’inin önerisi gerçekleşiyor.

        DİJİTALİN BÜYÜK MELEĞİ

        Babası Nihat Aslanoba’nın 1965 yılında kurduğu Erikli Su’yun Nestle Waters’a satış operasyonunu yöneten Hasan Aslanoba, 50 yaşında dijital devrimin dışında kalmama kararı verdi.

        2012 yılında, Erikli Su’daki 23 yıllık ortak ve CEO’luk şapkasını çıkardı.

        Son 2 yılda dijital platformda yer alan 26’sı yurtdışında, 70 şirkette toplam 65 milyon dolar sermaye koydu.

        Kayıtlı 400 melek yatırımcının, toplam portföy büyüklüğünün 100 milyon dolara eriştiğini düşünürsek, pazardaki en büyük oyuncu diyebiliriz.

        Türkiye’de online ticaret, yıllık 19 milyar TL hacmiyle toplam perakende pazarından ancak yüzde 1.5 oranında pay alıyor.

        Amerika’da ise aynı oran yüzde 8 olurken, tarımsal ürünlerde yüzde 2’ye kadar geriliyor.

        Mobil ve web uyumlu “tazedirekt. com” ticaret portalında; kırmızı etten yumurtaya, deniz ürünlerinden domatese, ithal peynirden bala kadar 1500 kalem satıyor.

        Bunların arasındaki 409 ürün organik sertifikası taşıyor.

        Şehirli insanın sağlıklı, güvenilir ve lezzetli gıdaya erişimindeki güçlükleri gördüğü, hatta “Gıdada büyük tufan geliyor” diye düşündüğü için tarım sektörüne yatırım yaptığını vurguluyor.

        Bursa’da arazi tolayıp iki çiftlik kuruyor.

        TARLADAKİ ÜRÜNÜN HASADINI İNTERNETTE YAPIYOR

        İlk olarak 2012 yılında, 1200 büyükbaş ve 5000 küçükbaş hayvan yetiştirme kapasitesine sahip, Mustafakemalpaşa’da, toplam 207 bin 913 metrekare alanda Boğazköy Çiftliği’ni kuruyor.

        İçinde kesimhanesi de olan 24 ton işleme kapasitesine sahip çiftlikte, hayvan refahı sağlanması amaçlanıyor. Çiftlikte gezinen hayvanlar, günde 18 saat klasik müzik dinliyor.

        Buna, Bursa’da organik tarım yapan bin 100 dekarlık Bostandere Çiftliği ekleniyor. Son 5 yıl hiçbir gübre, ilaç, hormon kullanılmadan bekletilen arazide organik tarıma geçiliyor.

        Geçtimiz mayıs ayından itibaren çifliğin organik ürünleri, müşteriye ulaşıyor. Soğuk zincirin kırılmaması için İstanbul’da 20, şehirlerarası da 6 aracıyla kendisi teslimat yapıyor.

        Gece 23.00’e kadar alınan ve 24 saat içinde teslim edilen siparişin yüzde 35’i akıllı telefondan yapılıyor. Çiftlik ve dijital platformla birlikte Tazedirekt yatırımı 30 milyon doları bulmuş.

        Hepsi aktif olmasa da, İstanbul’da kayıtlı müşteri sayısı 50 bine ulaşmış.

        Aslanoba, yeni gelişen dijital pazarlarda yüzde 200-500 oranlarında büyüme sağlamak için, en az 20 şirkete yatırım yapmak gerektiğini savunuyor.

        Kamyoncularla online nakliye operasyonu gerçekleştiren Webnak’ın ve dünyada tesettürlü 450 bin kadına seslenen Modanisa gibi hedef kitleye odaklı e-ticaret platfformlarına yatırımını ise sürdürüyor.

        DİJİTAL DEVRİM AİLEYİ MUTLU EDİYOR MU?

        Boğaz’ın Vaniköy kıyılarından geçerken, ikiz mimarisiyle hemen göze çarpan yalılardan birinde armatör Yalçın Sabancı’nın kiracıları, diğerinde ise Hasan Aslanoba oturuyor.

        Aslanoba 5 katlı yalıyı, 2010 yılında Yalçın Bey’in ağabeyi Kaya Sabancı’dan satın almış.

        Lütfiye-Hasan Aslanoba çiftinin 3 ay önce yerleştikleri yalıda verdikleri davette, “tazedirek.com”un bonfile, bezelye, ahtapot ve çileğinden oluşan mönüyü tattık.

        Amerika’da sanat eğitimi alan kızları Zeynep Aslanoba’nın da aramızda olmasıyla, ailedeki denklem ortaya çıktı: Birinci nesil sanayici, ikinci dijital ekonomi yatırımcısı, üçüncüsü sanatçı.

        Zeynep’in “dijital devrim”e eleştirel bir bakış getiren yağlıboya tablosundaki figürler şöyle:

        Baba sofraya elinde tablet bilgisayarla oturmuş. Anne içkisini yudumluyor, kız uyukluyor, oğlan yemeğine gömülmüş. “Mutlu aile” tablosu ise duvardaki resimden ibaret!

        Dijital ekonomi yaygınlaştıkça, insanlar birbirleriyle olduğu gibi pazardaki ürünlerle de dokunmadan ilişki koruyor. Sanırım çağın sorunu, duyularda yaşanacak körelme olacak.

        Bayramda 5 duyunuzun tadını çıkarın!

        Diğer Yazılar