Özel güvenlik sektörü 6 milyar liraya ulaştı
Copsuz, kelepçesiz, sivil; hatta yerli bile değil İsveçli bir firma olan Securitas'ın liderliğinde büyüyen Türkiye özel güvenlik pazarı; 6 milyar liralık bir iş hacmine ulaştı. Bu hacmin 1 milyar doları teknoloji, 5 milyarı da personele dayalı hizmetlerden geldi.
Securitas 1996 yılında önce DAK Güvenlik'i kuran Murat Kösereisoğlu'nun şirketteki hisselerinin yüzde 90'ını, sonra da Kurtuluş Dönmezer'in sahibi olduğu Kare Güvenlik'i bünyesine katarak, iç pazarda son 5 yılda, iş hacmini 5 kat arttırdı.
Securitas Türkiye Genel Müdürü Kösereisoğlu "Pazarda personelin payı düşecek, teknolojinin yükselecek" diyor. Buna örnek olarak, şirketin üzerine kayıtlı silah sayısının yalnızca 4 adet tabanca olduğunu belirtmek yeterli olur sanırım. O da bankaların para taşıma işlerinde hazır bulunduruluyor.
Kösereisoğlu, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı, Antalya ICF Dış Hatlar terminalinin de aralarında olduğu; madencilik ve kimya sektörü, enerji ve elektrik istasyonları gibi özel sektör yatırımlarında güvenlik hizmetleri verdiklerini söylüyor.
Securitas Türkiye, 49 ülkede faaliyet gösteren grubun şirketler ligine 19'uncu sıradan girmişti. Geride bıraktığı 5 yılda, Avrupa kıtasında çalışan sayısında 4'üncü, ciro ve kârlılıkta ise 8'inci sıraya yükseldi.
220 BİN KİŞİLİK ORDU!
Securitas Türkiye'de 9000 kişi çalışıyor, Türkiye'de ise sektörde istihdam edilen personel sayısı 220 bine ulaştı. Türkiye pazarında Securitas'ı, G4S Güvenlik ve yerli firma Akdeniz Güvenlik izliyor. Sektörü, Silahlı Kuvvetler ile karşılaştıracak olursak, üçte biri boyutuna geldiklerini söyleyebiliriz.
Türkiye'nin güvenlik açığı arttığı için mi, büyüme stratejilerinin başarısından dolayı mı pazar büyüyor? Bu soruya Kösereisoğlu "Özel güvenlik yatırımları, kamusal güvenlik standardı yüksek ülkelerde artıyor. Hukuk sistemi, emniyet güçlerinin etkinliği, çalışma düzeni, özel güvenlik şirketlerinin yasal statüsü gibi konularda belirsizlik olmaması isteniyor. Mesela Securitas; İtalya'ya, Yunanistan'a yatırım yapmadı. Bu ülkelerde kamuda büyük bir güvenlik zafiyeti var. Yılda 4 Avrupa toplantısına katılıyoruz; İspanya ve Portekiz ekonomisindeki zorlanmayı iki yıl önceden gördük. Çalışma hayatı bozuluyordu... Türkiye'de örgütlü suç oranı çok düşük. Evet banka soygunları oluyor ama bunları yapanlar bireysel soyguncular; banka soyma çetesi yok" yanıtını veriyor.
İstanbul'da çantası çalınmayan, evine hırsız girmeyen insan kalmadığını hatırlattığımda Kösereisoğlu, "Benim de çantamı çaldılar. Kişisel önlemler alınıyor. Kapıya sağlam kilit, pencereye parmaklık, binaya alarm takılıyor... Polis böyle suçlara, deri üzerindeki çizik gibi bakıyor, örgütle ilgileniyor" diyor.
Türkiye'ye bugüne kadar 180 milyon dolara yakın yatırım yapan grubun; güvenlik teknolojilerine, mobiliteye odaklandığını söyleyen Kösereisoğlu, alışveriş merkezi gibi "kapısı" olmayan yerlerin güvenliğine talip olmadıklarını da sözlerine ekliyor. Deprem gibi risklere karşılık güvenlik önlemi talebi artıyor mu?
Kösereisoğlu "Deprem konusunda hassas değiliz. Büyük yatırımlarda risk haritası çıkıyor. Bölgesel istihdam sorunlarından, rüzgâr santrallarında kuş güzergâhlarına, hatta 1. Dünya Savaşı'ndan kalan mayınlara kadar her türlü analiz yapılıyor" yanıtını veriyor.
Dünya özel güvenlik pazarından yüzde 17-18 oranında pay alarak "liderlik" konumunu sürdüren Securitas, 1935 yılında İsveç'te bir aile şirketi olarak kurulmuştu. Stockholm Borsası'nda işlem gören Securitas'ta aile hisselerinin payı yüzde 27'ye düştü. 1850 yılında Amerika'da altın madenlerini korumak üzere faaliyete geçen Pinkerton'u da 1990'larda bünyesine katan Securitas'ın adı mitolojiden geliyor: Roma İmparatorluğu'nun koruyucu Tanrı'sı Securitas'tan esinlenilmiş...
Modern çağ, Tanrıların gücüne erişmeye çalışıyor!!!