Almanya havlu attı Özdilek'e yol açıldı
Türkiye'nin 40 yıllık havlu markası Özdilek'in, Avrupa'daki ikinci durağı Almanya oldu. Dün Özdilek markası ile Berlin'de Neukölln Arkaden AVM ve Wilmersdorfer'de mağaza açan Özdilek Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, "Almanya'da güçlü havlu üreticisi kalmadı, onların boşalttığı yeri biz dolduruyoruz" diyor. Daha ilginci Eylül 2011'de Londra'daki Westfield Stratford City AVM'de açılan Özdilek mağazasıyla "bornoz" kültürü olmayan İngilizleri kazandıklarını ifade etmesi...
Türkiye'nin havlu ve bornoz üretiminin yüzde 25'ini Özdilek geçekleştiriyor. 2011'de 700 milyon lira ciro gerçekleştiren Özdilek'in, 2012'den beklentisi 950 milyon liraya ulaşmak. Başta ABD, Kanada, Almanya, Fransa olmak üzere, Suudi Arabistan'dan Türk cumhuriyetlerine kadar bir coğrafyada ihracat yapan firmanın dış satışları, 30-35 milyon dolar seviyelerinde. Almanya'da Tex Idea pazarlama şirketi ile yılda 60 milyon dolarlık toptan satış yaparken, bu ülkede perakende zincirlerine de giren Özdilek'in, Türkiye'de kendi adı ile 8 alışveriş merkezi bulunuyor.
Özdilek yaşam felsefesini ve kurumsal kültürünü anlatırken; sık sık cümlelerinin içine "Yüreğini koyan insanlarla çalışmıyorsanız, nitelik beklemeyin" türü ifadeler yerleştiriyor. 5.570 çalışanı aynı görüşte mi bilmem ama; etrafındaki yöneticilere bakıyoruz, hepsiyle mazisi en az 20 yıla uzanıyor.
KULAĞA KÜPE OLAN ZENGİNLER!
Bursa'nın kestane şekeri kadar "siyaset zenginleri" de ünlüdür. Kimleri saysam... Siz deyin Cavit Çağlar, ben diyeyim Erol Evcil! Hatırlamayanlar Google'a girip "hortum" yazsın, ne demek istediğim anlaşılır...
İşadamının sıklıkla kullandığı "Muhannete (alçak, korkak) muhtaç olmayacaksın, alın terinle paranı kazanacaksın" cümlesini bu yüzden manalı buluyorum.
Özdilek 10 yaşında babasını yitirince, 1965'te Tokat Erbaa'dan, ablası ve annesiyle Bursa'da havlu mağazası olan dayısının yanına yerleşmiş. Hem okuyup, hem çalışmış. 1 7 yaşında vergi mükellefi, 60'ında da Türkiye'nin en zengin 85'inci işadamı olmuş.
Türkiye'deki ilk sermaye birikiminde pamuğun yeri büyük; Sabancı, Zorlu, Sanko, Çalık beyaz balyaların içinden çıkıp dolar milyonerliğine yükseldiler. Adana, Denizli, Gaziantep ve Malatya'dan sonra pamuktan servet yapanlar ligine Bursa da dahil oluyor. Pamuk, enerjiden finansa kadar yatırımcısına yeni ufuklar açıyor. Tez zamanda Şanlıurfa'nın pamuğundan da bir zenginlik öyküsü çıkabilmeli!
Cenazesini Özdilek'e getiren gurbetçi
Berlin'deki açılış öncesi Özdilek yöneticileri ile Türk girişimci Mehmet Aygün'ün restoranı Pascarella'dayız. Bu sırada Özdilek'in Perakende Bölümü Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Ünal'ın telefonuna Bursa yolu üzerindeki mağazalarının güvenlik görevlisinden mesaj geliyor. Mesaja göre; saat 22.00 suları mağazanın önüne bir cenaze arabası park ediyor. Bir bey, görevliye "Almanya'da yaşıyoruz, eşim orada vefat etti. Bursa'ya geldiğimizde mutlaka Özdilek'e uğrar, hem alışveriş yapar hem çayımızı içerdik. Onu buraya getirmeden defnetmek istemedim" diyor ve eşiyle "birlikte" çayını yudumluyor...
Hüseyin Özdilek mesajdan etkileniyor. Bir kere, şirketinin en tepe yöneticisi Ünal'ın cep telefonuna gelen mesajları günün her saatinde ve nerede olursa olsun takip ettiğine tanık olmamızdan mutlu oluyor. Öte yandan müşteri sadakatinde geldikleri noktayı, masadaki 4 ekonomi yazarına bundan daha iyi nasıl anlatabilirdi ki?
Bursa'daki mağaza Anadolu'yu, Doğu'dan Batı'ya bağlayan en en önemli ulaşım yolu üzerinde. "Bu mağazada satışların yüzde kaçını yolculara yapıyorsunuz?" diyorum, "Yüzde 50'ydi, şimdi yüzde 25'e düştü" diyor. Özdilek'ten son yolculuğa uğurlananları sormayı hiç akıl etmemiştim!