Perihan İnci strateji tasarlıyor
Peryön 21. İnsan Yönetimi Kongresi'nde moderatörlüğünü yaptığım bir oturumda, Koç Üniversitesi öğretim görevlilerinden ve Thales Eğitim Danışmanlık Hizmetleri yönetici ortaklarından Erda Gerçek "Aile şirketlerinin kurumsal olmadığı izlenimi vardır ama bu doğru değildir" diyordu...
Villeroy Boch'un 7'nci ve 8'inci kuşak temsilcileriyle yaptığımız görüşmeyi anımsadım. Türkiye'de aile şirketleri, hâkim ortak yapısını ve aile içi muhabbeti kaç kuşak sürdürebiliyor? 3, bilemedin 4...
1950'li yıllarda Nazilli'deki portakal bahçesinde iş yaşamına atılan ve 1962 yılında İzmir'e gelerek İnci Holding'in temellerini atan Cevdet İnci'nin kurguladığı; "ailede birliğin korunarak işletmelerde sürdürülebilirlik sağlama yöntemi" bugün bile anlaşılmış bir konu değil.
Cevdet İnci ölümünden bir yıl önce (2003) yönetim kurulu başkanlığı görevini kızı Emel İnci Önal'a bırakmıştı. 3 yılda bir yenilenen yönetim kurulu başkanlığı görevini kız kardeşler sırasıyla yerine getiriyor. Şerife İnci Eren, Önal'dan devraldığı başkanlık görevini tamamlayıp 2012 Ağustos'unda kurulan Aile İşletmeleri Derneği'nin başkanlığını üstlendi. Kısa adı TAİDER olan bu oluşumun ilk ulusal zirvesi, 29 Kasım'da Büyük Tarabya Oteli'nde yapılacak.
ÇİN'İN NE YAPTIĞI ÇOK ÖNEM TAŞIYOR
Ocak 2013'te ablası Meral İnci Zaim'den sonra İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğuna oturan Perihan İnciye "önceliklerini" soruyorum. Geçen yıl dünyanın en büyük jant üreticisi ortakları Maxion Wheels Grubu ile Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde 4'üncü jant fabrikalarını açtıklarını söyleyen İnci, "Strateji oluşturmak, atık yönetimi, enerji depolama ve nano teknoloji çalışmaları" diyor ve ekliyor:
"Çin'in ne yaptığıyla ilgileniyorum. Önümüzdeki 10 yıl çok heyecanlı olacak. Otomotiv sanayi ürünlerinin satışlarının yüzde 70'i Uzakdoğu'ya kayıyor. Çin'deki üretimin yüzde 50'sini Almanlar yapıyor. Çin malı kalitesizlik imajını değiştiriyor. Artık gaz emisyon oranlarını tutturmaya çalışıyorlar. Ar-Ge harcamalarımız ciromuzun yüzde 3'ünü oluşturuyor."
Dünya jant üretiminde Ege'nin birinci sırada olduğunu da vurguluyor.
TEVFİK FİKRET'LE 'BERFİN' MÜCADELESİ
Perihan İnci, aile içinde en çok "şirket dışında deneyim biriktiren" yönetici. Galatasaray Lisesi ve İÜ Felsefe mezunu olan ve Harvard Business School Advance Management Programı'nı (AMP) tamamlayan Perihan İnci, 1987-2000 yılları arasında Antalya'da tekstil kuruluşlarından Anteks'te yöneticilik ve kendi kurduğu tekstil şirketinde de 8 yıl mümessillik yapmıştı.
Ana işi jant ve akü üretmek olan İnci Holding'in yönetim kurulunda; 5 hissedar temsilci, 2 bağımsız üyenin 6'sı kadın... 5 hissedarın 3'ü ikinci, 2'si üçüncü kuşağı temsil ediyor. Profesyonel yöneticilerden oluşan İcra Kurulu'nda ise 2 kadın üye bulunuyor.
Perihan İnci'ye çocuklarını soruyorum; kızı Berfin Ataman Amerika'da Warner Bros. stüdyolarında giysi tasarımı yapıyor. Oğlu Arman Ataman halen yurtdışında eğitimini sürdürüyor. Kızının ismi ilgimi çekiyor; bir yanı Aydınlı, öbür yanı Antalyalı bir ailenin çocuğuna Kürtçe isim koyması sık rastlanan bir durum değil. "Babaannesi istemişti... Nüfus memuru Berfin adıyla kimlik çıkarmaya itiraz etti. "Berfin" adının Tevfik Fikret'in bir şiirinde geçtiğini bulduk. O sayede Berfin adı ile kimlik çıkarabildik" diyor İnci...
Babaanne nereli? İnci'den "Alman" yanıtı geliyor.
Önyargıları sorgulamak adına aklımdan şu sorular geçiyor:
Kadınların şirketlerin karar organlarında yer alması, aile çatışmalarını azaltır mı?
Kürtçe isimleri, yalnızca Kürtler mi kullanır? İkinci ve üçüncü kuşakta şirket başarısı, kurucunun mirası mıdır?