Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Türkiye Noterler Birliği Başkanı Yunus Tutar söze “Bizi nasıl bilirsiniz?” sorusuyla girdi. Resmi evraklarda üçüncü bir taraf olarak olmazsa olmaz imzacı... “Nazik biçimde söylediniz. Yaptırdığımız kamuoyu algı araştırmalarına göre noterlerin sadece para almak için kurulan müesseseler olduğunu düşünenlerin sayısı az değil. O nedenle kendimizi iyi anlatamadığımızı düşünüyorum.”

        Peki siz tarif edin... “Tarih boyunca toplumlarda hep üçüncü bir onay kurumu yer almış. 22-23 Mart 1990‘da İspanya‘nın başkenti Madrid‘de yapılan Avrupa Konseyi toplantısında noterlik mesleği tarif edildi. Buna göre noterler; devletin, özel hukuk sözleşmelerinin hukuka uygunluğunun sağlanması ve bunun muhafazası için uygulama yetkilerini devrettiği kamu görevlileridir.”

        “HAZİNE ADINA TAHSİLAT YAPIYORUZ”

        Tutar, aynı zamanda bir Maliye elemanı gibi çalıştıklarını da şu sözlerle ifade ediyor: “Noterlik işlemlerinden alınan bedellerin yüzde 80-85’i vergilerdir ve Maliye Bakanlığı’na gider. Noterlik işlemlerinden gelirimiz yüzde 5 ile 20 arasında değişir. Harç, damga vergisi ve değerli kâğıtlar olarak üç ayrı kalemde, Hazine adına noterlerin yaptığı tahsilat 2002 yılında 414 milyon 570 bin TL olurken, 2012 yılında bu tutar 1 milyar 383 milyon 816 bin TL’ye yükseldi.” 2’nci el otomobil satışları 2010 yılından beri noterlik kanalıyla oluyor. Bugüne kadar noterler kanalıyla yapılan 4.9 milyon adet 2’nci el araç gerçek sahibinin üzerinde kayıtlara girdi. 2011 yılında da noterlere “Çekişmesiz Yargı İşlemleri” devredildi. 2013 yılında 294 bin dosyayı mahkemelere gitmeden çözdüklerini anlatan Tutar’a özellikle İstanbul’da önemini artıran 2B olarak anılan “orman niteliğini kaybeden arazilere” tapu dağıtılması işlemlerini soruyorum.

        “Büyük sorun” diyor: “Arazilerin tapuları veriliyor ancak üzerindeki gayrimenkulün durumu belli değil. Arazinin ilk sahibinin şu andaki sahibine muvaffakatname vermesi gerekiyor.” 81 ilde 863 ilçede faaliyet gösteren 1771 noterde, 7 bin 500 kişi çalışıyor. Tutar, noterlik mesleğinin Avrupa Birliği’nden farklı uygulandığını vurguluyor. Türkiye’de hukuk fakültesi mezunu bir öğrenci, avukat olduktan sonra Adalet Bakanlığı’ndan noterlik belgesi alarak mesleğe girişe hak kazanabiliyor. Ülkenin herhangi bir noktasında yılda 100-150 noterlik açılıyor. 30 bin belge sahibi hukukçu sırasını bekliyor ve genelde görevlendirme 7-8 yılı alıyor. Tutar “Noterlik belgesinin, AB ülkelerinde olduğu gibi noter yanında stajdan sonra verilmesini istiyoruz. 1981 yılında mezun olduğumda, Türkiye’de 2 tane hukuk fakültesi vardı, şimdi bu sayı 100’e ulaştı. Noter yanında stajla birlikte hem noterlik mesleğinin vasfı artar, hem de istihdama katkı sağlanır” diyor.

        KARA PARA VE TERÖRÜN FİNANSMANI

        Tutar, noterlik eğitimine katkısı olacak Adalet Akademisi’nin, hukuk disiplininin niteliklerini artıracağını savunuyor. Avrupa’da aktif olarak kara paranın aklanması ve terörün finansmanı konularıyla da mücadele eden Avrupa Birliği Noterler Konseyi (CNUE), Avrupa hukukunun inşasında yönlendirici olması gerekliliği ile 1993 yılında kurulmuş. Türkiye CNUE’de gözlemci üye olarak yer alıyor. Tutar, görüşmemiz sırasında, 1948 yılında kurulan Uluslararası Noterler Birliği’nden (UINL) sürpriz bir mesaj aldı: Ülkenizin ekonomik başarısı dikkate alınarak, AB üyelik sürecinize katkı sağlamak amacıyla toplantımızı Türkiye’de yapmak istiyoruz. Hukuk açığının evrensel disiplinler ile birlikte yol alacak olması... Ne mutlu!

        Diğer Yazılar