Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İsmail Saymaz’ın Radikal’deki haberini okumamışsanız, böyle buyrun.

        Yurdumun nasıl bir hikayesidir?

        Nasıl bir şeydir ki, 17 yıl sonra bir milim adalet, bir dilim hakikat peşine düşülebilmiştir ancak.

        ***

        1. Cumhuriyet Bayramı 1995: Mardin Dargeçit. PKK’nın iki öğretmeni öldürdüğü haberi.

        2. Jandarma operasyonu. 2/6 Kasım.

        3. Alınanlar, büyükten küçüğe: Süleyman Seyhan 57; Hikmet Kaya 24; Abdurrahman Coşkun 21; Abdullah Olcay 20; M. Emin Aslan 19; Nedim Akyön 16; Seyhan Doğan 14; Davut Altınkaynak 13; Hazni Doğan 11.

        4. Dört gün sonra salınan, en küçük, Hazni.

        5. Diğerleri… Mechul!

        6. 6 Mart 1996: En büyük, Süleyman’ın cesedi: Kuyuda, eller bağlı, kafa koparılmış, yakılmış!

        7. 7 kayıp için söylenen: “PKK’ya katıldılar; dosya kapandı”.

        8. 14 yıl sonra ailelerin dosyanın Ergenekon kapsamına alınması başvurusu.

        9. Savcı Şükrü Arslan’ın yeniden açtığı dosya.

        10. Bir sürpriz: Tek cesedin bulunmasından iki gün sonra Jandarma karakolundan uzman çavuş Bilal Batırır’ın da kaybolduğuna dair üstü kapanmış bilgi.

        11. Eşi Hatice’nin 21 Mayıs 1996 savcılık başvurusu: “Kocam 8 Mart’ta işine gitti. Daha dönmedi. Bölük Komutanı Mehmet Tire’ye başvurdum. Gerekli yerlere baktık, işimiz gücümüz var. Çocukları al, baba evine dön, dedi. Kaybolmadan önce eşim, Bir grup öldürülüp boş kuyulara atıldı, demişti.

        12. Savcı, uzman çavuşun cesedin yerini bazı kişilere söylediğini öğrendi. Bir tanığın iddiasına ulaştı: “Komutan emriyle 7 kişi öldürüldü. Mağaraya atıldı. Duyulunca alınıp gömüldüler. Uzman Çavuş Bilal de jandarmanın kazan dairesinde yakıldı!”

        13. Savcı o komutanlar, kimi asker ve korucu için fezleke düzenledi..

        14. Saymaz, suçlanan Jandarma Komutanı Mehmet Tire ile görüştü. Şimdi DP’den Bodrum Gümüşlük Belediye Başkanı: “O sıra hava değişimindeydim.” Mardin’de Komando Taburu Komutanı Hurşit İlmen artık CHP’den Sivas Çepni Belediye Başkanı: “Bilgim yok. Kayıplar PKK’ya katıldı.”

        15. 16 yıldır kayıp uzman çavuşun eşi Hatice Batırır: O zaman çocuklarımızın biri 2.5 yaşında, biri 4 aylık. Yıllarca mücadele verip ancak geçen sene maaş bağlatabildim. Şu yaptı demiyorum ama haber çıkmadı eşimden. Firar dediler. Onca yıl çocuklarını sormaz mı?”

        ***

        Böyle işte.

        Öğretmenlerin hatırası nedir; öğrencileri nasıl hatırlar?

        Süleyman’ın 57’sinde cesedi bulundu. Ama Davut, Seyhan büyüdü mü, 13’ünde, 14’ünde mi kaldı kemikleri?

        Hadi bu kayıplara toprak attı devlet; uzman çavuşunu da mı merak etmedi?

        Hiç mi merak etmedi, 2,5 yaşında bir minik, 4 aylık bir bebekle bir kadın ne hale geldi, diye?

        Demek, o komutanlar da artık birer seçilmiş başkan.

        Demokrasi böyle, demokratik hukuk devleti böyle bir şey işte!

        ***

        13, 14’ünde Seyhan’ı bu sütundan da bildiniz mi?

        Babası Ramazan Doğan “Cumartesi Annesi” idi. Çünkü, evladını ararken, evlatları gibi işkenceden geçirilmiş karısı ölmüş, “Kayıp her çocuğun anneliği”ni ona miras bırakmıştı.

        Başbakan ,“Ne yaptıklarını bilmiyorum. Birileri kullanıyor” dediğinde şöyle seslenmişti: “Eskiden karım Asiye gelirdi buraya. Seyhan diye diye öldü. Başbakan ne yaptığımı bilmiyorsa, söyleyeyim: Oğlumun kemiklerini arıyorum!”

        24 gün sonra da kalbi durdu.

        Oğlunun peşinden gidiverdi.

        Cumartesileri Galatasaray Lisesi önüne, şimdi 12 yaşında olan Hevi geliyor artık; babası Kadri Doğan’la. İlk babaannesiyle gelmişti; o öldü. Sonra dedesiyle geldi; o da öldü.

        Hevi, uzman çavuşun yetim çocuklarından daha küçük; ama seneye, hiç görmediği amcası Seyhan ile aynı yaşta olacak!

        Adı “Umut” demek.

        Acılar gibi kuşaktan kuşağa devredilecek.

        http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/546289-oglumun-kemiklerini-ariyordum-artik-oldum

        Akbaba piyasa

        Whitney Houston’ın ölüm haberinden tam 30 dakika sonra…

        Ultimate Collection” CD’sinin fiyatı da yüzde 62 zamla 8 dolardan 13 dolara fırlatılmış.

        Piyasanın görünmez sihirli eli: Trajediden anında kâr!

        Tepki üzerine Sony “yanlış için” özür zorunda kalmış.

        İnsanın eti de piyasanın, kemiği de!

        Kemirecekler çünkü.

        Diğer Yazılar