Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 

Yok, bu kez “dışarıdan” küçük, tarihi-güncel bir misal-masalla yetineceğim.

Buradaki devamlılıkları biliyorsunuz zaten.

Kimimiz bayılır, kimimiz öğrendikçe ayılır.

Şu sıra Silvan’da olan biten ne varsa, “devamlılık”tır mesela!

***

Geçenlerde ortaya çıktı ki, Almanya Devleti hala “Yabancı faşistler”e sosyal yardım yapıyormuş.

Yani faşizmin beşiklerinden olmuş, Avrupa’yı (ve dünyayı) yangına sürüklemiş, ırkçılık-soykırım cinneti geçirmiş ve işgal sonrası “faşist propagandayı yasaklamış” bir devlet.

Almanya’da sol parti Die Linke tarafından ortaya çıkartılan şu:

Almanya Devleti, Merkel iktidarı da “Nazilerin Alman ordusu yanında çarpışmış bazı İspanyol faşistlere emekli, dul ve yetim maaşı ödemeye devam ediyor.”

***

Üstelik bu “sosyal yardım” Nazilerin koyduğu bir şey değil, 1962’de, ABD-İngiltere-Fransa (ve Sovyetler) gözetimindeyken Federal Almanya Devleti’nin verdiği bir hak.

Neyin karşılığında?

O dönem “İç savaş, askeri darbe, faşizm” sülalesinin en kadim, en sıkı, en kararlı örneği olarak yaşamaya devam eden Franco İspanya’sı ile karşılıklı anlaşma sonucu.

Faşist Franco Rejimi, destansı “enternasyonal” mücadelesi kadar birbirlerine de girmiş, Stalin tarafından ihanete uğramış çeşitli “Sol”ları yenip İspanya’yı gasp ettiği iç savaşta Nazi Almanya’sının savaş uçaklarından da büyük yardım görmüştü.

Esasen, Naziler ilk önemli provalarını da İspanya’da yapmıştı.

Guernica’dan da biliriz ya!

İşte o dönemin hatırına…

1960’lar başında “hala faşist” olan İspanya’nın, General Franco’nun o günlerdeki kimi Alman pilotuna veya ailesine “emeklilik maaşı” bağlamasının karşılığında, “faşizmden çıkmış Almanya demokrasisi” de bazı İspanyol askerler ile ailelerine maaş bağlamış.

O İspanyol askerler, “Mavi Birlik” adı altında, 47 bin kişilik bir kuvvetle Nazilerin özellikle Doğu Avrupa ve Sovyetler’deki harekâtlarında yer almış ve yarısı Sovyet topraklarından dönememiş.

***

Bu küçük, tarihi-güncel örneğe ister “sosyal güvenlik” deyin, ister “devletlerin derin devamlılığı”, ama onca çile, çaba, kanun ve lafla “tarihe gömülen faşizm”in dahi vefa gördüğünü gösteriyor!

Şimdi belki Almanya ve İspanya parlamentolarındaki tepkilerle bu uygulama sona erecek. Belki faşizmle ilgisi dahi olmamış eşlerin, çocukların aldığı avrolar kesilecek.

Ama benim anladığım şu:

Devlette devamlılık başka bir şey!

Devletlerin o çok lanetledikleri faşizmle, faşizanlıkla derinden bağları da!

En masum sosyal güvenlik-vefa işlerinden, en çetrefilli numaralara kadar.

 

 

VEFA DEYİNCE... O ŞİMDİ ÇAY DEMLİYOR! 

Fotoğrafta çay ocağındaki kişiyi bildiniz mi?

Nereden bileceksiniz, dert etmeyin.

Kendisi uzman çavuşluktaki başarısıyla astsubay olmuş, Hudut Karakolu’nda Işid ile mücadelesinde, gidip gelen trafiğinde yakaladığı (ama sanırım serbest bıraktırılan) elemanlarla dikkat çeken, ama esas yine böyle bir kovalamada sınırı biraz geçince Işid’in rehin aldığı Özgür Örs.

Başbakan Davutoğlu “Rehin alınan astsubayımızın başarılı bir operasyonla kurtarılıp yurda getirildiğini” müjdelemiş, “ailesine, milletimize, TSK’ya” seslenerek “Gözümüz aydın” demişti.

Sonra, burada epeyce yazdım, Astsubay Örs ordudan atıldı.

Musul Konsolosluğu rehinelerini alınlarından öperek karşılayan devlet onu kovdu.

Başbakan müjdesini unuttu herhalde.

Atılma gerekçesi “Mukavemetsiz teslim olup terör örgütü propagandasına vesile olarak TC ve TSK’nın itibarını düşürmek” diye ilan edildi.

Sanki Konsolosluk ile Süleyman Şah Türbe arazisi olan “Vatan toprağı” mukavemetsiz teslim edilmemiş, ama onlar “kahraman” sayılmamış gibi!

Kovarken, tabii usul gereği, er yaptılar. Bir yeni doğmuş bebeği, bir de minik evladı vardı. Yine var tabii.

Onların rızkı şimdi böyle çıkıyor.

Devlette devamlılık” bir de böyle bir şey işte!

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!