Medya Tavşanı şapkadan yine kimlik çıkardı.

Dedi ki “Türklükten istifa edeceğim”!

Sebebi, ki iki dakikada unutur, kimi şöhretin “İmralı süreci”ne destek vermesiymiş.

Arkadaşın kara kutusunda ilk kez “istifa” diye bir şey gördüm.

Onca insan hayatını karartırken istifa etmek hiç geçmemişti yumoş kalbinden.

Hürriyet’i içindekilerle birlikte satılacak hale getirdiğinde de istifa etmedi; satın alan kovacağım dediğinde de, amirinden en ağır lafları işittiğinde de.

ANAP’ın güneşli bakanı azarlarken de, AKP ayazında fırça yerken de.

Ne paşalarla ne maşalarla haşır neşirlik utandırdı da i’sini bile aklına getirebildi.

İstifa ancak her cins istifade içinde mevcudiyet bulabildi onun medya ahlakında!

 

***

 

Ne manşetleri yüzünden sürgünde ölmek zorunda kalanlar, ne cezaevinde yanık cesedine bile mermi sıkılanlar, ne hedef yapılanlar istifa ilhamı verebilmişti.

Ne iktidar kıyakları, ne 28 Şubat ayakları, ne koalisyon kaydırakları.

Ne onca siyaset mühendisliğinden, iktidar dizaynından, 2001 krizi öncesi pembe ekonomi boyamaktan, ne onca insanın işsizliğinden, ne Başbakanlıkta özel kanun veya devalüasyon tüyosu dilenmekten bir utanç hasıl olmuştu!

 

***

 

Şimdi demiş ki, Türklükten istifa edeceğim.

Eyüp Can da, canı ya; aynı gün cevap vermiş, çünkü o yazı yayınlanmadan onu aramış, nasıl oluyorsa bu muhabbet kuşu polemikler; Eyüp Can da Tavşancan’a diyor ki “İstifa edin demedik ki!”

Şunu dese daha iyiydi:

Yahu bunca sene memleketin, medyanın içine ettiniz de, hadi ötekiler bir yana, onca insan “Türklük”ten istifa etti mi!

 

***

 

Kendisiyle benzer “millî”tan görüşleri de savunmuş kıdemli bir gazeteci, Ayşenur Arslan CNN’den çıkarıldı diye mahallesinde iki kelimecik direniş yapsaydı ya müstafî “Türkiye Türklerindir”!

Onca tasfiyenin içtihadı olarak patronu diyor ya, “Tarafsız olun dedik, bazıları militan oldu.”

Buna kızıp alınıp öfkelenip istifa etseydi ya.

Öyle ya, Arslan “militan, partizan” oluyor ama iktidarın göbeğinden, Başbakan’ın gölgesinden gruba tayin olmuş, medya mahallesine efendiden müfettiş kılınmış Akif Beki “aslan tarafsız gazeteci” oluyor!

(Hoş, mahalle maçında Beki kabullenen kaleci, penaltı verilince neye itiraz edecek!)

TÜSİAD üyesi, en büyük patron örgütünün militanları Özkök, Mutlu ve şirketlere, bankalara kanka nicesi hem tarafsız, hem sağ kol, sol kol, başparmak filan oluyor; ama ötekiler (ki çoğuyla ne kafam, ne gönlüm, ne yüreğim uyuşur) şimdi militan ilan edilip lanetleniyor.

Grubun doktor yazarı ve benzer tacirler; ürün, şirket reklamı, “marketing” yapıp tarafsız; ama ötekiler militan!

Genelkurmay andıçları, koalisyon bildirileri, manipülasyon haberler, iktidar yalakalıkları yayınlamak tarafsızlık…

Ama andıççılığın, manipülatörlüğün, Tufan operatörlüğünün, 28 Şubatçılığın, 27 Nisancılığın ciddi kısmını birlikte kotardığın eski gözdeler şimdi militan!

 

***

 

Sen ve o cepheden şu cepheden benzerlerin hiç istifa etmesin Tavşancan; istifaya ne gerek, sayenizde herkese istifra gerek!

 

 

 

İspiyon Merkezi!

 

 

“Sayın Talu; nisanda subaylara zam yapılıp astsubaylara yapılmaması üzerine sosyal medyada ‘Bu Kadarına Pes hareketine bağlı olarak BİMER’e sorular sordum.

Bu eşitsizlikten Sayın Başbakan’ın haberi var mı? Varsa eşitsizlik rahatsızlık veriyor mu?.. gibi sorular.

Tabii açık kimliğimle yazmıştım. E-devletten izledim. BİMER’den Milli Savunma’ya, oradan Kara Kuvvetleri’ne gönderildi.

İki kez Doğu, Güneydoğu hizmetinde toplam 5 yıl bulunmuştum. 3’üncünün geldiğini biliyordum. Üçüncüde, nispeten iyi, terörü az sayılabilen yerlere, rütbe ve yaşa uygun yapıldığını da bilirim.

Mayısta tayinim, hizmet sürem, son 15 yıl personel-özlük işlerinde çalışmam, kurslarımın aksine Dağlıca’ya çıktı. Çoğunluk yarbay ve albay emrinde çalışmıştım. Tayinim üs bölgesi üsteğmen emrinde ikmal astsubayı çıkarıldı.

Medeni ve yasal yola başvuran, BİMER hakkı kullanan bir astsubayın hak arayış mücadelesinin sonu.

Hak aradın, al sana hak! dediler. Ben de 42 yaşımda emekli oldum!

Mustafa Doğan”

 

***

 

Ana fikir 1: Astları nasıl altta görüyorsa, Hakkari’yi, Dağlıca’yı da öyle görüyor o kastlar!

Ya dai: Kastlar Hakkari’yi, Dağlıca’yı nasıl görüyorsa, astları da öyle görüyor!

 

Ana fikir 2: Askeri vesayet bitti diyenler askeri esareti koyulaştırıyor!

İşte Genelkurmay mamulü, iktidar patentli, Cumhurbaşkanı onaylı Askeri Disiplin Kanunu. Mobbingi, hakareti, hor görmeyi makbul kılan, intiharı makul kılan muhteşem mutabakat!

 

 

Buluşma

 

İzmir Küçük Millet meclisi, “İzmir barış istemiyor” algısını silmek için Diyarbakır ve İstanbul KMM’leri ile buluşuyor.

1 Mart Cuma: İzmir KMM toplantısına, Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir’i davet ve ev sahipliğinin de İzmir Belediye Başkanı Kocaoğlu’na önerilmesi.

2 Mart Cumartesi: Diyarbakır KMM toplantısına Kocaoğlu’nu davet ve ev sahipliğinin Baydemir’e önerilmesi.

3 Mart: İstanbul KMM’ye Baydemir’i davet ve ev sahipliğinin İstanbul Belediye Başkanı Topbaş’a önerilmesi.

Yerelden hem bireye hem genele bir barış yolculuğu çabası.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!