Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçtiğimiz Pazar öğleden sonra Ajax ile AZ Alkmaar arasında oynanan maçta penaltı atışını kurtardıktan sonra topu tiplemeye çalışan Luis Suarez'in dizi başına gelen ve ciddi bir biçimde sakatlanan Alkmaar'ın kalecisi Joey Didulica'nın talihsizliği sona erecek gibi gözükmüyor... 14 dakika boyunca sahada yatarak tedavi gördükten sonra Ajax taraftarlarının ayağa kalkarak alkış tuttuğu ve sedyeyle ambulansa uğurladığı Didulica, hastaneden çıkmasına rağmen bakım altında tutuluyor. Takımının şampiyonluk kutlamaları yaptığı sırada hastanede yatan Didulica, 2,5 yıl önce de buna benzer bir olay yaşamıştı. 22 Ekim 2006'da oynanan PSV karşılaşmasında çok yakın mesafeden Jason Culina'nın vurduğu sert şut, Didulica'nın suratında patlamış ve uzun bir müddet hafızasıyla ilgili sorunlar yaşayan file bekçisi, 8 Mart 2009'daki NEC maçıyla sahalara geri dönüşünü gerçekleştirmişti. 31 yaşındaki Avustralya doğumlu Hırvat kaleci, o günleri bir röportajında şöyle anlatmıştı: "İlk dört gün boyunca eşimin ve kızımın kim olduğunu hatırlayamamışım. Çok korkutucu bir durum; bilincinizin yerinde olduğunu bilseniz bile size ne olduğunu hatırlamıyorsunuz" Geçmişte kısa süreli de olsa hafıza kaybı geçiren biri olarak Didulica'nın ne dediğini çok iyi anladığımı belirtip, söyleşisindeki diğer satırbaşlarına dönelim: "İlerleyen aylarda da öyle bir baş ağrısı yaşıyordum ki sanki biri gelip sizin kafanıza 12 saat boyunca çekiçle vuruyor. Aylarca, birkaç saat rahatlayabilmek için en az beş ilaç içmek durumunda kalmıştım. Hayatımın en kabus dolu günleriydi." Takımının 3-1 yenik götürdüğü bir maçın son anlarında bir gol daha yememek için uğraş verirken, topun suratına şiddetli bir şekilde çarpması sonucu 2,5 yıl gibi hiç de kısa sayılamayacak bir süre sahalardan uzak kalan Didulica, bu sefer futbola devam kararı alır mı bilinmez. Zira, doktorlar her ne kadar kafatasında bir kırık ya da çatlağa rastlamadıklarını açıklasalar da daha Didulica'nın göreceği ne nörologlar, aynı psikolojiyi tekrar yaşamaması için onu iknaya hazırlanan ne psikologlar var... Görünen o ki talihten yana pek şansı olmayan Didulica'nın bu psikozu aşması pek kolay olmayacak...

        Kasktan vazgeçemiyor

        Didulica'nın sakatlığından bahsetmişken Chelsea kalecisi Petr Cech'i de unutmamak gerek. 14 Ekim 2006'da yani Didulica'nın geçirdiği uzun süreli rahatsızlığın sekiz gün öncesinde Reading'le oynanan maçın daha ilk dakikasında rakip oyuncu Stephen Hunt'ın dizi başına gelen Cech'in kafatasında çatlaklar belirlenmişti. Doktorların, "Ölüm tehlikesini atlattı" raporunu vermesinin üç ay sonrasında 20 Ocak 2007'de tekrar Chelsea kalesine bu sefer kafasında koruyucu kaskıyla dönen Çek kaleci, o gün bugündür bu kaskı başından çıkarmıyor. Kaskı psikolojik olarak daha iyi hissedebilmek için taktığını belirten Cech, bir röportajında, "Bir gün tüm kaleciler sahaya benim gibi koruyucu kaskla çıkmak zorunda kalacak" demişti.

        Horoz daha ötmemişken

        İngiltere'deki Rezerv Lig, her ne kadar birebir mukabelesi olmasa da bizim PAF Ligi'yle aşağı yukarı aynı öneme sahip Gerçi PAF'ta Ligi'nde yaş sınırı var, buna karşın Rezerv Lig'de herhangi bir sınır yok. İş Rezerv Lig'le PAF Ligi'ni karşılaştırmaya geldiğinde aradaki büyük fark ortaya çıkıyor. Lig maçları akşa,m oynanırken, pAf Ligi'ndeki genç futbolcularımız sabahın köründe yeşil çimlere çıkıyorlar. Örneğin bu hafta oynanan Hacettepe-Büyükşehir Bld ve G.Birliği-Gaziaantep maçları sabah 9.30 Kayseri-Konya, Kocaeli-Antalya ve Bursa-Denizli maçları sabah 10'da başladı. Ne dersiniz; uykusunu alamamış, mahmur bir şekilde sahaya çıkmak zorunda bırakılana topçulardan, yeni bir Arda çıkar mı?..

        Diğer Yazılar