Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        PAZAR gününden, bu yazıyı yazdığım saate kadar “korkunç gerçekleri” TV ekranlarımızda sizlere aktarmaya çalışıyoruz. Olay o kadar basit ve net ki; birileri halk sağlığını hiçe sayarak, ürettikleri “kolalı içeceklerde, çikolata ve bisküvilerde” Avrupa-Amerika standartları dışında “GDO’lu enzimler ile elde edilmiş nişastalı şeker” kullanıyor! Peki Türk devleti ne yapıyor? Bakanlar Kurulu kararı ile “% 10 olan kotayı % 15’e çıkarıyor”! Halkın sağlığını “bozun” diyor!

        Sonuç: Yayınlarımıza onlarca profesör katıldı. Tablo tek kelimeyle korkunç! Ben bugünden sonra bazı markaların ürettiği kolalı içecek, çikolata-şekerleme gibi ürünleri asla ama asla tüketmeyeceğim! Size de şiddetle tavsiye ederim...

        CİNE5 100 milyon TL-100 milyon dolar bandında satılmalı! Aşağı satılırsa şüphe doğar!

        HESAP çok zor değil; oturmuş, gelir-kâr dengesi “normal” sınırlar içinde olan bir ulusal haber veya eğlence kanalını bugün 300 milyon TL’den az fiyatla değerleyemezsiniz. CİNE5 de “ulusal bir kanal”! tek eksiği “ruhu yok”, teknik olarak geride kalmış ve insan kaynağımarka değeri başlığı altında sorgulanabilecek sorunları var. Bütün bunları “fiyatlayıp” orta vadede yarışacağı emsalleri ile kıyaslayınca, alınacak referanslara ve ekonominin durumuna göre 100-150 milyon TL arasında fiyatlanması gerekir. İddialarına göre TMSF’nin de bu yönde hazırlattığı “değerleme” raporları var!

        Sonuç: Alıcı kim olursa olsun bu fiyat geçerli olup, satılanın DEVLET malı olduğu gerçeği asla değişmez! Satanlara DUYURULUR! Pazarlık usulü ortaya çıkacak her düşük fiyat şaibe yaratacaktır!

        Aydın Doğan ve Mehmet Nazif Günal’a soruyorum: Siz de aynı fikirde misiniz?

        VE devam ediyorum; bu adam hakkında gereğini yapmaz ve “bir coğrafyanın insanlarının” ensest kavramı ile özdeşleştirilmesine izin verirseniz, siz ikiniz de bu suça ortaksınız ve “bunu tasdik ediyorsunuz” demektir! Sevgili dostlar, yazı KORKUNÇ! Adamın biri çıkıyor ve kendini o insanların çok üstünde görerek, Türkiye coğrafyasının “insanlarını-bizim insanlarımızı” ensest ile özdeşleştiriyor. Söylediğinin hiçbir gerekçesi, en küçük bir “kabul edilebilir” mantık kırıntısı yok! Eldeki tek veri bu adamın canının böyle istemesi... Doğu ve Güneydoğulu vatandaşlarımıza “ensest” kavramını yakıştıran bu arkadaş kim inanın bilmiyorum. Belli ki “bilinmek” istiyor ve böyle çıkıyor ortaya! O “çıktı”, bizler de öğrendik, böyle bir yazar-TV programcısı varmış! ÇIKMAZ OLAYDI!

        Bu noktada bu arkadaşa gazetesinde yazı yazdıran aslında kendi de bu arkadaşın “ensest” vurgusu yaptığı bölgeden Doğu Anadolu bölgesinden Gümüşhane’ye gelme olan Aydın Doğan’a ve en yakın-bana göre en değerli çalışma arkadaşı Abiş Hopikoğlu o bölgeden olan Nazif Günal’a soruyorum: Bu ahlaksızlığa, bu aşağılamaya, bu suçlamaya, bu bölgeye göre insanı küçük görmeye “sessiz” kalarak onay mı veriyorsunuz! Soruyorum: TASDİK mi ediyorsunuz!

        Sevgili dostlar, OLAMAZ! Kabul edilemez! Türkiye’min insanları “orası-burası” diye ayrılarak, o bölgeleri sadece haritadan görenler tarafından böyle hakarete maruz bırakılıp, aşağılanamaz! Ve en önemlisi bu “aşağılamakaralama” basın yoluyla halka servis edilemez! Sonuç: Hayatta her şeyin bir bedeli vardır! Medya patronlarının sorumluluğu gereği “kabul edilemez” hatalar yapanlara Türk halkına saygı gereği, yaptıklarının faturasını önlerine koymalarıdır. Bu noktadan sonra bu arkadaş Türk halkı önüne çıkamaz, çıkmamalıdır... Bu noktadan sonra bekleyip göreceğiz; bu adamı Türk halkına pazarlayanlar “ne kadar sorumlu sahipler” veya değiller! Konunun peşini bırakmayacağım... Bir not da Posta Gazetesi yazı işlerine; böyle bir yazıyı “gazeteye koymayacak” ortak bir aklınız yok mu! Oyun mu sanıyorsunuz bu işleri!

        Not: O bölgelerin insanlarına da sesleniyorum: Buna tepki vermezseniz, bu yakıştırmaların sonu gelmez! Sesinizi çıkarın ve bu adamı sizin karşınıza koyanlara tepkinizi iletin...

        Diğer Yazılar