Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BİRKAÇ gündür yazılarımda Türkiye'nin "emlak değerlerinden sermaye piyasalarına" kadar "ucuz" hatta "çok ucuz" olduğunu yazıyorum. Bu tezim üzerine de sizlerden birçok soru geliyor ve en çok da "Doğru mu anladık" vurgusu var.

        Sevgili Dostlar, EVET bir daha yazıyorum; YENİ DÜNYA DENKLEMİ içinde yeniden FİYATLANAN-FİYATLANACAK Türkiye gerçeğine göre, bugün gördüğümüz fiyatlar hâlâ yolun başında!

        Tezime itiraz edenler en çok şu iki detaya takılıyorlar; cari açık patlayacakmış ve krediler sona gelmiş. Bu söylemleri son yıllarda özellikle 2001 sonrası o kadar çok duyduk ki! 2001 'de "Türkiye bitti" denen noktada yapılan banka ve şirket satışlarına bakın ve o malları satanlara sorun bakalım; aynı fiyattan geri alabilirler mi? Hatta iki katına almayı bir deneyebilirler mi?

        Sonuç: Türkiye'ye "klasik" paradigma eşliğinde bakanlar, her zaman kriz görürler! Türkiye ve Kıbrıs adasının bizim kontrolümüzdeki bölümü gelecek 40 yılın dünya üzerinde en çok kazandıracak alanları! Bu sözlerimi yazın, bir 10 yıl sonra görüşelim...

        ***

        İstanbul'da 'değnekçi şiddeti' tam olarak ne zaman bitecek?

        DÜN Habertürk Gazetesi'nde "Eminönü'nde değnekçi dehşeti" başlıklı haberi okuyanlar benim gibi mutlaka dehşete kapıldılar. Bu arkadaşın açtığı ateş sonucu oradan geçen bir turist de hayatını kaybetti ve dünya bir kere daha "Türkiye işte ne olacak" dedi!

        Sevgili dostlar, Belediye son dönemde gerçekten İSPARK adı altında önemli adımlar attı ve değnekçiliğin önüne büyük ölçüde geçildi. Geçildi ama bazı bölgelerde hâlâ mafya usulü örgütlenme devam ediyor ve Belediye iki tip yere asla dokunamıyor. Dokunulamayan ilk yer; büyük-hatırlı restoranların önleri, bunlardan en önemli örnek Bebek Balıkçısı, Belediye buradaki boş alana İSPARK tabelası dikti, fakat sonra ne hikmetse kaldırdı ve orayı restoranın değnek takımına emanet etti, bu tabelanın kalkışı çok şüpheli bana göre! İkincisi de Karaköy-Eminönü gibi polis zoruyla ele alınması gereken yerler, buralarda da başarı tam olarak asla sağlanmış değil...

        Sonuç: Son 9 yıldır Türkiye'yi yöneten siyasi otoritenin en büyük başarısı "Bu topraklar üstünde en güçlü yapı devlettir" sözünü hayata geçirdiler ve Türk halkını bu ilkeye inanır hale yeniden getirdiler. Şimdi bu sözün İstanbul sokaklarına da tam olarak hâkim olma zamanı! Hiçbir restoran, hiçbir kurum devletten daha "hatırlı", daha güçlü olamaz! Kural varsa her yer için geçerlidir! İstanbul'da devlet otoritesini temsil edenlere duyurulur!

        Son söz: İstanbul'da denizlerde de tam bir mafya hâkimiyeti var! Kıyılar her türlü teknenin işgali altında ve bu teknelerin oraya konma ücretlerini "değnekçiler" tahsil ediyor! Bu konunun da bir an önce düzenlenmesi ve denizlerin Türk halkına geri verilmesi gerekli!

        ***

        Ali Sami Yen'in yerine park yapacak bir devlet aranıyor

        TÜRKİYE gençleşiyor, büyüyor, uçuyor... İstanbul, Türkiye'nin en büyük şehri, gözbebeği ama bu ülkenin halkına yeşil alan armağan edecek gücü yok! Yok mu? Bence var! Bu ülkenin, insanlarını müteahhitlerin izin verdiği yeşil alanlar içinde nefes almaya sevk edecek kadar zaafa düştüğünü sanmıyorum!

        Sevgili dostlar, Sami Yen arazisi yargı kararlarına da uygun olarak acilen park haline getirilmeli ve oraya çivi bile çakılmasına asla izin verilmemeli. Burası yeni dünya düzeni içindeki yeni İstanbul görünümü açısından çok önemli ve bu alan mutlaka halka armağan edilerek Türkiye'nin sadece paraya, ranta değil vatandaşının sağlığına her anlamda önem verdiğinin simgesi olarak düzenlenmeli.

        Sonuç: Amerikalı aptal değil mi! New York'un en güzel yerini park olarak saklamış! Binayı herkes yapar ama her ülke vatandaşının akıl, ruh ve beden sağlığına sahip çıkacak olgunluğa erişemez! Haydi Türkiye göster bu yüzünü!

        Diğer Yazılar