Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BU akşam Sansüzsüz'de konuğum olan Alev Alatlı, Rüya ve Kâbus romanlarında bana "yeni dünya düzeni" kavramını ilk defa sorgulatan ve romanlardaki ilginç detayları yıllar sonra hayata geçmiş görünce "Vay be!" dedirten bir isim... Alatlı'nın son tezi de oldukça ilginç: Dünya genelinde turbo kapitalizmin hayata geçirilmesi için dinlerin ve ulus devletlerin yıpratılması lazım ve bu süreç uzun yıllardır devam ediyor, daha da sertleşecek!

        Sevgili dostlar, detaylı düşününce Alatlı'nın tezi yerine oturuyor. 2001 -11 Eylül sonrası özellikle Batı dünyası tarafından İslam ve terör kavramlarının ısrarla birlikte anılması, medyada birlikte sorgulanması ve ortaya atılıp zorlanan "dünya üzerinde en büyük sorun Ortadoğu kaynaklı İslami terör" tezi, düşünenlere çok şey söylüyor. Aynı derecede olmasa bile Mel Gibson gibi isimlerin dahi alet olduğu kendi dinlerine yönelik "acabaları" yerleştiren filmler, programlar, kitaplar da az değil! Peki dinlerle ilgili olumsuz propaganda yapılırken dünya genelinde en çok pompalanan ne? Ruhçuluk, spiritüel kavramlar ve "doğayı yaratıcı yerine koymaya çalışan" zorlama çalışmalar... Evrim ile ilgili yapılan büyük reklam kampanyalarını ve bunu zorla okullarda kabul ettirme çalışmasını da unutmamak lazım! Bu süreç içinde dikkat çeken diğer bir detay da ulus devletlerin küresel aktörler tarafından esir alınması veya yok edilmesi! Son örnek; Yunanistan! AB, IMF ve diğer "leşçiler" tarafından sessiz sedasız yutuldu gitti!

        Sevgili dostlar, Türkiye aynı atağı 2001 yılında yaşadı. Finansal kriz ile boyunduruk altına alınan Türkiye'ye "sahip" gönderildi ve 2001-2002 Kasım arasında "sahip" her şeye sahip oldu. 2003'te Türk askeri "çuval ile tanıştı" ve 2001-2007 arasında yukarıda anlattığım yapı Türkiye'yi kontrol altına almak için her şeyi yaptı. Yaptı ama olmadı! 2007'den itibaren bu düzenekten kurtulan Türkiye, 2009'dan sonra tam bağımsızlığını ilan etti ve Yunanistan için paylaşılmayla sonuçlanan süreç, burada yarıda kaldı ve geri döndü!

        Sonuç: Dünya "turbo kapitalizme doğru giderken" neler oluyor sorusunu çok detaylı bir şekilde sorgulamalı ve Türkiye adına neler yapabileceğimizi planlamalıyız. Bu geçiş sırasında planı ve programı olmayan bütün ulus devletler aynen Yunanistan gibi yutulup, parsellenecek!

        Son söz: Bu akşam Sansürsüz'de çok ilginç cümleler duyacaksınız. Bugünü, yarını değil, geleceği ve sistemi-düzeni sorguluyor-sanız, bekliyoruz!

        2012 MAYA kehaneti 'var olan sistemin' sonuna mı işaret ediyor?

        UZUN süredir düşündüğüm bir konuyu paylaşmak istiyorum. Mayalar 2012'de "dünyanın sonunun geleceğini ve takvimin biteceğini" bize miras bırakıp gittiler... "Son" dediler ama detayı belirtmediler. Aklıma bu noktada hep şu soru geliyor: "Finansal-sosyal-politik" sistemin "kıyametine" işaret etmiş olabilirler mi? Bence güçlü ihtimal ve işaretleri de çoğaldı! Sizler de üstünde düşünün, birlikte sorgulamaya devam edelim...

        Hürriyet'in 'Cüppesiz Ahmet'i' hemen satmış arkadaşlarını

        DENİZ Feneri soruşturması başlayıp özellikle "gözaltılar" gelince, Hürriyet'in "cüppesiz oğlanı" almış kalemi hemen eline; yok o sadece çalışanmış, o adamlarla asla organik ilişkisi olmamış, yok sermaye yapısına asla dahil olmamış...

        Ey Cüppesiz Ahmet, kız istemeye yeltenmeye, evlilik yapma hayali kurmaya gelince, ayağında beyaz çorapların kapı yalarken; "sonuna kadar organiktin" de şimdi mi "olmadığını" anladın? Bu ayıp sana fazlasıyla yeter! Yüzü bile kızarmayana daha fazla yazmaya gerek yok! Yuh sana yuh!

        BU akşam Sansüzsüz'de konuğum olan Alev Alatlı, Rüya ve Kâbus romanlarında bana "yeni dünya düzeni" kavramını ilk defa sorgulatan ve romanlardaki ilginç detayları yıllar sonra hayata geçmiş görünce "Vay be!" dedirten bir isim... Alatlı'nın son tezi de oldukça ilginç: Dünya genelinde turbo kapitalizmin hayata geçirilmesi için dinlerin ve ulus devletlerin yıpratılması lazım ve bu süreç uzun yıllardır devam ediyor, daha da sertleşecek!

        Sevgili dostlar, detaylı düşününce Alatlı'nın tezi yerine oturuyor. 2001 -11 Eylül sonrası özellikle Batı dünyası tarafından İslam ve terör kavramlarının ısrarla birlikte anılması, medyada birlikte sorgulanması ve ortaya atılıp zorlanan "dünya üzerinde en büyük sorun Ortadoğu kaynaklı İslami terör" tezi, düşünenlere çok şey söylüyor. Aynı derecede olmasa bile Mel Gibson gibi isimlerin dahi alet olduğu kendi dinlerine yönelik "acabaları" yerleştiren filmler, programlar, kitaplar da az değil! Peki dinlerle ilgili olumsuz propaganda yapılırken dünya genelinde en çok pompalanan ne? Ruhçuluk, spiritüel kavramlar ve "doğayı yaratıcı yerine koymaya çalışan" zorlama çalışmalar... Evrim ile ilgili yapılan büyük reklam kampanyalarını ve bunu zorla okullarda kabul ettirme çalışmasını da unutmamak lazım! Bu süreç içinde dikkat çeken diğer bir detay da ulus devletlerin küresel aktörler tarafından esir alınması veya yok edilmesi! Son örnek; Yunanistan! AB, IMF ve diğer "leşçiler" tarafından sessiz sedasız yutuldu gitti!

        Sevgili dostlar, Türkiye aynı atağı 2001 yılında yaşadı. Finansal kriz ile boyunduruk altına alınan Türkiye'ye "sahip" gönderildi ve 2001-2002 Kasım arasında "sahip" her şeye sahip oldu. 2003'te Türk askeri "çuval ile tanıştı" ve 2001-2007 arasında yukarıda anlattığım yapı Türkiye'yi kontrol altına almak için her şeyi yaptı. Yaptı ama olmadı! 2007'den itibaren bu düzenekten kurtulan Türkiye, 2009'dan sonra tam bağımsızlığını ilan etti ve Yunanistan için paylaşılmayla sonuçlanan süreç, burada yarıda kaldı ve geri döndü!

        Sonuç: Dünya "turbo kapitalizme doğru giderken" neler oluyor sorusunu çok detaylı bir şekilde sorgulamalı ve Türkiye adına neler yapabileceğimizi planlamalıyız. Bu geçiş sırasında planı ve programı olmayan bütün ulus devletler aynen Yunanistan gibi yutulup, parsellenecek!

        Son söz: Bu akşam Sansürsüz'de çok ilginç cümleler duyacaksınız. Bugünü, yarını değil, geleceği ve sistemi-düzeni sorguluyor-sanız, bekliyoruz!

        2012 MAYA kehaneti 'var olan sistemin' sonuna mı işaret ediyor?

        UZUN süredir düşündüğüm bir konuyu paylaşmak istiyorum. Mayalar 2012'de "dünyanın sonunun geleceğini ve takvimin biteceğini" bize miras bırakıp gittiler... "Son" dediler ama detayı belirtmediler. Aklıma bu noktada hep şu soru geliyor: "Finansal-sosyal-politik" sistemin "kıyametine" işaret etmiş olabilirler mi? Bence güçlü ihtimal ve işaretleri de çoğaldı! Sizler de üstünde düşünün, birlikte sorgulamaya devam edelim...

        Hürriyet'in 'Cüppesiz Ahmet'i' hemen satmış arkadaşlarını

        DENİZ Feneri soruşturması başlayıp özellikle "gözaltılar" gelince, Hürriyet'in "cüppesiz oğlanı" almış kalemi hemen eline; yok o sadece çalışanmış, o adamlarla asla organik ilişkisi olmamış, yok sermaye yapısına asla dahil olmamış...

        Ey Cüppesiz Ahmet, kız istemeye yeltenmeye, evlilik yapma hayali kurmaya gelince, ayağında beyaz çorapların kapı yalarken; "sonuna kadar organiktin" de şimdi mi "olmadığını" anladın? Bu ayıp sana fazlasıyla yeter! Yüzü bile kızarmayana daha fazla yazmaya gerek yok! Yuh sana yuh!

        Diğer Yazılar