İMKB'de ortaya çıkan korkunç gerçekler!
İMKB'de "yönetim gitti, sular duruldu" sanmayın!
Detaylara özellikle biraz geniş bir açıdan bakınca "sermaye piyasalarımız" açısından durum hiç de parlak değil!
Neden mi? Çok kısa olarak arz edeyim:
1- Dünya "elektronikleşmeye" giderken, İMKB son yıllarda aldığı 100'ün üstünde yeni personelle 500 kişiye yaklaşmış durumda. Bir uzmanın ortalama maaşının "5000-8000" TL arasında olduğunu, bir bölüm müdürünün milletvekilinden fazla maaş aldığını düşünürseniz, sırtımızdaki yükü daha iyi anlarsınız.
2- Dünya borsalarında "memur" diye bir kavram yokken, İMKB'deki personelin yarısından fazlası "memur".
3- İddialar korkunç. İşe alınanlar arasında "yönetimin şoförünün-kuaförünün" karısı-kızı-kardeşi olduğuna dair çok net bilgiler var.
4- İMKB'deki hisse senetleri piyasasından elde edilen komisyon "binanın elektrik parasını" karşılamıyor!
5- Korkunç bir iddia ama maalesef doğrulanmış durumda; dünya genelinde işlem salonları kaldırılırken İMKB yönetimi "700-800 bin dolara" işlem salonlarını "güzelleştirme-yenileme" çalışması başlatmış durumda. Bu para henüz ödenmemiş, KURTARILABİLİR!
6- İMKB'nin katıldığı son organizasyonda, kongre merkezinde kullandığı "stantlar ve dekorlar" için 3 günde 300 bin doların üstünde bir harcama yaptığı iddia ediliyor.
7- İMKB'nin en önemli gelir kaynağı; devlet borçlanma senetleri "trade'i" üzerinden alınan komisyon. Bu işlemin İMKB'de yapılması ve "maliyetin artırılarak komisyon" ödenmesi kadar anlamsız bir "durum" olamaz. Boşuna "maliyet artıyor", konunun İMKB ile alakası yok.
8- Binanın işletme maliyeti korkunç boyutlara ulaşmış durumda. İMKB gibi bir borsanın dünya genelinde "büyüklüğü" bir oda-server'lar ve 30 kişiyi geçmezken, binaya giren "broker"lar ile birlikte "500-1000 arası" kişinin çalıştığı bir yer! Dünya genelinde hiçbir borsa binasında böyle bir saltanat yok!
Sevgili dostlar, yukarıda yazdıklarım kaba detaylar. Sermaye piyasamız ve özellikle "organize piyasalarımız" ile dünya genelinden kopmuş ve son 3 yılda "YAPILAMAYANLAR" yüzünden çok geri kalmış durumdayız. Türkiye, İMKB gibi daha "en az 3 borsayı" bölgeye yönelik harekete geçirebilecekken, elindeki bir borsayı bile işletemez duruma düştü.
Sonuç: 2007'de 110 trilyon dolar işlem hacmiyle "rekor kıran" dünya borsaları toplam işlem hacmi, 2010'da yarısından da aşağı düşerken 2011 yılı 55-60 trilyon dolar arasında kapanacak. 2011 ve sonrasında dünya sermaye piyasaları her şeye rağmen "en şanslı" mecralar olmaya devam edecek. Türkiye'nin 2007-2011 arasında Amerika ve Avrupa gibi krize girmediğini de dikkate alırsak; İMKB'nin çok hızlı büyümesi gerekirdi. AMA OLMADI! OLAMADI! Şimdi oturup birlikte düşünelim; neden yapamadık?
Son söz: Türkiye, bırakın İMKB gibi "bir tek hisse senedi piyasasını", Ortadoğu ve Orta Asya'daki tüm ülkelerin şirketlerinin işlem göreceği "yeni organize piyasalar" yaratmalıydı, hâlâ da yaratabilir! Türkiye, SERMAYE PİYASALARINDA kullanabileceği potansiyeli ciddiye almıyor ve gerekli adımları atmıyor. Bizden söylemesi.
Google'a haraç vermeyeceğim!
HAKKIMDA arama yaptığımda neden "en olumsuz" haberlerin tepeleme önüme yığıldığını, oysa bazı gazeteci kardeşlerimiz hakkında "en güzel" sunumların nasıl sıralandığını hep merak eder dururdum! Şaka bir yana nedenini biliyorum, uzun süredir biliyordum ama sizlerle de paylaşmak istedim...
Sevgili dostlar, sebebi çok basit; "Google'a indiriyorsunuz" parayı, yani veriyorsunuz reklamı, "sizle ilgili ilk görmek istediğiniz" her şey diziliyor ilk sayfaya! Türkiye'de bazı isimlere baktım, ilk çıkan sayfa inanılmaz! Neyi pazarlamak istiyorlarsa "DOLDURTMUŞLAR" ilk gelen sayfaya!
Sevgili dostlar, internette hakkımda çıkan en "adi" iddiaları, haberleri de ilk sayfaya doldursa "Google'a bu haracı" ödemeyeceğim ve sizler "Yiğit Bulut" yazdığınızda bu uydurma haberleri, internet nehrinde saklanan kara ruhların iftira kampanyalarını okumaya devam edeceksiniz!
Yok GOOGLE kardeş, sana para, reklam yok! Elinden geleni yapmaya devam et. Para karşılığı arama sonuçlarını sıralayan bir "arama motoru ne kadar etiktir ve alınan bu paranın vergisi nereye ödenir" tartışmaya devam edeceğiz.