Nekahat dönemi sonbahar...
En sevdiğim mevsimdir sonbahar. Yazın telaşını, kalabalık sokakları bir nebze olsun sakinleştirir. Verdiğin kararları gerçekleştirmen için en doğru zamandır. Bütün senenin yorgunluğunun baş gösterdiği mevsimdir aslında. Yazın yoğun temposundan çıkıp da geceleri evde biraz miskinlik yapmak adına biçilmiş kaftandır.
YENİLENMEK İÇİN BİR ŞANS
Yağmur hızımızı keser, bizi evlere doluşturur. Yazın uluorta dolaşan bacaklarımız bir battaniyenin altında dinlenir. Her şey sarmalamaya başlar bizi. Battaniyeler, yağmurluklar, çoraplar, kazaklar çıkar meydana. Kendini en çok dinlemen gereken zamandır. Tabiat senin kendini duyman için sakinleşir. Yapraklar dökülür, çiçekler solar, ağaçlar güzelliklerini senden gizler. Bu giz hep hoşuma gitmiştir. Doğanın sana kendini hatırlatması için ortadan bir süreliğine yok olması gerekir.
Eve kapanmak sanıldığı kadar kötü değildir. Evler daha sıcak ortamlara gebedir. Sürekli dışarıda ve kalabalıkta olan insanlar evlerde toplaşmaya başlar. Huzur vardır sonbaharda. Çoğu insanın inandığının aksine yazın bittiğinin habercisi değildir. Isı en rahatsızlık vermeyen derecelere gelir. Bu, miskinlik ya da uyuşukluk gibi bir hali de beraberinde getirir. Ben bu adaptasyon sürecini çok seviyorum, kendimi yenilemek adına bir şans olarak görüyorum. Kendimi sevmek ve kendime ilgi göstermek için en iyi zaman olduğuna inanıyorum. Yağmurların yağıp da evimin beni çağırmasını istiyorum. Yazınki bol kahkahalı ve eğlenceli günlerden sonra soluklanmak istiyorum. Kafamdaki gürültünün kendini sessizliğe bırakışını izliyorum.
HAYATIMI GÖZDEN GEÇİRİRİM
Bütün hayatımı gözden geçirmeme sebep oluyor sonbahar. Belki de ondan birçok insan bu mevsimi hiç ama hiç sevmiyor. Yenilenmek gerektiğini hatırlatıyor çünkü sonbahar, artık geçmişi bırakmak gerektiğini savunuyor. Yeni planlar yapabiliyor insan, hayat rotasını değiştirebiliyor. Daha rahat sonlandırabiliyoruz her şeyi, daha mantıklı düşünebiliyoruz. Etrafımızda bizi cezbedecek çok fazla şey olmadığından sadece kendimizle ilgili olabiliyoruz.
Ben çoğu insanın aksine, bedenime sonbaharda daha çok özen gösteririm. Detoks yaparım, gece uykularımı düzenlerim, check-up'a giderim, diyet yaparım, spora başlarım. Benim için sonbahar yeni bir yılın çağrısıdır. Öğrenmeye daha meyilli olurum. Daha çok kitap okur, daha çok düşünürüm. Yazın geçirdiğim 3 aylık avare dönemin ardından iyi gelir bana sonbahar. Yazın yaşadıklarımı sindirmemi sağlar. Daha dikkatli ve daha ciddi olmam gerektiğini hatırlatır. 1 sene daha yaşlanmışımdır ama bu kötü bir şey değildir. Daha çok tecrübem olmuştur sadece. Anlatacak, yazacak daha fazla hikâyem vardır. Hem artık eskisi gibi olmak zorunda olmadığım bir dönem gelmiştir. Farklılaşmam için, daha iyi olabilmem için bir şans gibidir sonbahar...
KENDİNİZİ ELLERİNE BIRAKIN
Nekahat dönemidir sonbahar. Eğer hızını biraz olsun kesebilirsen, dinlenmen gerektiğini kendine inandırabilirsen, her insanın bu sessizlik ve dinginliğe ihtiyacı olduğunu anlayabilirsen, sonbaharın güzelliklerinin de farkına varabilirsin. Yeşiller nasıl ki hiç tereddüt etmeden kendilerini dallarından ayırabiliyorlarsa, senin de bu döneme kendini bırakman gerektiğini fark edeceksin. Hem evde yalnız olup, eline bir bardak çay alıp, ayaklarını battaniyenin altına sokup, güzel bir müzik koyup, bir de mumları yaktın mı kafandaki sesler de kendilerini adapte ediveriyorlar bu sessizliğe...
Hiç zamanın yoksa bile, işte eve geldiğinde yatmadan 1 saat önce bırak kendini sonbaharın ellerine. Dene ve gör. Yanılmadığımı anlayacaksın...