Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        NE zaman oluyor, tam zamanını kestiremiyorum; "Büyüdün artık" dedikleri anı hatırlamıyorum. Tek bildiğim, bedenimin artık eskisi gibi olmadığı ve artık çocuk gibi davranamayacağım. Artık çocuk olmadığım için de değil, öyle olmamam gerektiği söylendiği için, sorumluluk almam gerektiği için duygularıma kapılıp sadece anı yaşamamam gerektiği için... Bu gerekliliklerin nedenini hâlâ daha tam çözemedim. Ama kadın bedenimde bir kız çocuğuyla yaşadığımı itiraf etmeliyim. Kimileri hali hazırda yaşlanmış geliyorlar belki de hayata ya da yaşlanmayı kabullenmiş oluyorlar. Yaş almanın yaşlanmakla bir alakası olmadığını bir türlü anlatamıyorum. Fakat kendini 'olgun' ilan eden insanlarda bir takım yoksunluklar seziyorum. Daha az hayal kurup, daha gerçekçi oluyorlar mesela. Daha az dinleyip, daha çok konuşuyorlar. Daha bilge olduklarına inanıp daha az öğrenme ihtiyacı duyuyorlar.

        BÜYÜĞÜNCE SAÇMALAMIYORLAR

        Dünya onlar için bir 'horgörü' alanına dönüşüveriyor. Yaşam alanlarını sürekli olarak daraltıyorlar. Sonunda dört duvar arasında bir yerlerde birbirlerine ne kadar çok sıkıldıklarından bahseder oluyorlar. Saçmalamıyorlar mesela, mantıksız hareket etmek istemiyorlar. Ciddiyeti baş tacı edip, bununla övünüyor, sonunda da sıkıntıdan infilak edecek hale geliyorlar. Bir insanın neden bu yolu tercih etmek istediğini anlayamıyorum. Çünkü çocukluğun ya da gençliğin, gülümsemek için bir sebebe ihtiyacı yoktur, biliyorum.

        Çocukluğunu tam yapmamış insan, kolay kolay tam bir insan olamaz" demiştir Hölderlin. Yeterince çocuk olmamışsan zaten hiç büyüyemeyeceksindir. Sadece yaş alacaksındır. Bu yüzden sanki matahmış gibi söylenen "Amaan çocuk olma" lafından ölümüne nefret ederim. Mümkün olduğu yerde çocuk olmaktan hiç çekinmem. Büyüyüp de sıkıcı biri olmaktan daha çok korkarım. İşin en fenası da kendinden sıkılmaktır. O zaman işiniz zaten bitmiştir. Geri dönemeyecek kadar yaşlı hisseder, çocuk olamayacak kadar yorgun olursunuz. İnsanlar tekrardan genç olmayı arzulayıp, gençliklerinde bir an önce büyümek isteyip, o zaman yapmadıklarını bugün yapma arzusuna düşerler. Hep nerede değillerse orada olma arzusundan vazgeçemezler. Ben ise çocukluk dönemini uzatma taraftarıyım.

        BÜYÜMEM İÇİN BENİ ZORLAMADILAR

        Ben görüldüğü üzere çocuksu insanlar tarafından yetiştirildim. Evde maymun gibi zıplayıp hiçbir şeyden anlamayan insanlar tarafından değil tabii. Çok hata yaptılar, benim de çok hata yapmama izin verdiler. Büyümem için beni zorlamadılar. Hayal gücümü kaybetmeme asla izin vermediler. Fidanın yanına ufak bir çıta koydular tabii, eğri büğrü büyümeyeyim diye. Hemen büyüyeyim diye aşırı su vermediler. İçindeki çocuğa sahip çıktın mı, öyle güllük gülistanlık geçmiyor hayat. Vuruyor elbet, tekmesini tokadını. Bazen ciddiyetiyle sert bir baba misali eziveriyor seni. Fakat çocuksan, bu kadar büyütmüyorsun her şeyi. Daha çabuk ayağa kalkıveriyorsun. Gülümseyecek bir sebep bulabiliyorsun. Hayal kurabiliyorsun. Daha iyi şeylerin gelebileceğini biliyorsun. Karamsarlıktan uzaklaşıyorsun.

        Yeniliklere açık olabiliyorsun. En iyisi değişebiliyorsun. Kaskatı olduğun yerde saymaya başlamıyorsun. Başkalarının da haklı olabileceği ihtimalini herzaman göz önünde bulunduruyorsun. İnsanları sebepsiz yere de sevebiliyorsun. Çok düşüp kalkıyorsun ama yaraların iyileşeceğini de biliyorsun. Hem böylece, hayata karşı olan samimiyetini asla kaybetmiyorsun. Samimiyetsizliği gördüğün anda da onu uzaktan bile tanıyabiliyorsun. Kusura bakmayın ama ben büyümekte izninizle biraz daha geç kalacağım.

        Diğer Yazılar