Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        AYŞE Özyılmazel ve Alişan’ın Star’da yeni bir programa başladığını az çok hepiniz biliyorsunuzdur. Yeni yayın hayatlarında kendilerine başarılar dilemeden yazıma başlamak doğru olmaz. Ben henüz programı izleyemedim ama Ayşe için yazılanları okuduğumda tüylerim diken diken oldu. Fakat bunun olacağı belliydi. Bu böyle olmayacak olsa, belki de o programda asla yeri olamayacaktı. Televizyonu ve magazini tıpkı pornoya benzetiyorum. Herkes mutlaka bakar veya bakmışlığı vardır fakat soracak olsanız herkes “Tu kaka” der.

        HİÇ KOLAY BİR İŞ DEĞİL!

        Şimdilerde sadece Ayşe değil, televizyon ve magazin sayfalarında gördüğüm birçok ünlü bende aynı etkiyi yaratıyor. Halk olarak onlara “Ay kim ki bu insanlar”, “O kadar mide bulandırıcılar ki”, “Daha konuşmayı bilmiyor”, “Sığ, aptal ve gereksiz” deyip; nefretle ve tiksintiyle sabahtan akşama onları izliyoruz. Reytingler bunu gösteriyor. Öyle olmasaydı, kanal müdürleri de aptal insanlar değiller ki onları sürekli olarak gözümüze soksunlar.

        Ayşe Özyılmazel de şu an böyle bir sürecin içinden geçiyor. Kolay iş değil! Henüz daha ilk programını yapmış birinin deneyimsizliği de göz önüne alınacak olunursa, o programdan sağ çıkmış olması da bir mucize sayılır.

        NEFRET...

        Her ülkede olduğu gibi, bu ülkede de işler iki şekilde yürür. Ya çok sevilen biri olursunuz ya da çok nefret edilen biri... Birilerinin “O kim ki- ?” diye çemkirmesinden ancak böyle kaçabilirsiniz. Arada kalırsanız hiçbir şey olamazsınız. Ha olursunuz da; o şöhret pek karın doyuran cinsten bir şöhret olmaz. 100, 200, hadi şanslıysanız birkaç bin seveniniz olur. Dediğim gibi, kafanızı sokacak bir yer belki bulursunuz.

        Oysa sevilmiyorsanız nefrete oynamak da iyidir. Bazıları bunu bilinçli yapar. Sevimsiz biriyseniz, bırakın sizden nefret etsinler. Nefret işe yarar! Bunu bütün kanal yöneticileri çok iyi bilir. Bu ülkede bir porn star olmanın hiç kolay bir şey olmadığını düşünüyorum. (Porn star derken, bunu mecazi anlamda kullandığımı umarım fark etmişsinizdir.)

        ÇOK SAMİMİYETSİZ SÖYLEMLER

        Bu ülkede birçok insan kendini geliştirmek, daha iyi ve yeni şeyler üretmek için çaba sarf ediyor. Bana günde belki 10 kişiden kitaplarını okumam için e-mail geliyor. Kimileri sanal ortamda bana albümlerini dinletip, yazılarını okutuyor. İçlerinde o kadar başarılı gençler var ki...

        Bu ülkede aynı isimlerin sığlıklarından, intihallerinden, evliliklerinden, selülitlerinden bahsedilince içimde kendimi tutmaya zorlandığım bir yolma hissi canlanıveriyor. Bunu yapana değil, bundan bahsedene kızmak lazım! Çünkü aynı “Porno izlemiyorum” deyip de burun kıvıran yalancılar gibi olduk. Sadece sevdiğimiz şeyleri değil, rahatsızlık duyduğumuz şeyleri de okumak ve görmek istiyoruz. Hatta onları, sevdiğimiz şeylerden daha çok görmek, onlar hakkında konuşmak ve nefretimizi başka nefretseverlerle paylaşmak istiyoruz.

        Bu konudaki bütün söylenmelerimizi çok samimiyetsiz buluyorum. Bunları çoğunlukla evlerinde bütün gün belgesel seyredip, caz dinleyen arkadaşlara ithaf ediyorum. Bakmazsanız görmezsiniz, okumazsanız bilmezsiniz, merak duymasanız hakkında bu kadar konuşmazsınız! Ama sonunda faturayı medyaya keseriz. Sigara tiryakilerinin, “Sigara fabrikalarını kapatın kardeşim” demesi gibi... Modern porn star

        Diğer Yazılar