Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Karşıyaka-Göztepe maçının oynandığı günden beri. bir çok olayı yazdık, çizdik. Herkesi en çok kızdıran, Göztepeli taraftarların tribünleri ateşe vermesi ve yakılan maytap ve fişekleri içeri nasıl girdiğiydi.

        Taraftar şov üstünlüğü uğruna, takımının bile bile sahasının kapatılmasını görmemezlikten gelebilir, hele hele polise saldırıp, koltuk kırıp, ateşe verebilir miydi.

        Bu nedenle, Göztepe taraftarına kızdık. Ama onların yaşadıklarını hiç anlatmadık. 10 saat boyunca sinirleri gerilmiş, patlamaya hazır grubun savunmasını hiç almadık.

        DÜN MAİL ALDIM

        Arkadaşını kırmayarak maça giden bir kişi yaşadıklarını yazmış. Ben okudum, hayretler içinde kaldım. Size de aktarıyorum:

        Arkadaşımı kıramamam nedeni ve ısrarı ile bir vatandaş, bir sporsever olarak Karşıyaka-Göztepe maçında, Göztepe tribününde kale arkasının sol tarafında, fanatiklere uzak yerde maç izlemek için yerimizi aldık. Maç oynanırken, iki taraf tribünleri de süperdi. Buraya kadar herşey normaldi, ama herşey maç bittikten sonra başladı. Bundan sonra yazacaklarıma ve yaşadıklarıma ben bile hala inanamıyorum.

        MAÇ BİTİNCE

        Kendini bilmez yaklaşık 200 kadar Göztepe taraftarı koltuk kırıp, tribünlerin bir kısmını ateşe verdi, ama orada 3000 Göztepe taraftarı vardı. Olaya karışmayan yüzde 75 oranında Göztepe taraftarı kenarlara çekilip olayları izleyip, bir an önce evlerine gitmek için kapıların açılmasını bekledi.

        Ancak, maç 20.45’te bitmesine rağmen 4 derecedeki hava soğukluğunda taraftarı tam 2.5 saat stadta tutup tam 23.30 da kapıları açtılar,

        Tribünlerin çıkışındaki merdivenlerde karşılıklı olarak 3’erli sıra halinde dizilen aralarında yaklaşık 1 metre mesafe olan “Robokop” giyimli polislerin oluşturduğu, yaklaşık 30 metre uzunluğundaki polis koridorundan taraftarı 2’li sıra halinde geçebilecek şekilde sıkıştırdılar,

        KİŞİ AYRIMI YOK

        Suçlu suçsuz ayrımı yapmadan bayanlara, çocuklara, kolu alçıda olan kişiye herkese, kim varsa joplarla kafalarına, ayak tabanlarıyla geçen herkesin dizlerine vurarak, bayanları bile yürüyemeyecek hale getirerek, polis koridorunun sonuna kadar ilerlettiler.

        O polis koridorundan geçen herkese ağza alınmayacak küfürler ettiler. Ben tribünle hiç alakası olmayan, arkadaşını kıramayarak maçı izlemeye gelen, hayatında hiç polisle bile muhattap olmamış, karakol yüzü görmemiş, saygıdeğer bir finans kuruluşunda yönetici biri olarak, sağ dizime çok sert olmak üzere toplam 6 polis tekmesi, jopla da 2 defa kafama çok ağır darbe aldım.

        BAYANLARA BİLE

        Arkamdaki bayanlar çığlık çığlığa kalacak şekilde tekmelendi. Olaylara hiç ama hiç karışmamış kişileri polis koridorunda karpuz seçer gibi seçip, tekme tokat gözaltına aldılar. Bu olaylardan haberiniz var mı bilmiyorum ama tribün dışından biri olarak gözlerime gördüklerime, yaşadıklarıma inanamıyorum. Bir vatandaş olarak size bunu bildirmeyi bir vatandaşlık borcu bildim. Bu görüntüleri sadece savaş filmlerinde esir alınan kişilere yapılırken izlemiştim.

        GİDER MİSİNİZ?

        Anlatılanlar, şu haliyle bile korkunç, biz yaşamadığımız halde. İnanmak istemiyor insan... Emniyet güçlerinin de önüne gelene, ayırt etmeden, bu kadar sert davranacağına inanmıyorum. Herkesi potansiyel suçlu görmek ise en kötüsü.

        Artık tribünlerde hep kötüler olacak, iyiler maça gitmeyecek.

        Söylentisi bile insanı rahatsız ediyor.

        Diğer Yazılar