Aday olmayın, yeter
İlk yarıda 3. sıraya kadar çıkmış bir takımın küme düşeceğini söyleselerdi, arkamı döner gülerdim.
Ama; şimdi yüzüme tokat gibi çarpan bu gerçekle yüzleşmekten dolayı çok üzüntülüyüm.
Manisaspor, herkes gücüne güç katarken, ikinci yarıda kan kaybetti. Yiğit Gökoğlan, Adem Büyük transfer oldu, Mehmet Güven sezonu kapattı, Makukula’dan hiç yararlanamadı, Simpson’u bedavaya elinden kaçırdı.
Rakipler boş durmadı, nokta atışları yaptı. Manisaspor kaybettikçe, çözümü teknik direktör değiştirmekte buldu. Öyle isimler seçti ki, hep pahada hafiftiler ve ilk kez sorumluluk şapkasını taktılar.
Yara vücudu sararken, kolu kesmeyi başaramadı Manisasporlu yöneticiler. Hep maddi sıkıntıların ardına saklandılar, sanki bir tek onların derdi buymuş gibi. Karabükspor ile Antalya’nın, Mersin’in, Ordu’nun böyle bir derdi yokmuş gibi.
Moraller en üst seviyede olması gerekirken, bir de antrenman boykotu gibi gereksiz bir olay yaşadılar. Suçlular, bir de alacaklarından dolayı kulübü federasyona şikayet etti. Yani; kaynıyordu Manisaspor. İstikrarsızlık, nereye gittiğini anlamakta zorlanan yönetimin sorunlarını içinden çıkılmaz hale getirdi.
Öyle ya da böyle, kötü yönetildiği açık açık belli olan Manisaspor’u Bank Asya’ya yolladılar. Süper Lig’de hiç Ege takımının kalmaması üzüntü verici.
Şimdi kalkıp, “Bu takımı biz düşürdük, biz çıkaracağız” deyip, kongrede Kenan Yaralı yönetimi aday olabilir.
Tahmin etmiyorum, bu yönetim sırtındaki bu ağırlığın altından da kalkamaz. Tribünleri duydunuz... Dayanamazlar...
Manisaspor’a yeni bir pencereden bakış lazım.