Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İzmir’e gelerek müjdeyi vermişti; 1 değil 2 stat yapılacak, biri 15-20 bin kişilik, diğeri ise 40-45 bin kişilik olacaktı.

        O gün, (14 Ocak 2012) Alsancak, Atatürk Stadı ve Örnekköy’deki arazi gezildi. Kısa bir süre sonra da iş netleşti. Atatürk Stadı yıkılmayacak... (Çünkü, yıkmak ve yenilemek çok zor. Bu nedenle zaman ve çok para lazım. Arazi çok kıymetli. Öncelikli planların içinde Atatürk Stadı yok.)

        Alsancak Stadı, TOKİ’ye verilecek. (Stadın 19 dönümlük arazisi içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 3 dönümlük payı var) TOKİ, karşılığında İzmir’e iki stat yapacak.

        Örnekköy’ün arazisinin de hazineden Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne devri yapıldı. Ve 15 bin kişilik stadın bu alana yapılmasına karar verildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da Bakan Kılıç’la Ankara’da yaptığı toplantıda, Örnekköy’e yapılacak stat için belediye bütçesinden ayırdığı parayı vermeyi taahhüt etti.

        Yani; Örnekköy Stadı, Bakanlık ve Belediye’nin katkıları ile yapılacak ve Örnekköy imece şeklinde olurken, Alsancak Stadı’nın arazisinden 1.5 stat çıkacak.

        Ancak, yaklaşık 3 ay geçmesine rağmen, bir arpa boyu bile yol gidilmedi. Ben de merak edip, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı aradım. Son durumu sizlere aktarıyorum.

        Öncelikle yapılması planlanan 2., yani 40 bin kişilik stat için arazi belirlenmemesi nedeniyle büyük sıkıntı var. Şehrin güney aksındaki Menderes havzasında istenilen 200 dönüm arazinin baraj içinde kalmasına itirazlar rahatsız edici bulunmuş. Belediye ile Valilik arasında yapılan görüşmelerden sonra Ankara’ya yeni bir arazi gösterilmemesinden şikayetçiler. Bu nedenle de bu ayın başında kazmayı vurmayı hedeflerken, rötar yapmalarından dolayı suçlanmak istemiyorlar.

        “Ne istediğimizi anlattık. Kriterler belli. Şehir merkezine uzak olmayacak. Ulaşım sorunu çözülmüş olacak. Alsancak Stadı gibi 19 dönüm arazi içine sıkıştırılmamış olacak. Çevresine, stadın dışında salonlar, kortlar yapılamaya müsait olacak. İlla da oraya, buraya yapılsın demiyoruz. Ama nereye yapacaksak, bize bildirilsin, hemen başlayalım. Zaman kaybediyoruz” diyorlar.

        Evet; işin enteresan yanı da bu. Koskoca İzmir’de stat yapılacak yer bulamıyoruz. Ya da bulmuyoruz. İnsan ister istemez böyle düşünüyor.

        Birine karar verildi, Örnekköy tamam.

        Diğerinin arazisinin yeri belli olmadığı için, Örnekköy’e başlanamıyor. Çünkü, TOKİ ile masaya oturulacak, Alsancak Stadı karşılığında iki stadın protokolü yapılacak.

        Her zaman olduğu gibi zamanla dalga geçiyor ve patinaj yapıyoruz.

        Günler geçiyor, kaybeden yine İzmir oluyor.

        Sistemin Bülent Uygun’a iade-i itibarı

        İlk görev geldiği gün yazacaktım, “Boş ver” dedim. Ama Sakaryaspor maçını televizyondan izlerken, Bülent Uygun’u gördüğümde rahatsız oldum. “Hüsnü Özkara ne yaptı da gönderildi” diye düşündüm.

        Hakkında bu kadar şaibe olan bir kişiyi şampiyonluğun kıyısına kadar gelmiş Elazığspor’un başına getirmek, sistemin operasyonu muydu!. Çünkü, şampiyon olma ihtimali yüksek bir takım altın tepsi içinde sunuldu Uygun’a. Ne olacak, “Bülent Uygun şampiyon yaptı” diyecekler. Peki, Elazığ’ın kovulan teknik direktörünün suçu neydi.

        Geriye dönüp inceledim.. Hüsnü Özkara 7. haftada takıma gelmiş. Geldiğinde Elazığ’ın 11 puanı var ve 8. sırada. Gönderildiği 27. hafta öncesinde, 2 yenilgi 1 beraberlik almış ve ayrılmış, takım lider, 50 puanı var. 21 haftada 39 puan toplamış. Sarsıntı sırasında, darbeyi Hüsnü hoca yemiş.

        Bence gönderilmesini gerektirecek bir sonuç yok ortada, hatta başarılı Hüsnü Özkara. Acaba hangi ‘el’di, Hüsnü Özkara’yı arkadan saha dışına iten..

        Karşıyaka İZKA’nın herkese hatırlattığı

        Geçen sezon sonunda Karşıyaka, bayanlar voleybol şubesini kapatmayı düşündü. Daha sonra İZKA İnşaat’ın sponsor olmasıyla maddi ortak bulundu ve devam etme kararı alındı. Gelin görün ki, 100. yılında Karşıyaka’yı heyecanlandıran tek takım voleybolcu kızlar oldu. Karşıyaka İZKA, basketbol ve futbolda keyifsiz günler geçiren yeşil-kırmızılıların şampiyonluk dürtülerinin dozunu yükseltti.

        Eğer kızlar, 1. Lig’e çıksaydı; oyuncuların fotoğrafları Karşıyaka’daki bilboard’ları süsleyecekti. Başarı gururla paylaşılacaktı. Bu aslında önemli bir ders, tüm kulüplere. Amatör şubelerin gelecekleri ile oynarken, kulübün geleceğine dinamit konduğu unutulmamalı. Kapatılsaydı; pırıl pırıl kızların yükselttiği adrenalini hissedemeyeceklerdi.

        Kapatılsaydı; alt takımlarına verecek örnekleri olmayacaktı.

        Kapatılsaydı; Karşıyaka’ya yakışmayacaktı.

        Kapatılmasına izin vermediği için aynı zamanda İZKA inşaat’ın sahibi olan yönetici Azat Yeşil’e desteğinden dolayı teşekkürler.

        Diğer Yazılar