Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
DHA

Hatay´da dönemin en iyi pentür ustası olan dedesi Mehmet Emin Atahan´dan devraldığı mesleğine sahip çıkan Aytek Can Günaltay, geçen süre zarfında Türkiye´nin farklı illerinde çalışarak geçimini sağladığını söyledi.

'KAMYON ARKASI YAZILAR YAZARAK, OKUL HARÇLIĞIMI ÇIKARDIM'

DHA'nın haberine göre Fransız Lisesi resim öğretmeni olan dedesinin öğrettiği mesleğe fırçayla tanışarak başladığını dile getiren Günaltay, "Ben küçük yaşta, okul harçlıklarımı çıkarmak için fırçayla tanışmanın verdiği zevkle çalıştım. O dönemde kamyon arkaları çok önemliydi, 'kamyon arkası yazıları' yazmaya başladım. Oradan okul harçlıklarımı çıkarttım" dedi.

'GERÇEK PENTÜR, KADİFE KUMAŞ ÜZERİNE YAPILIR'

`Pentürcü Emin Efendi´ diye bilinen dedesinin bilgi birikimiyle mesleğin ustalıklarını öğrendiğini anlatan Günaltay, şöyle konuştu:

"Pentürü, öğrendiğim bu incelikler sayesinde ahşap üzerine mobilya üzerine tasarımlarda uyguladım. Gerçek pentür, kadife kumaş üzerine guaj boyalarla yapılan, değişik hat ve resim sanatıdır. Bunu resmederken elinizi, kadife kumaş üzerine sürdüğünüz zaman hav tüyünün yumuşaklığı, boya yaptıktan sonra da aynı kalır. Şu anda yapılan çalışmalar, mobilya sektörü üzerine, dolap kapakları, yatak odası başlıkları ve ayakuçları. Selülozik boya kullandığımız için çok seri çalışmak gerekiyor".

'PENTÜR, ZENGİNLER İÇİN AYRICALIKTI'

Değişen ve gelişen teknolojinin pentür sanatının önünü kapattığını ama şu an da kumaş üzerine yapılan hiçbir baskı türünün pentürün yerini tutmayacağını dile getiren Günaltay, "Pentür, eskiden zenginler içindi. Maddi durumu iyi olanlar, yatak odalarında, yatak başlıklarında ve diğer eşyalarında bu tip sanat eserlerini isterdi. Bu o dönemler için bir ayrıcalıktı. Halkın, talebi olmazdı. Pentür, tahta ile kumaşa boyanın nakış gibi işlemesiydi. Bir hat sanatçısı ya da tavan nakışları yapan sanatçıdan farkımız yoktu" dedi.

Pentürün tahta ve kumaş üzerine yapıldığında kişiyi farklı hayal dünyalarına götürdüğünü ifade eden Günaltay, "Kırlentler, mor menekşe, lale, sümbül, zambak gibi modellerle bezeriz. Bunlar ustanın hayal hayal dünyası ile yeteneğinin yansıması. Şimdi bu sanatı, kumaş boyalarıyla baskı tekniği ile yapmaya çalışıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, pentürün hazzını hiçbir zaman elde edilemiyor. Çünkü pentür, boya olmasına rağmen kumaşın yumuşaklığını devam ettiren bir el sanatı" diye konuştu.

'ARTIK PENTÜRE TALEP YOK'

Yarım asrı aşkındır sürdürdüğü pentür sanatına olan ilginin her geçen gün azaldığını dile getiren Günaltay, "Türkiye'de artık bu sanatı bilenler talep ediyor. Unutulan satan dallarımızdan oldu. Buna rağmen bazen Türkiye´nin farklı illerinden talep geliyor. Kişi, hayal ettiği bir orman manzarasını, köy resmini ya da buna benzer güzellikleri istiyor" diyor.

Pentür sanatına olan ilginin azalmasından dolayı hayatını artık sanatın farklı dallarını yaparak devam ettirdiğini hatırlatan Günaltay, teknolojiye ayak uydurarak işletmelerin iç mekanında üç boyutlu resimler yaptığını belirtti.