AİHM Büyük Daire, Aralık 2013'te 2. Daire'nin verdiği hükme uydu ve "soykırım"ı inkârın cezalandırılmasının ifade özgürlüğü ihlali olduğunu teyit etti.

Mahkeme, Perinçek'in 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları hakkındaki açıklamaları nedeniyle İsviçre'de ceza alması konusunda verilen ihlal kararıyla ilgili bu ülkenin yaptığı itiraz başvurusunu 7'ye karşı 10 oyla reddetti.

AİHM Büyük Dairesi'nin açıkladığı karar, Avrupa'daki ifade özgürlüğü açısından içtihat oluşturacak.

PERİNÇEK'TEN KARAR SONRASI İLK AÇIKLAMA

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Habertürk TV'de AİHM'nin kararına ilişkin ilk kez konuştu: AİHM ifade özgürlüğüne bağlılığını gösterdi. Kendimize ve hukuka güveniyorduk, mücadele ettik. Tarihi önemde karardır, sevinç içindeyiz.

TEMYİZ SÜRECİ

Perinçek, İsviçre’de 2005 yılında verdiği konferanslarda, “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” demesi üzerine bu ülke yargısınca ‘ırkçı ayrımcılık’ gerekçesiyle cezaya çarptırılmıştı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2. Dairesi ise 17 Aralık 2013 tarihli kararında, ‘ifade özgürlüğü’ vurgusu yaparak İsviçre’yi haksız bulmuştu. Ancak İsviçre bu karara itiraz ederek, davayı Büyük Daire’ye taşımıştı. AİHM’in temyiz organı olarak görev yapan Büyük Daire, 28 Ocak’taki ilk duruşmada tarafların savunmalarını dinlemişti.

PERİNÇEK'İN YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KALDIRILMIŞTI

İlk duruşmanın yapıldığı 28 Ocak’ta Doğu Perinçek’in Ergenekon davası kapsamında yurt dışına çıkış yasağı bulunuyordu. Fakat Perinçek’in Büyük Daire oturumunda kendini savunmak için yaptığı itirazı değerlendiren İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi yasağı kaldırmıştı.

 

Davaya müdahil olan Ermenistan’ın hukuk ekibinde, ünlü aktör George Clooney'nin Lübnan asıllı İngiliz vatandaşı eşi Amal Alamuddin Clooney de bulunuyor.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: AİHM BÜYÜK DAİRESİ'NİN KARARI İSVİÇRE'Yİ  MAHKUM EDEN BİR KARAR

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin Perinçek-İsviçre' davasında, Perinçek lehine karar vermesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 'Kararı, 'soykırım' iddiasını tek ve mutlak gerçek olarak kabul ettirme gayretlerine, bu iddianın sorgulanmasını dahi yasaklayan girişim ve uygulamalara karşı demokrasi ve hukuk ilkelerine dayanan çok güçlü bir uyarı olarak görmekteyiz' denildi.

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin Perinçek-İsviçre' davasında, 'Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır' sözleri nedeniyle İsviçre'yle davalık olan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek lehine karar vermesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: 'Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 'Perinçek-İsviçre' davasında bugün açıklamış olduğu kararla, 1915 olaylarıyla ilgili beyanlarından ötürü İsviçre tarafından 'soykırımı inkâr' ettiği gerekçesiyle mahkum edilen Doğu Perinçek'in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir. İsviçre'yi mahkum eden bu karar, 17 Aralık 2013 tarihli AİHM İkinci Daire kararının onanması anlamına gelen, kesin bir hükümdür. Devletimizin başından itibaren üçüncü taraf sıfatıyla katıldığı bu davanın, görüşlerimiz doğrultusunda sonuçlanması memnuniyetle karşılanmıştır. Kararı, soykırım iddiasını tek ve mutlak gerçek olarak kabul ettirme gayretlerine, bu iddianın sorgulanmasını dahi yasaklayan girişim ve uygulamalara karşı demokrasi ve hukuk ilkelerine dayanan çok güçlü bir uyarı olarak görmekteyiz. Karar, demokrasi, ifade özgürlüğü ve insan hakları açısından, ayrıca, devletimizin 1915 olaylarına ilişkin son yıllarda sabır ve suhuletle sürdürdüğü politika bakımından önemli bir hukuki kazanımdır. Karara göre, 1915 olayları meşru bir tartışma konusu olup, bu tarihte yaşananlara ilişkin farklı görüşler ifade özgürlüğünün koruması altındadır. Ayrıca, 1915'te yaşananların Holokost ile karşılaştırılması da asla mümkün değildir. Karar, parlamentoların ve liderlerin yetkilerini aşarak tarihi yeniden yazamayacaklarını ve mahkemelerin de ilgili hukuk normlarını göz ardı ederek tarihe hakemlik yapamayacaklarını kayıt altına almıştır. Karar, Avrupa insan hakları içtihadının önemli bir parçası olarak benzer vakalara emsal oluşturacaktır. Karar, tarihin ve hukukun siyasi amaçlarla istismarına gereken cevabı vermesi bakımından da önemli bir dönüm noktasıdır.'