İnat heykelleri
Hükümet bunca parayı ne diye heykellere yatırıyor?
DIŞ HABERLER SERVİSİİ / Özcan TİKİT
Ulusal kahramanların heykelleri ne işe yarar? Bir toplum ne bekler meydanlara diktiği heykellerden?
Geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ziyaret ettiği Makedonya’daydım. Başkent Üsküp’ü gezerken bu soruların cevabını düşünüp durdum. Şu sıralar Üsküp’ü gören herkes de merak ediyor bu soruların cevaplarını.
Zira şu sıralar Üsküp’te muazzam bir heykel çılgınlığı yaşanıyor. “2014 Projesi” adı altında kentin her tarafına tarihi figürlerin heykelleri dikiliyor. Osmanlı’dan kalma Taşköprü’nün üzerine çıkıp teker teker saydım. Gece karanlığında saydığım heykeller 15’ten fazlaydı.
2014 Projesi’ni duyan tarihi şahsiyetler soluğu Üsküp Meydanı’nda almış adeta. Büyük İskender’in heykelini dikmekle yetinmemişler. Onun karşısına da babasının devasa heykelini kondurmuşlar. Bu da yetmemiş yalnız sıkılmasın diye ‘baba’nın etrafına da bir dünya adamın heykelini dikmişler.
Üsküplülere sordum “Kim bunlar?” diye, bilen yok. Hani Makedonya Başbakanı, tutup meydana kendi babasının heykelini dikse, insanlar onu da tarihi bir figür sanacak muhtemelen. Hangi birini bilsinler... Bir milletin, kent meydanına devasa heykeli dikilecek kahramanı bir, bilemedin iki olur. Lakin Üsküp Meydanı ve Vardar Nehri kıyısında elini sallasan ulusal kahramana çarpıyor.
Heykellere 200 milyon Euro yatırmış iktirdardaki VMRO Partisi. Ortalama ücretin 200-300 Euro olduğu, IMF’den aldığı kredilerle ayakta kalmaya çalışan bir ülke için büyük para 200 milyon Euro.
İyi de hükümet bunca parayı ne diye heykellere yatırıyor? Halka heykeller sayesinde Üsküp’ün turizmde Paris’le yarışacağı anlatılıyormuş. Gel de gülme. Osmanlı’dan kalma her biri tarih abidesi onca cami, külliye, medrese, köprüler ve kale dururken Büyük İskender’in babasının 2012 model heykeli ve Osmanlı’ya isyan eden komitacılar çekecek turistleri Üsküp’e.
Anlaşılıyor ki mesele turizm değil. Belki bilir diye heykel çılgınlığını bir Üsküplüye sordum. Cevabı “İnat” oldu. “Biz Balkan halkları böyleyiz. Her şeyimiz inat Özcan Bey. Bu heykeller de...” dedi. Amenna, Balkanlar dediysek inadı göz ardı edemeyiz. Zaten Üsküp’ün en yüksek tepesine dikilen devasa ışıklı haçın hikâyesini anlatacak başka bir kelime de daha keşfedilmedi. Tepedeki haç neye mi inat ediyor? Tabii ki minareye.
Ama heykel inadının nedeni biraz da farklı. O heykeller kimlik bunalımının çocukları. Hükümet heykellerle, yok denilen Makedon kimliğini inşa etmeye çalışıyor, hem büyük bir inatla. Lakin bana kalırsa toplumun Makedon kimliği ön plana çıkarılırken, hakça temsil ilkesine rağmen nüfusun yüzde 50’sine yakınını oluşturan Türk ve Arnavut Müslümanlar geri plana itilmiş. Harcamalar da müsriflik derecesine ulaşmış.
6 yıldır muhalefette olan sosyal demokratlar da rahatsız bu müsriflikten. Bu rahatsızlıklarını 2 gün önce meclisteki bütçe görüşmelerine yansıtınca da kıyamet koptu. Birbirine giren vekillerden 3’ü yaralandı. Bunca kavga sonrasında bütçeden vazgeçildi mi peki? Tabii ki hayır. E dedik ya inat işte... Bakalım bu inat Makedonya’yı nereye götürecek.
‘TİKA NE ANNE?’
Üsküp’te Türkçe Eğitim Günü kutlamalarını izliyoruz. Salon tıklım tıklım... TİKA’nın (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) Makedonya’ya katkıları anlatılıyor. Önde 5-6 yaşlarındaki bir kız çocuğu (yukarıdaki fotoğrafta görebilirsiniz), kucağında oturduğu annesine “TİKA ne anne?” diye soruyor. Annesinin şu cevabı muhteşem: “Yavrum TİKA camilerimizi onarıyor, çocuklarımıza burs veriyor, TİKA Türkiye’dir.”
Evet, Somali’de de ve Makedonya’da da göğüslerimizi kabartan TİKA, Türkiye’dir.