Umutsuzluk arttıkça çaresizlik artar
Özellikle son günlerde kimi görsem ben nasılsın demeden herkes gibi hiç iyi değilim, keyfim hiç yok, mutsuzum, umutsuzum, ilaca mı başlasam, şimdi başımıza ne gelecek, hiç bir şey yapmak istemediğini, neşelenemediğini, gülemediğini, konsantre olamadığını ifade ediyor.
Hepimiz biliyoruz ki hayat gül bahçesi değildir. İnişleri, çıkışları, yokuşları olan uzun bir yoldur. Önemli olan yokuşlarda, inişlerde, tökezlemeden, yolumuzu kaybetmeden yola umutla, inançla devam etmektir hayat. Zaman zaman düştüğümüz yerden aynı umutla aynı güçle kalkamayabiliriz. Psikolog Perran Söğütlü’nün dedikleri umut olsun hepimize.
“Umut, geleceğe yönelik üst düzey beklentidir. Kişi umut ettiğinde bir amacı, bir ideali, bir hayali, bir arzusu var demektir. Umutsuzluk ise kişinin geleceğe dair olumsuz yöndeki duygu, düşünce ve beklentilerini içeri ve içerisinde aynı zamanda korkuyu barındırır. Umutta, umutsuzlukta bireyseldir. Bir durumun umutlu ya da umutsuz olmasını belirleyen faktörler ise;
kişinin hedefe ulaşan yaklaşımı, duygu, düşünce ve davranış biçimleri, hayatı nereden sorguladığı, inançları ve değerler sisteminin yanı sıra yeteneklerini mi yoksa bilgisini mi kullandığı ya da daha çok şans faktörü ile bağ kurduğu, kendine güveni, sorumluluk alıp almamasını içerir.”
Peki, her şey tamam. Nasıl yeşerecek bu umutlar? Dünyayı değiştirecek halimiz yok. Biz dünyayı değiştiremiyorsak, dünyamızı değiştirebilir miyiz? Endişeliyim, kaygılıyım, ya deprem olursa, ya yangın olursa, ya aşı biterse dertlerini, tasalarını bir kenara bırakıyoruz. Körelen umutları yeşertmek içinde Perran Söğütlü’nün dediği gibi yapmamız gereken ilk şeyin ruh sağlığımızı korumak geliyormuş. Umutsuzluğun en önemli psikiyatrik bozukluklardan biride depresyonmuş. Peki, depresif kişi nasıl olurmuş? Depresif kişi kendine güvensizmiş, pek çok şeyi yapamadığı, etkili bir şekilde hayatın içinde yer alamadığı için kendini çok fazla suçlarmış. Güvensizliği arttıkça işlerini yapmakta daha çok zorlanır, umutsuzluk arttıkça çaresizlikte artarmış. O halde depresyona girmek istemiyoruz. Ruh sağlımızı nasıl korumamız gerektiğini sorduğumda Söğütlü;