Nerede kahvaltı edersiniz?
Yıllardır, nerede yemek yersiniz soruları ile birlikte sıkça aldığım bir diğer soru da "Nerede kahvaltı edersiniz?"
Bir kaç sene öncesine kadar da cevabım; dışarda kahvaltı yapmıyorum olurdu. Dostlarımla buluşmaya kısıtlı zaman olduğundan ne yalan söyleyeyim, şarap olan bir masanın etrafında olmayı tercih ediyorum. Ayrıca, ucu açık ve nereye çekerseniz gidebilecek türden bizim kahvaltımız. Ekmeği fazla kaçırınca telafi edilmez sonuçlar doğabiliyor.
Ben bütünsel beslenmeyi hayat tarzı haline getirmiş birisi olarak klasik kahvaltımızda ekmeği fazla kaçırmaktan çekindiğim için kaçınanlardanım. Bu yüzden sabah kahvaltım bambaşka. İlerleyen yazılarımda bütünsel beslenme ve bunun nasıl yaşam tarzı haline getirilip, bağırsaklarımızdan başlayarak, mutluluğun beynimize oradan da tüm bedenimize nasıl yayıldığını anlatacağım. Zaten Ocak ayında bu konu ile ilgili eğitim almak üzere İngiltere’ye gidiyorum. Oradan da bol bol bilgi aktarımına devam edeceğim.
Gelelim dışarda kahvaltıya. Eşim şef ben gastronomi yazarı olunca, vakit geçirdiğimiz yerler genelde malzeme bulmak için yerel üreticiler, pazarlar ve üzüm tanımak için bağlar oluyor. Bundan da çok keyif alıyoruz. Hayat tarzımız bu. Sürekli yaratabilmek için hep aramak, malzeme peşinde koşmak ve keşfetmek gerekiyor. Durum böyle olunca İstanbul ve civarındaki organik ve yerel pazarları kaçırmıyoruz. Feriköy de Cumartesileri kurulan ekolojik pazarda Hacer Anne ve nefis organik gözlemeleri ile birkaç sene önce tanıştık. Sonra ilişkimiz derinleştikçe tezgahlarında duran ve son derece mesafeli olduğum hamur işi ürünleri ile yavaş yavaş tanışmaya başladım.