İşte Polonezköy'de gidilmesi gereken yerler!
İstanbul'un Anadolu yakasındaki en güzel yerlerinden Polonezköy, kuruluş hikâyesiyle ve yerleşim biçimiyle bildiğimiz köylerden çok farklı bir yer. Karadeniz ikliminin hâkim olduğu bu yemyeşil huzurlu coğrafya, şehrin hem içinde hem de çok uzağında olmanızı sağlayan görülesi bir köşe
Levent Özçelik, HT Cumartesi'de Polonezköy'ü kaleme aldı. Ne zaman gitmiştim hatırlamıyorum ama önemi de yok çünkü Polonezköy zamanın durduğu ender yerlerden biri. Benim Polonezköy’le ilgili ilk hatırladığım şey evlerinin önündeki bahçelerinde orta yaşlı, sarışın Polonyalı kadınlardı. Polonya İstanbul’da, şaşırtıcı bir bileşim gibi geliyor kulağa, ama tarihin coğrafyaya etkisi aslında bu; Polonya’nın Lehistan olduğu zamanlarda İstanbul’a misafirliğe gelmesi. Bu misafirliği biraz açacak olursak, Polonezköy, 1830 Polonya ayaklanması sırasında devlet başkanı ve aynı zamanda da sürgünlerin siyasi lideri olan Prens Adam Czartoryski tarafından 1842 yılında kurulmuş.
Köyün adı Prens Adam’dan dolayı Adamköy olarak türetilmiş. Yer aldığı arazi ise Saint Benoit Lisesi’ni de yönetmekte olan Lazarist rahiplerce düzenlenmiş. Kurulduğu ilk yıllarda ancak 12 kişinin oturduğu köyün sonraki yıllarda 220 civarında Polonyalı sakini olmuş. Günümüzde sayıları çok azalmış olsa da, 150 yılı aşkın süredir İstanbul’daki “köylerinde” yaşayan Polonyalılar, kültürlerini de mümkün olduğunca yaşatıyor. Bu anlamda Polonezköy, İstanbul’un kültürel çeşitliliğini besleyen önemli kaynaklardan.