Alaçatı'da gezilecek yerler!
Alaçatı, sıcaktan kavrulan yaz günlerinde püfür püfür esen rüzgârı, sörfçülerin gözbebeği 'yufka' gibi denizi, birbirinden güzel butik otelleri, bohem hayat tarzı ve elbette sakızlı muhallebisiyle misafirlerini bekliyor
Levent Özçelik, HT Cumartesi'de Alaçatı'yı kaleme aldı. Eskiden sessiz sakin bir yer olan Alaçatı’da artık hafta sonlarında yürümek bile zor... Bir zamanlar Çeşme’de yaşayanların ya da yazlığı olanların pazarından taze sebze, meyve almak için uğradığı kendi halinde küçük bir kasabayken bir anda Çeşme’den daha “in” hale gelen Alaçatı, nasıl oldu da böylesine popüler oldu? En yakın plajın 4 kilometre uzakta olduğu, “Deniz ayağımın dibinde olsun” diyenlerin yıllar boyu uzak durduğu Alaçatı, bu dezavantajını yıllar içinde avantaja çevirmeyi bildi. Tatil siteleri, gösterişli villalar, çirkin beton bloklar dikilmedi bu kasabaya. Bu küçük kasaba, gözde tatil merkezlerinin gösterişinden, kalabalığından kaçan bohem ruhların sığınağı oldu.
Tabii sörf meraklılarını da unutmamak gerek. Sörfçüler açısından dünyanın 7 önemli parkurundan biri sayılıyor burası. Zira Alaçatı’yı ilk keşfedenler de Avrupalı rüzgâr sörfçüleriydi. Birbiri ardına açılan sörf okulları bu sporun meraklılarını Alaçatı’ya çekti, arkası da hızla geldi. Ancak ne kadar büyürse büyüsün ruhunu kaybetmeyen bir kasaba oldu Alaçatı. Gerçekten de burası sabahlara kadar yemeklerin sürdüğü, deyim yerindeyse eğlencenin cılkının çıkmadığı, özgün bir hayat tarzını yaşayan ve yaşatan bir yer olmaktan hiç vazgeçmedi. İşte sörfüyle, mutfağıyla, sokakları, insanlarıyla Alaçatı.