Baltık kıyısında bir inci tanesi: St. Petersburg!
Her yıl haziran ayında Saint Petersburg'un ünlü 'beyaz geceleri' başlıyor. Gün boyunca hava yalnızca 2 saat çok az kararıyor. Dostoyevski'nin ünlü romanı 'Beyaz Geceler' de işte böyle büyülü bir zaman diliminde geçiyor. İşte St. Petersburg hakkında bilinmeyenler!
Levent Özçelik HT Cumartesi'de Avrupa’nın kültür merkezlerinden biri olan Saint Petersburg'u kaleme aldı. Ekim 1869. Saint Petersburg’un Saman Pazarı semtinde, bir atlı araba ağır ağır bir sokaktan geçiyor. Yüksek bir binanın önünde sürücü atın dizginlerini çekiyor. Arabadaki yolcu binayı kuşkulu gözlerle süzüyor. “Burası olduğundan emin misin?” diye soruyor sürücüye. “Sveçnoy Sokağı, 63 numara, dediğiniz yer burası.” Yolcu arabadan iniyor. Orta yaşın sonlarında bir adam, sakallı, hafif kambur, yüksek bir alnı, kalın kaşları var, bu da görünümüne ciddi, bencil bir hava katıyor. Modası geçmeye yüz tutmuş koyu renk bir takım elbise var üzerinde. “Bekle beni” diyor sürücüye. 2 hatta 3 katlı sallantılı ahşap yapılar dikilmiş, en yoksulların oturduğu, bir odalar ve bölmeler kalabalığı. En eski evlerden biri olan 63 numaranın her iki yanında bu türden yapı var. Gerçekten de, kirişlerden ve direklerden oluşan bir ağ binanın ön yüzünü kucaklıyor, onu kuşatmış bir görüntü veriyor.