Gürcistan'ın başkenti Tiflis
Gürcistan diğer eski Sovyet ülkelerinden farklı, bir dönemi olabildiğince reddetmiş gibi. Başkent Tiflis, Gürcü kültürünü sonuna dek yaşayan, konukseverlik konusunda cömert bir şehir. Doğası ve yemekleri de çok güzel! İşte Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te görülecek yerler...
Tiflis'te Davidaşvili Caddesi'nde 26 numaranın önündeyim. Sakin bir cadde, ara sıra geçen otomobillerin gürültüsü bozuyor sessizliği sadece.
Kafamı kaldırıp baktığımda, camekânlarla kaplı verandasının üzerine çıkmış ahşap ev dikkatimi çekiyor. Geleneksel Gürcü mimarisinin ayakta kalan birkaç örneğinden biri. Arkamda, sağımda, solumda eskilikle iç içe geçmiş binalar, eski Sovyet arabaları, tek tük ağaçlar...
Birden aklıma Nobel Ödüllü yazar J.M. Coetzee'nin Petersburglu Usta romanındaki sahne geliyor. Dostoyevski'nin gönüllü sürgün olduğu Almanya'dan gelip de üvey oğlu Pavel'in gizemli ölümünü araştırdığı karanlık geceye gidiyor hafızam; Saman Pazarı semtinde çocuklarla konuştuğu, Pavel'in sevgilisini aradığı geceye... O iki-üç katlı ahşap yapıların olduğu yere gidiyor aklım. Sadece ağır ağır ilerleyen o atlı araba yok ortalarda, ama eski evler geçmişteki zarafetini yitirmemiş.
Evin içindeyim şimdi. Önce dar bir koridor, ardından birkaç basamakla salona iniyorum. Birkaç basamak çıkıp mutfağa, ardından arkadaki gizli bahçeye ulaşıyorum. Tekrar salonu geçip uyuyacağım odaya giriyorum. Bir büyük büfe, kitaplık ve büyükçe bir dolap daha var. Tek kişilik yatak pencerenin önünde. Büfeye yaldızlı tabaklar, bardaklar, porselenler dizilmiş özenle. Pek çok kitap, özellikle eski deri ciltliler dikkat çekiyor. Eski cam avizenin yaydığı loş ışık, odanın tarihi havasına katkı yapıyor. Oymalı şifonyerin üzerindeki bilgisayarı görmezden gelsem, yıllar öncesinin Rus şehrinde olduğumu sanıp at arabalarına bakacağım pencereden. Son olarak eski bir fotoğrafa gözüm takılıyor; evinde misafir olduğum Marika'nın büyük büyükannesinin fotoğrafı...