Dünyanın çatısına yolculuk: Tibet!
Rakım 3600... Bu ne demek? "Yılın 12 ayı hava hep soğuk, kışın ise dondurucu" demek. İşte tam da bu yüzden Tibet'te biraz üşüyebilir ama donmadan tatil yapmanın tadını çıkarabilirsiniz. Eğer alternatif rotaların peşindeyseniz, bu ilginç, renkli ve huzurlu Budistlerin yaşadığı bölgeyi mutlaka görün!
Hayatta en çok görmek istediğim iki yerden biriydi Tibet. “Şu Tibet’e bir gideyim de...” ile başlayan cümleler sıklaşmaya başlamıştı. Evet çok uzaktı İstanbul’dan, ayrıca gidenlerin “Şöyle korkunç, böyle tehlikeli” dediği bir yerdi. Entellerin de olmazsa olmazıydı. Vize almak zordu. İklim koşullarının bizim gibi Akdeniz çocuklarını zorlayacağı garantiydi. Ama dünyanın en ilginç bölgelerinden biriydi. Dini hayatının merkezine oturtmuş toplumlar genelde kapalı, klasik, tutucu hatta bağnaz olabiliyor. Ama Tibet bu yargıların hepsini yerle bir ediyor. Budizmi öylesine özümsemişler ki, dağ taş Budizm kokuyor ve bu sizi hiç rahatsız etmiyor. Yahu herkes mi gülümser o kadar fakirliğe, rakıma, soğuğa ve Çin’e rağmen!!! Tibet felsefe, sosyoloji derslerine malzeme olacak nitelikte.
Tibet’e ilk vardığım anı unutamam, beynim acıdı; mecazi değil gerçek anlamda. 3600 metrede bir ülke, bölge her neyse. Benim “Ülke” diyesim geliyor. İlk gün uyumadım. Dağcı kuzenim Serhan’ı aradım. “İsabet olmuş uyumaman gerekiyor Nazocum” dedi. Bildiğiniz dağdayım. Düşünün ki Ağrı Dağı’nın tepesinde yaşıyorsunuz.