Zamanın ötesinde: Mudurnu!
Mudurnu, Anadolu'daki en eski Osmanlı kasabalarından biri. Abant Gölü'ne 18 kilometre uzaklıktaki derin bir vadi çanağının içine kurulan kasaba, Batı Karadeniz mimarisinin en güzel örneklerini barındırıyor!
Keyvanlar, Haytalar ve Armutçular Konakları Mudurnu’nun nazar boncukları gibi yan yana sıralanmış... Mudurnulular, kasabaya gelen konuklarına selam vermeyi hiç ihmal etmiyor. Sokaklara doğru yavaş yavaş ilerlediğinizde ilçenin tarihi zenginlikleri bir bir selamlıyor sizi. Sultan Selim Camii’nin yoldaşı Kanuni Sultan Süleyman Camii, yanındaki yatırların söylencelerini fısıldıyor. Bugün çırak bulamasalar da demirci, bakırcı, semerci ve nacakçı ustalarının Mudurnu’daki varlığı, bir tatlı huzur veriyor ziyaretçilere; kaybolup gitmenin değil zamana karşı direnebilmenin iyimserliği yüzlerde bir tebessüm olarak beliriyor.
Mudurnu, 400 kadar tarihi yapının ev sahibi. Yaşları 90 ile 160 yıl arasında değişen Keyvanlar, Hacı Abdullahlar, Yarışkaşı ve Kazancı Konakları, restore edilerek otel, restoran ve kahvehane olarak turizme kazandırılmış. Kapılar ve köprüler kenti olarak tanınan kasabadaki 16 köprü ve 7 cami ziyaret edilmeyi bekliyor. Kasabanın yaşayan en eski değerlerinden biri olan Eski Çarşı’nın dar sokaklarında gerçek bir hazine saklı. Asıl sürpriz ilçe merkezinde kurulan Kadınlar Pazarı, Osmanlı yapılarının ortasında bir renkli panayır yerini andırıyor. Mudurnu’nun çevresine uzanan yollar sizi nerelere götürmez ki? Demirciler Çarşısı’ndan başlayan Kapankaya yürüyüş yolu, Garipler gölcüklerinden ve dik yamaçların yanından da geçer. Çoban Çeşmesi üzerinden Hisar Kalesi’ne vardığınızda, Mudurnu’nun panoraması gözlerinizin önüne serilir. Yollar sizi üç de göle götürecektir: Abant, Sülüklügöl ve Karamurat... Bolu - Mudurnu yolu üzerindeki Akkaya Boğazı’nda bulunan travertenler sizi çok şaşırtacak.