Özgürlükler diyarı: Moğolistan
Uçsuz bucaksız yemyeşil kırlar ve masmavi gökyüzü, tabii bir de sevgi dolu, nazik Moğol halkı... Sadece bunlar bile Moğolistan'ı çok sevmeniz için yeter
Planım başkent Ulan Batur'dan hızlıca geçip doğaya karışmak... Yağmurlu bir Ulan Batur gününün ardından, Moğol arkadaşım ve yol göstericim Timur'la henüz güneş doğarken düştük yollara. Şehir çıkışında Moskova'dan gelen Trans-Sibirya Ekspresi yolunun orada kısa bir mola verdik, ardından yola koyulduk. "Millennium yolu" dedikleri güzergâhın diğer ucunda Harkhorin kenti ve Orhun Anıtları var.
Moğolistan hakkında bilinmesi gerekenler
Şehirden iyice uzaklaşıp kırsala karışınca, Moğolistan'ın özgürlükler dünyasına da adım atmış oluyorsunuz. Yol boyunca atlar, "ger" yani "yurt" adını verdikleri çadırlar, küçük su birikintileri, sanki kurak yeşillikler ve mavi bir gökyüzüyle örtülmüş gibi. Moğolistan kırsalı son derece güvenli. İlk molamızı, koşuşturan atları kamyonlara bindirmeye çalışan genç Moğolların arasında veriyoruz. Timur aracılığıyla çat pat anlaşıyoruz. Güneşin ilk ışıkları atları kızıla boyamış gibi.