Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Uzun bir düşünme sürecinden ve uygun fiyatlı bilet bulduktan sonra Tel Aviv’e gitmeye karar verdim. Bu düşünme sürecini en çok etkileyen durum, şu yazımda anlattığım vize konusuydu.

Halbuki benim kararımı etkilemesi gereken şey, vizeden ziyade Tel Aviv’deki hayat pahalılığı olmalıymış. Gitmeden önce fiyatlarla ilgili aşağı yukarı fikir edinmiş olsam da, şehre vardığımda beklentimin çok üzerinde bir durumla karşılaştım. Haliyle bu durum, tüm gezimin gidişatını da etkiledi. Yurt dışında yapmayı en çok sevdiğim şey olan yeme-içme keyfinden de ödün vererek, şehrin sunduğu diğer olanakları değerlendirmeye çalıştım. Özetle bu yazı, “Tel Aviv’de pahalılığa rağmen nasıl hayatta kaldım” ana fikirli bir yazı olacak.

Şehirdeki en büyük şansım kaldığım hostel oldu. Genelde hep şehir merkezindeki hostellerde kalmayı tercih etsem de, fiyatı daha uygun olduğu için şehrin hipster bölgesi olan Florentine’daki, Florentine Backpackers Hostel‘i seçmiştim. Terası, ortamı, personeli ile şimdiye dek kaldığım en iyi hostellerden biriydi burası. Gecelik yaklaşık 110 Lira bir ücret ödedim. İsrail’deki birçok hostel gibi, kahvaltı dahil, akşamları ortak yemek yapıyorlar. Ev tipi, çok rahat bir hostel. Bir diğer avantajı, gece personelle beraber dışarı çıkarsanız, giriş ücreti ödemeden mekanlara girebiliyor olmanız. O yüzden özellikle tek seyahat ediyorsanız ve Tel Aviv’in meşhur gece hayatını yaşamak istiyorsanız, burası aradığınız hostel olabilir. Tek dezavantajı, bulunduğu sokakların çok karışık olmasıydı, buna aşağıdaki satırlarda değineceğim.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua