Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bursin’in yanı sıra Işıl Yücesoy ve Hümeyra gibi usta oyuncuların da rol aldığı Çağan Irmak’ın yeni filmi ‘Unutursam Fısılda’ cuma günü gösterime giriyor. Film dün ilk kez basın mensuplarının katıldığı bir gösterimde görücüye çıktı. Gösterimin ardından film eleştirmenleri ‘Unutursam Fısılda’ hakkında olumlu görüş verdiler.

        UĞUR VARDAN: Çağan bence bildiği sulara dönmüş. Kökler, köklerden kaçış, tekrar dönüş... Beğendim genel olarak. Hatta son dönemde yaptığı en iyi film diyebilirim. Retro bir hikâye, giyimiyle kuşamıyla, şarkılarıyla, gayet başarılı yansıtmış. Oyunculuklar gayet iyiydi. Geri dönüşler bu kadar sık olmasaydı denilebilir. Son zamanlarda çektiği en iyi yapımlardan biri. Kendinde ait çizgisini bir kez daha göstermiş. Belki yine bir başka altını çizilmesi gereken nokta, bu kez çok çok ağlatmıyor. Çağan Irmak, Yeşilçam’ın mirasını modern dünyaya en iyi yansıtan yönetmenimiz. Hüzünlü tonları daha azdı...

        SADİ ÇİLİNGİR: Çağan’ın filmlerine genelde önyargıyla geliyorum, beğenme açısından. Bu filmi de dönem filmi olarak yine çok başarılı yapmış. Özellikle bizim gençliğimize denk geliyor hikâye. Ben bir kusur bulamadım, her bakımdan güzel. Müzikler de güzel, görüntüler de. Herkese tavsiye edilebilecek bir film.

        CÜNEYT CEBENOYAN: Filmi iki bölüm halinde değerlendirmek mümkün. Bir bu zamanda geçen Işıl Yücesoy ve Hümeyra’nın canlandırdıkları bölümler, diğeri de Hatice ve Hanife’nin gençlik dönemlerini anlatan kısımlar. Işıl Yücesoy ve Hümeyra çok iyi oyuncular. Günümüzde geçen bölümü daha başarılı buluyorum, oyunculukları da karakterleri de daha gerçekçi buluyorum. Fakat geçmişe 60’lara, 70’lere dönen bölüm bence biraz fotoroman gibi olmuş diyebilirim... Yine de Çağan Irmak’ın çok dâhiyane bir yönü olduğunu düşünüyorum.

        KEREM AKÇA: Tipik Çağan Irmak özellikleri taşıyan bir film olduğu söylenebilir. Her filminde, geçmişte özellikle seyircinin unuttuğu dönemle buluşturma isteyen ve bu konuda duygusal bir hikâye kuran bir yönetmen. Bu filmde de 70’ler dönemindeki şarkılar ve müzik sevgisiyle o dönemin müzik deneyiminin güzellemesi olarak söylenebilir. Bunun üzerinden güzel bir aşk hikâyesi ve günümüze de sıçrayan dramatik bir tabanı da var.

        ATİLLA DORSAY: Son yarım saati hele finali dayanılmaz derecede güzel. Herhalde sadece Türk sinemasında değil dünya sinemasında da bir yönetmenin bir oyuncuya yaptığı en büyük armağanlardan biri. Hümeyra’ya öyle bir oyun oynama ve hâlâ sesinin güzel olduğunu gösterme fırsatı vermiş. Film Hümeyra ve Işıl Yücesoy’un omuzları üstünde duruyor, iki dev sanatçı inanılmaz bir performans veriyorlar. Güzel bir aşk hikâyesi Filmin finali çok güzel

        Neziha KARTAL / HT MAGAZİN

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ