Pek Yakında'yı eleştirdiler
İşte Cem Yılmaz'ın yeni filmi Pek Yakında'dan ilk izlenimler...
Mehmet ÇALIŞKAN / HT MAGAZİN
Cem Yılmaz, senaryosunu yazdığı, yönettiği, Muzaffer Yıldırım ile yapımcılığını üstlendiği ve başrolünde yer aldığı ‘Pek Yakında’yı perşembe günü gösterime çıkaracak. Filmin basın gösterimine de katılan Yılmaz’ın heyecanı oldukça yüksekti. İlk kez bir filmi tek başına yönetmesi ve dört yıl sonra kendi filmiyle izleyiciyle buluşacak olması sanatçının heyecanını yükselten iki ana unsur oldu.
ÖZEL BİR FİLM OLACAK
Ozan Güven, Özkan Uğur, Zafer Algöz, Tülin Özen, Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt, Hale Sürel ve Ata Berk Mutlu’nun başrollerini paylaştığı ‘Pek Yakında’, korsan film işi yapan ‘Zafer’in eşinin kendisini boşamaması için illegal işleri bırakarak legal işler yapmak istemesiyle başından geçenleri hikâye ediniyor. Filmi izleyen yaklaşık 100 gazeteci zaman zaman kahkahalara boğulurken zaman zaman hüzünden dolayı boğazları düğümlendi. Filmin sonunda ise Cem Yılmaz’ın gazetecilerde bıraktığı izlenim ‘Cem, yönetmenlikte de oldukça başarılı’ şeklinde oldu. Görünen o ki izleyici için de Yılmaz için de ‘Pek Yakında’, özel bir yere sahip olacak.
OKULLU OYUNCULARA GÖNDERME
Yeşilçam filmlerine bir saygı duruşu niteliği de taşıyan ‘Pek Yakında’da Yılmaz, okullu oyunculara gönderme de yaptı. Okullu oyuncuların kaprisli ve şımarık olduğunun altı çizilirken gönderme yapılan bir diğer önemli konu yıldız oyuncular oldu. Ozan Güven’in canlandırdığı ‘Boğaç Boray’ karakteri üzerinden “Bugün yıldız bir oyuncu olabilirsin. Yarın ne olacağı belli olmaz” mesajı verildi. ‘Boğaç Boray’ karakteri gerek ismi gerekse görüntüsü üzerinden ‘Kıvanç Tatlıtuğ’a benzetildi.
Rahmi Koç, Cem’i izlemek için Miami’ye gidecek
Cem Yılmaz, New Jersey, New York, Wasington DC, Boston ve Miami’deki ‘Standartcy’ adlı stand up gösterisi için perşembe günü Amerika’ya gidecek. Yılmaz’ın 4-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleştireceği Amerika turnesine Türkiye’den ünlü isimler akın edecek. ‘Standartcy’yi Türkiye’den önce Amerika’da izlemek isteyen ünlü isimlerden biri de Rahmi Koç olacak. Koç, ‘Standartcy’i 12 Ekim’de Miami Jackie Glearson Theatre’da izleyecek. Cem Yılmaz’ın ‘Standartcy’sini Amerika’da izlemek için Terim Ailesi, Kalkavan Ailesi, Prof. Dr. Mehmet Öz ve Funda Barın da gösteriye bilet aldı.
#galeri#438740#Pek Yakında setinden fotoğraflar #
Eleştirmenler ne dedi?
■ Mehmet Açar: Şahane bir Yeşilçam güzellemesi Cem Yılmaz’ın en iyi filmi. Ayrıca klasik ve modern Yeşilçam filmleri ile klişeleri üzerine çekilmiş en güzel yerli filmlerden biri. Tek kusuru sadece popüler Türk sinemasını bilenlere hitap etmesi. Yabancıların esprilerden bir şey anlaması pek mümkün değil. Ama eminim filmdeki sinema aşkını herkes hisseder. Türk filmlerinin çocukluğumuzdan beri çok iyi bildiğimiz duygusallığı ile Cem Yılmaz’ın modern mizah anlayışının birleştiği şahane bir Yeşilçam güzellemesi olmuş. Son aylarda yerli yabancı hiçbir filmde bu kadar çok gülüp eğlenmemiştim.
■ Serdar Akbıyık: Daha kaliteli bir komedi Cem Yılmaz sineması ikiye ayrılıyor. Birincisi G.O.R.A, A.R.OG gibi absürt komedi filmlerinden oluşan bir sinema. İkincisi ise ‘Hokkabaz’ gibi trajikomik filmler. Belki bu filmlerle Yeşilçam’a daha bağlı hale geliyor. Bence bu haliyle daha kaliteli komedi yapıyor.
■ Atilla Dorsay: Kendi adıma hiç gülemedim Ben kendi adıma hiç gülemedim. Duygulanmaya çalıştıysam da onu da beceremedim. İki arada bir derede kaldım. Bence başarısız bir film olmuş.
■ Banu Bozdemir: Herkesi etkileyecek bir film Çok beğendim ve başarılı buldum. Unutulmaya yüz tutmuş duygular geri getirilmeye çalışılmış. Bugünün bakış acısıyla geçmişe keyifli bir yolculuk yapılmış. ‘Pek Yakında’ herkesi etkileyecek bir film. Yılmaz, zekasını konuşturmuş. Filmin herkese hitap edeceğini özellikle söylemeliyim.
Radikal'e konuşan eleştirmenlerin görüşü ise şöyle:
UĞUR VARDAN (Hürriyet, Radikal.com.tr): ‘Pek Yakında’ genel çizgileri itibariyle Yeşilçam’a bir sevgi, saygı ve da vefa duruşu... Cem Yılmaz’ın bu son adımı her ne kadar giriş bölümü vesilesiyle ilk aşamada ‘Eşkıya’ya selam gönderse de galiba en güçlü akrabalığını bir başka Yavuz Turgul yapıtı olan ‘Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’yle kuruyor. Göndermeler, detaylar, ince ara pasları derken etkileyici bir güzelleme olmuş. Öykünün şimdiki zamanla bağı da gayet zekice. Keza kadro da hikâyeyi ete kemiğe büründürmede başarılı. Belki şöyle bir uyarıda bulunmak gerekiyor: Cem Yılmaz külliyatı açısından ‘Pek Yakında’, ‘Hokkabaz’a yakın duruyor; bu yüzden adım başı espri bekleyenler için doğru adres bu film değil... Evet, sıkı espriler var ama hüzün de öykünün ana tonlarından...
ATİLLA DORSAY (T24): Cem Yılmaz’la o görkemli seyircisi arasına girmek istemem ama ben ne eğlenebildim, ne gülebildim ne duygulanabildim, iki arada bir derede kaldım. Benim açımdan bir hayal kırıklığı.
KEREM AKÇA (Habertürk): Pek Yakında, Yeşilçam’a ve korsan sektörüne dair hoş iğnelemelerle dolu, boş atış yapmayan ve kaliteli bir Cem Yılmaz komedisi olmuş. Yılmaz, her komedyenin denk getirdigi zaman devreye soktuğu ‘sektöre içeriden bakış atma’ hakkını bu samimi yapıtla kullanmış. Iyi ki de yapmış. Şahikalar’ı da bekliyoruz!
MURAT ÖZER (Arkapencere.com): Cem Yılmaz, bir kez daha epeyce ‘çaba harcandığı’ açık bir filmle karşımızda, ki sinemamızın son dönemlerinde ‘kısa yol’ taktiklerinin revaçta olduğu düşünüldüğünde bunun değeri daha da öne çıkıyor. Öte yandan, 130 dakikalık ‘Pek Yakında’nın bir buçuk saatlik diliminin tatmin edici olduğunu, Cem Yılmaz’ın popüler kültüre hakimiyetinin olanca şakacılığıyla kendini gösterdiğini söyleyebiliriz. Ancak, filmin son yarım saatlik bölümünde temponun düştüğünü, hikâyenin genleştiğini ve iç ritmin kaybolduğunu kabul etmek gerek. Buna karşın, Yavuz Turgul’un ‘Eşkıya’sına saygıda kusur etmeden enfes parodi hamlelerinde bulunan Cem Yılmaz’ın Türkiye sinemasının komedi janrına nefes aldırdığı da bir gerçek. Önceki çalışması ‘Yahşi Batı’yı fersah fersah aştığınıysa söylemeye bile gerek yok!
ŞENAY AYDEMİR (Arkapencere.com): Cem Yılmaz’ın sinema sevgisini doruğa çıkardığı bir film olmuş. Önceki filmlerinde de özellikle Yeşilçam’a saygı duruşunda bulunduğu anlar vardı. Ama ‘Pek Yakında’ bütünüyle o döneme adanmış gibi. Öte yandan, filmin dramatik yapı ile komedi arasındaki geçişlerde sıkıntılar yaşadığını, bu nedenle de zaman zaman temposunun düştüğünü söylemeliyiz. ’Pek Yakında’, sanki biraz daha kısa olsaymış bu sorunu da aşabilirmiş. Başta Tülin Özen olmak üzere Cem Yılmaz’a eşlik eden filmin bütün oyuncularının yerli yerinde olduğunu ekleyelim. Bir de ürün yerleştirmenin espriyle birlikte araya sıkıştırılması, işi daha şirin yapmıyor! Yine de her yerinden sinema aşkı fışkıran bu filmi görmeden geçmemek lazım.
NİL KURAL (Milliyet): Cem Yılmaz düzgün ticari filmle kişisel bir projeyi gerçekleştiriyor ve iyi bir sonuç alıyor. Sinema ve Yeşilçam sevgisinin ön planda olduğu bir yapım.
BURAK GÖRAL (Arkapencere.com): Cem Yılmaz, nihayet ‘A.R.O.G’ ve ‘Yahşi Batı’ gibi ‘daha çok seyirci’ odaklı komedilerden ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’ ve ‘Hokkabaz’ sularına geri dönüş yaptı... Aslında yapmak istediği sinemanın hep oralarda bir yerde olduğunu biliyor gibiyiz. Çünkü yazınsal anlamda bu filmlere daha fazla uğraştığı çok belli. Nitekim ‘Pek Yakında’nın senaryosunda da çok ince esprilere, Türk sinemasının pek çok filmine ve dönemine zekice göndermelere yer vermiş. Biraz yüzeyde ve klişe kalan karakterlerine rağmen eğlenceli bir olay örgüsüyle ilerleyen film olanca ünlü misafir oyuncularına, birbirinden lezzetli sinemasal esprilerine rağmen uzadıkça tökezliyor aslında. Zira nereye ve nerelerden giderek varacağı açıkça belli olan bir hikayenin 130 dakika sürmesi bizim gişe filmlerimizin aslında neredeyse ortak kusurlarından biri oldu... Bir de sanırım ‘ürün yerleştirme’yi keşfettiklerinden beri bir dozaj kaçırma hali var bu filmlerde. Cem Yılmaz, filminde elinden geldiğince bunu oksimoron esprilerle kamufle etmeye çalışsa da sonuçta o ürünler sahnelerde parlatıldıkça izleyiciyi hikayeden koparıyor. Daha önce senaryosunu benim yazdığım bir filmde de benzer bir uygulama yapılmış, ben dahil bir çok eleştirmen ve seyirci rahatsız olmuştu. Dozajın kaçırılması filmin ruhunu zedeliyor bazen.
MURAT ERŞAHİN (sinemamuzik.com): Cem Yılmaz, yeni filminde Yeşilçam’ın nahifliğine saygılarını sunmuş. Karakter yaratma ve öykü akışında, atmosferde bir problem yok. Dramatik yapıda ise bir denge sorunu göze çarpıyor. Dram ve komedi birbiriyle iyi geçinmemiş. Hissiyatta notr kalıyorsunuz koltukta. Cem Yılmaz’ın sinema sevgisi de hissediliyor. Birçok yetkin Hollywood örneğine göndermeler var. Polis otosundaki ‘Atları da Vururlar’ sahnesi örneğin... Sinema emekçilerinin bir filmde de olsa süper kahramanlar olarak karşımıza çıkması güzel. Neticede, beklentileri yukarıda tutmadan, keyifle izlenecek, eli ayağı düzgün popüler bir sinema örneği.
OLKAN ÖZYURT (Sabah): Cem Yılmaz’ın filmografisinde sinema sevgisini vurguladığı en özel film. Bugünden başlayarak Yeşilçam’a doğru adeta arkeolojik bir kazı yaparak 100. yılını kutlayan Türk sinemasına saygı duruşunda bulunuyor. 70’lerin avantür/fantastik filmleri de karşınıza çıkıyor, Ertem Eğilmez sineması da, Yavuz Turgul ve Şener Şen de, günümüzün ‘arthouse’ sineması da… Sinemamızdaki bir geleneğin varlığını gösteriyor film bize. Sinema sevgisi ve kültürü ve geleneği üzerine iyi bir harmoni oluşturan Yılmaz bunu, dokunaklı bir aile dramı ve aşk hikayesi içinde seyircinin önüne koyuyor. Hem kamera önü hem de kamera arkasındaki sinemacıların ruh halini çok güzel özetliyor film. Ama bu filmin en güzel tarafı sinemanın hayatı değiştirecek kadar güçlü olduğuna inanan Zafer karakterinin naifliği. Sinemanın sinemaya baktığı filmler listesinde her daim adı geçecek olan Pek Yakında’da Cem Yılmaz’dan Tülin Özen’e, Özkan Uğur’den Ozan Güven’e, Zafer Algöz’den Çağlar Çorumlu’ya, Cengiz Bozkurt’tan Zerrin Tekindor ve Ayşen Gruda’ya bütün oyuncu kadrosu özel bir uyumla üstün bir performans sergiliyor.
KAAN KARSAN (eksisinema.com): ’Pek Yakında’ tıpkı saygı duruşunda bulunduğu Yeşilçam gibi hem taze hem de bayat fikirleri bir arada tutan bir film. Muhtevasında hem yaratıcılık hem de tekrarcılık var. Cem Yılmaz ise çoktandır aşina olduğumuz, halktan adam tiplemesini türlü varyasyonlarla canlandırmaya devam ediyor. Bu karaktere yeni bir şeyler katmıyor olsa da onu bir şekilde sıkıcılaştırmamayı başarıyor. ‘Pek Yakında’, büyük ihtimalle kimseyi şaşırtmayacak türden bir Cem Yılmaz filmi. Ne iyi ne de kötü anlamda... Ancak Yılmaz’ın özellikle bir yönetmen olarak kendisini geliştirmesi gerektiği az çok ortada. Zira mizahı genel olarak işler halde olan filmin dramatik tarafı özellikle yönetmen tercihleri yüzünden tökezliyor.